- Kategori
- Siyaset
Vay Vay Vay

14.Ağustos.2007 günü Hürriyet gazetesi yazarlarından Sayın Emin Çölaşan’ın “vay vay vay” isimli yazısını okuyunca, tüylerim diken diken oldu. Sözde İslamiyet’i savunduğunu sanan bir derginin, Cumhuriyet rejimine, Anıtkabir’e nasıl hakaret ettiğini okuduk. İşi buraya kadar getirdiler demek ki? Zaten adım adım bir şeyler oluyordu ama işi bu kadar aleni yapacaklarını zannetmiyordum. Aleni yapılmasa da yapıldığının farkındaydık ama bunları yapanlar hiçbir zaman amaçlarının bu olduğunu itiraf etmiyorlardı, hep inkâr ediyorlardı. “Demokrasi amaç değil, araçtır” diyenlerin demokrasiyi kullanarak bir yerlere doğru ilerlediklerini Cumhuriyet savunucuları ve Atatürk milliyetçileri her zaman görüyorlardı, ama bu kesimi savunanları ikna etmek hiçbir zaman olası değildi. Şimdi, bu derginin yazısından sonra, bu resimleri, itirafları önlerine koyunca da, “bizim onlarla ne ilgimiz var” türünden geçiştirmeleri ve kabul etmemeleri göreceğiz, dinleyeceğiz. Büyük önderimiz ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz naaş’ının bulunduğu Anıtkabir’e kilit resmi koymakla, 22 Temmuz 2007 seçimlerinin Laikliği ve Kemalizm’i sandığa gömdüklerini yazmaları, içlerindeki Atatürk düşmanlığının en büyük kanıtı değildir de nedir? Sayın Çölaşan’ın dediği gibi, “vay vay vay”. Vay ki vay.
Atatürk’ün yakın silah ve dava arkadaşı ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün daha Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında söylediği “bu memlekette namussuzlar kadar namuslular da cesaretli olmazlarsa Cumhuriyet yaşamaz”, düsturunu devam ettirmek ana ilkemiz olmalıdır. Daha dün türbanlı olduğu için Üniversiteye alınmadığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açan Sayın Hayrinnüsa Gül, davayı kaybedeceğini anlayınca-ki bu davaya kadar diğer eş davalar reddedilince-davasını geri çekti. Gösterilen gerekçe hem davalı hem de davacı durumuna düşmemek içindi ama buna inanmak çok zordu. Devletini elaleme şikâyet eden Sayın Hayrinnüsa Gül’ün eşi şimdi o şikâyet edilen devletinin başına Cumhurbaşkanı olacak. Vay, vay, vay. Ne diyelim hayırlı olsun.
14. Ağustos.2007 günü yazdığı yazıdan sonra Hürriyet gazetesinden kovulan Sayın Emin Çölaşan, satın alınan demokrasiye en güzel örneği oluşturdu. Vay, vay, vay.