- Kategori
- Şiir
Uzun sessizliğine...

Şu gecenin
Ve betonlarının karanlığında
Kimselere duyurmadığın
Sesinin fısıltısını duyabilsem.
Gökyüzüm
Kireçsiz, karanlık betonlar olsa da
Varsayayım ki
Geceyle gündüzü ayırabiliyorum
Yıldızlarım da var diyelim
Yine varsayayım ki
Sesin fısıltısıyla geldiğin de;
İşte, o seni duyduğum vakit sabah olsun.
Yalnız
Güneşi Şimal' den doğmalı
Ve de Şark' tan batmalı
Biliyorsun, sen gösterdin
Aklım hep oralar da
Sen de oralardasın
Belki Şimal' de (bu güzel olurdu)
Belki de Şark'tasın.
Bu dar ve küçük odalar
Dışarı dan gelen soğuk
Sesler
Taşları ezebileceği yanılgısıyla
Yere çarpılan
Yalnızca kendilerini ezebilenlerin
Ayaklarının sesleri.
Umursadığım bunlar değil..!
Hiç bir halinden habersiz
Hiç duymadığım sesinden
Bilgisiz
Aklımda kalan
Sadece Tanrı'lara gülen gözlerin
Ve parmaklarının arasından
Şimal' e bakan yüzün.
Hiç duymadığın sesim
Adını demeye uğraşıyor
Bildiğim, umursadığım bir tek bu...