Üzüntü var, öfke yok / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '06

 
Kategori
Futbol
 

Üzüntü var, öfke yok

Üzüntü var, öfke yok
 

Beşiktaş’ın dün gece oynadığı ve gruptan çıkma planlarını alt üst eden bir yenilgiye uğradığı Dinamo Bükreş maçı netice itibariyle olmasa da, futbol ve zihniyet açısından taraftarın takıma duyduğu öfkeye yatıştırıcı bir etki yaptı.

Maç başlamadan evvel açıklanan Beşiktaş kadrosu, bendeniz de dahil bir sürü yorumcunun haftalardır kalem oynattığı orta sahayı kalabalık tutarak tek forvetli formasyona dönme hususunda bizlere tam bir sürpriz yaşattı. Takımın başına geçtiği günden itibaren “sistem” konusundaki ısrarı ile Beşiktaş yazarlarının muhalefetini, “Bir köprüde karşılaşmış, iki inatçı keçi” fon müziği eşliğinde üzerine çeken Jean Tigana nedendir bilinmez bu kez milli takımımızın da oynadığı 4-3-2-1 dizilişi ile takımını sahaya sürdü. “Sistem,sistem,sistem...” diyerek haftalardır kendi bildiğini okuyan Tigana’nın kendisi için radikal sayılabilecek bu değişikliği yapmasının ardında yönetimden gelmesi muhtemel telkinlere mi, yakın dostu Fatih Terim’e mi yoksa Beşiktaş yazarlarına mı kulak verdiği şimdilik muamma. Yoksa bizim tanıdığımız Tigana’nın Ankara Keçileri adıyla tanınan Şekerspor’a yakışacak türden inatçılığı ile kendi kendine hidayete ermesi mümkün değildi.

Maça gelecek olursak, her şeyden önce kurulan beşli orta sahanın doğru isimlerden oluşturulduğunu belirtmek gerekiyor. Orta sahada Mehmet Sedef inadından vazgeçen Tigana, sakatlıktan yeni kurtulmalarına rağmen Kleberson ve Koray’a bu bölgede forma vererek takımın orta sahada top kazanma yüzdesini önemli ölçüde arttırdı. Hem Kleberson hem de Koray’ın topu kullanabilen oyuncular olması, Beşiktaşı geçmiş haftalarda sıkça gördüğümüz “şuursuzca koşan ve pres yapmaya çalışan adamlar” görüntüsünden de oldukça uzaklaştırdı. Bobo’yu tek forvet olarak kullanan Fransız teknik adam, Bobo’nun arkasında Ricardinho ve Delgado’yu birlikte oynatarak topun Beşiktaş’ta kalması konusunda önemli bir adım attı. Defansta da Baki Mercimek olmadan işlerin daha iyi yürüdüğü açığa çıkarken, Dinamo’nun attığı gollerde şans faktörünün de yadsınamaz biçimde rol oynadığını kabul etmek gerekiyor.

Skor tabelasına bakmaksızın dünkü maçı kafasında muhakeme eden herkes sanırım bu Beşiktaş’ı iki hafta önce Rizespor’u 1-0 yenen Beşiktaş’a tercih edecektir. Beşiktaş taraftarının tribünlere yansıyan öfkesinin skordan çok ortaya konan futbola olduğunu bilenlerden ve bir futbolsever olarak ben bu Beşiktaş’ı izlemekten daha çok keyif aldığımı söyleyebilirim. Maç genelinde ortaya konan baskılı oyun ve özellikle Delgado’nun liderliğinde rakip sahada gösterilen etkinlik istenilen meyveleri vermese de taraftarın kaybolamaya yüz tutan heyecanını geri getirmesi bakımından önemli. Beş haftadır takımdan ayrı kalan Koray ve Kleberson ağır sahanın da etkisiyle ikinci yarıda oyundan düşmeseler Beşiktaş’ın bu maçı kazanması işten bile değildi.

Ortaya konan bu oyundan sonra Pazar günkü ilk lig maçında Beşiktaş’ın yeniden Baki Mercimekli, Mehmet Sedefli sıradan oyun şablonuna mı döneceği yoksa Tigana’nın bu diziliş ve kadroda ısrar mı edeceği Beşiktaş’ın geleceğine etki yapabilecek en önemli ve sorulması gereken bir soru.

Bu arada hazır yeri gelmişken Romen basınında “Futbolumuz yerlerde sürünüyor.” başlığı etrafında ne derece tartışmalar yapılıyor bilinmez ama Romanya birinci liginde yaptığı 13 maçın hepsini kazanan Dinamo Bükreş’in oynadığı futbol bu kalitede ise, bizler pek çok konuda takımlarımıza haksızlık ediyormuşuz gibi geliyor. O Dinamo Bükreş ki, Dinamo Kiev’e deplasmanda dört gol atan Steaua’nun 12 puan önünde ligde lider durumda. FIFA sıralamasında biz 873 puanla 21. sıradayız, Romanya 870 puanla 23. basamakta... Dün geceki maç da gösterdi ki, zaman zaman ülke futbolu hakkında yapılan eleştirilerin dozajı biraz kaçıyor sanki. Ya da bizler Türkiye Ligi’ni İtalyan, İspanyol ve İngiliz ligleriyle bir tutuyoruz, aynada görmek istediğimizi görüyoruz.

Sonuç olarak, dünkü maçtan akılda kalanlar Beşiktaş’ın umut veren futbolu ile maç boyunca stat hoparlöründen gelen böğürtüler olurken, Tigana’nın önümüzdeki maçlarda takım üzerinde kullanacağı yada kullanmayacağı inisiyatif Kara Kartalların geleceğini belirleyen en önemli etken olacak.

 
Toplam blog
: 235
: 717
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Yazar 1976 yılında İstanbul'da doğdu. Tüm eğitim ve öğretim hayatını burada tamamlayarak, 1999 yı..