- Kategori
- Gündelik Yaşam
Uzunca bir zaman mı geçti?
Yaz sezonuyla birlikte, benim de dünyamda çiçekler açar. Doğayla iç içe olmayı o kadar severim ki, bir mikro kozmos olduğumun bilincinde olarak. Değerli editörlerimizin konulu yazmamızı tercih etmeleri nedeniyle sürekli güncel olaylarla ve genel konularla sizlere ulaştım.. Bence en zor olan da buydu.. Bana göre kısıtlı ve tekdüze olmak. E ben yapı itibarıyla elimde olmadan özgün, özgür ve her telden çalmayı severim. Böyle olmasına rağmen ne yazdımsa değerli editörlerimiz hep yayınladı. Bir kaç yazımı da uyarıyla düzeltip denetlettirdikten sonra kabul buyurdular. Evet bu yüzden çok şımardım.. Böyle bir dünyayı asla terk edemezdim. Her ne kadar bir süre yazamasam da bunu okumayla telafi ettim. M.B.yi ve yorumcularını çok sevdim. En değer verdiğim ve açılış sayfam yaptığım Milliyetten vazgeçemedim. Her ne kadar ilk zamanlar arkadaşların davetiyle katıldığım yerler olsa bile. En vazgeçilmezlerim de beni okuyanlardan çok, benim her ne kadar yorumlayamasam da habercime eklediklerim ve sessizce yazılarını okuyup geçtiklerim… Tabiî ki özel dostlarım… Allahım cümlesinin yokluğunu hissettirmesin. Bana mailleriyle , mesaj ve iletileriyle, hatta gönülden köprü kurarak telepatiyle kendilerinin varlığını hissettirenler, biliyorsunuz işte canlarım kendinizi.. Yoksa sizi bu kadar sevemez fark edemezdim. Bana fakr ı fark ettirdiğiniz için hepinize sonsuz sevgi , saygı teşekkürler. Bu olanağı sağlayanlara da canı gönülden esenlikler ve kalıcı ortamlar dilerim…
Kendimle ilgili yazmamı isteyen arkadaşlarımın yanında, beni yazdıklarımdan çözenler çoğunlukta. Her ne kadar bilmece olmasam da ben de yapı olarak karmaşıklığı sevdiğimden bir türlü kendimi çokluktan alıkoyamadım. Bir eski şiirimde yazdığım gibi .. Kapasitemin aldığınca her şeyi öğrenmek isterken ilmin içinde kayboldum. Bilim ve ilim arasında köprü kurayım derken denge bozulmasın diye ortada kalakaldım...