- Kategori
- Deneme
Vazgeçmeyi Bilmek Gerek

Sevdiğimizde yalnızlığımızın duvarlarını yıkabiliriz diye düşünürüz, yeni tuğlalar ilave ettiğimizin farkında olmadan. Eğer çıkışsız, bir buz çölü ıssızlığında, kimliksiz ve aidiyetsizse yaşanılanlar, korunmak için daha da sağlamlaştırırız duvarlarımızı.
Korunmak!
En çok da kendimizden korunmak isteriz.
İnsanın kendi kendisinden korunmak istemesi saçma geliyor elbet, ama değil…
Zordur kendinden korunmak!
Duygularından vazgeçme cesareti ister.
Gitmek gerektiğinde karar verme yürekliliği ister.
Gönüllü bir suskunluk, sancılı bir yalnızlığa katlanma becerisi ister.
Başarabilir miyiz? Belki…
Başardığımızda, duvarlarımız daha sağlam, yüreğimiz daha katı olur. Bizi kimse incitemez…
Oysa yeniliriz çoğu kez. Deneriz, ama yeniliriz… İnsanın kendine yenilmesinin rövanşı yoktur. Ve hiçbir zafer bu mağlubiyet kadar güzel değildir.
Aşkta yenilen taraf olmak!
Aslında aşkta kazanan taraf olmaz ki! Sen yenilip çekildiğinde, o da kaybetmiş olmuyor mu? Sonunda iki taraf da kaybediyorsa eğer, aşk her zaman çift taraflı bir mağlubiyet değil midir?
Hoşça kal, demekle bitmiyor her şey. Şairin dediği gibi hoşça kalamıyor insan. Bir bitmemişlik duygusu sürüp gidiyor içimizde…
Gitmeden önce vazgeçmeyi bilmek gerek. Vazgeçebiliyorsan gideceksin. Yoksa gitmekle gidilmiyor… Hala düşünecek ve özleyeceksen gitmeyeceksin. Oturup her şeyi kabulleneceksin. Acı çekmeyi ve yenilgiyi de!
Yoksa, gitmişsin… Yanında O’nu da götürdükten sonra!