​ Uzlaşmak mı? Gereksiz!... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '07

 
Kategori
Siyaset
 

Uzlaşmak mı? Gereksiz!...

Cumhurbaşkanlığı seçimi nedeniyle toplumda bir "uzlaşma" modasıdır aldı başını gidiyor. Uzlaşma modası Cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül isminin ortaya çıkmasından bu yana başladı. Ondan önce iktidar partileri, kendi adaylarını Cumhurbaşkanı seçerken kimse uzlaşma aramıyordu. Demek ki keramet Abdullah Gül'de...

Son olarak Hıncal Uluç'un MHP'yi suçlayan yazısını okudum. AKP'ye destek verdiği için daha doğrusu uzlaşma konusunda AKP'ye baskı kurmadığı için Devlet Bahçeli'yi suçluyor Uluç. Baskı kursaydı ne olacaktı? AKP zaten kararını vermiş, isim olarak sadece Abdullah Gül ismini ortaya atmış. Zaten toplumun büyük kesiminin de Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı olarak görmek istemesi, AKP'nin oy patlamasında etkili olmadı mı? Ben birçok kişinin AKP'ye oy vermeyecekken sırf başta Genelkurmay'ın online muhtırası olmak üzere farklı kesimlerden gelen üst düzey tepkiler ve genel seçimler öncesi yapılan kampanyalar nedeniyle Abdullah Gül'e destek vermek için AKP'ye oy verdiğine şahitim. Abdullah Gül'ün AKP üzerindeki etkisini de görmeden geçmemek gerekiyor. Sonuçta öyle ya da böyle Abdullah Gül bu ülkenin Cumhurbaşkanı olacak. Ne Bekir Coşkun ve ona destek veren kesimlerin tavrı, ne de CHP gibi etkisiz muhalefetin gücü buna engel olamaz.
Ayrıca şu soruyu sormak da gerekiyor. AKP yerine CHP veya MHP iktidar olsaydı ve tek başlarına Cumhurbaşkanını seçme imkanlarına sahip olsalardı AKP ile uzlaşma mı yapacaklardı? Saçma.. Buna kargalar bile güler. Mevcut durum çaresizlik nedeniyle yaşanan çırpınışlardan başka birşey değil. Hala MHP'nin ikinci tur oylamaya girmemesi gerektiği konusunda baskılar sürüyor. Oysa demokratik rejimlerde halk seçtiği partiye kendisini mecliste temsil etsin diye oy verir, temsil etmesin diye değil. İşin garip tarafı, kendilerine cumhuriyetçi diyenler, cumhuriyetin tüm temel ilkelerine sahip çıktıklarını söyleyenler, cumhuriyetin kaçınılmaz ögelerinden olan temsil yeteneğinden söz etmiyorlar. Onlara göre meclise girmemek de bir temsilmiş. Nasıl oluyorsa? Hadi diyelim MHP de meclise CHP gibi girmedi. Yine seçimler gözüktü. Trilyonlarca lira para harcanarak yeni seçim yapıldı ve sonuç yine değişmedi (ki böyle muhalefetle zaten farklı da olmaz)... O zaman ne olacak? Üstelik bu kez Cumhurbaşkanını da halk seçecek. Oysa CHP ne diyordu seçimler öncesinde? "Cumhurbaşkanını halka seçtirmeyelim. Meclis seçsin." İşte size hodri meydan. Yeni meclis ortaya çıktı ve yeni Cumhurbaşkanını ben seçeyim diyor TBMM. Peki CHP'nin tavrı ne? Meclise girmemek. Ülkenin yönetimine destek olup yeni projeler sunması ve bunları takip etmesi gereken kişiler sadece eleştiri oklarını dört bir yana fırlatıp, kuyruğu yanmış kedi gibi dönüp duruyorlar.

Ülkede belirli kesimlere karşı çifte standart uygulandığı alenen ortada. En basit örneği Bekir Coşkun. Bekir Coşkun'un Abdullah Gül'e olan tavrı nedeniyle Başbakan Erdoğan tarafından ülke dışına gitmesi yönündeki söylemine toplumun birçok kesiminden tepki geldi. Elbette bu yönde açıklama yapmak bence de bir Başbakan'a yakışmıyordu ancak nihayetinde kendi düşüncesini söyledi. Başta medya olmak üzere toplumun birçok kesiminden Başbakan'a tepki, Bekir Coşkun'a destek geldi. Halbuki Bekir Coşkun'un aynı söylemleri Bülent Arınç için söylediği ortaya çıktığında kimseden çıt çıkmıyor. Bu çifte standart değil midir? Hürriyet, Milliyet, Cumhuriyet gibi birçok gazete bu habere yer bile vermiyor. Oysa sorumlu gazetecilik bu mudur? Tarafsızlık bu mudur? Böyle tarafsızlık olan bir ülkede çifte standart olması da gayet doğaldır.

Demokrasilerde şartlar sizin lehinize, başkasının aleyhine iken sesiniz çıkmıyorsa, durum tersine döndüğünde de sesinizin çıkmaması gerekir. "Gün gelir, devran döner" sözü boşuna söylenmemiştir. Şimdi "Gül geldi, devran döndü"... Hadi bakalım uğraşıp durun şimdi çaresizce...

 
Toplam blog
: 74
: 2756
Kayıt tarihi
: 09.04.07
 
 

On yıldan fazla süredir reklam ve halkla ilişkiler sektörü ile internet ortamında medya sektöründe h..