- Kategori
- Deneme
Veli toplantısından manzaralar
Bugün veli toplantısı vardı oğlumun okulunda. Sadece lise birinci sınıflara özel tanışma toplantısıymış. Hafta içi olmasının tuhaflığı bir yana, ilkokuldan beri karşılaştığım dumur veli sendromunu yeniden yaşamak zorunda kaldım.
Anlatılanı dinlemeyen, dinlediğini anlamayan, anlamadığı halde mantıksız sorularıyla zamanı boşa harcatan bir veli türü var. Bir de, çocuklarının daima düzgün, doğru ve haklı olduğunu düşünüp hep okul yönetimi ve öğretmenlerini suçlayan bir grup var. Çocuklarını tanımayı ısrarla reddedip kabahati sürekli başkasında arayanlar bunlar. Bunu sadece kendi kendilerine düşünseler iyi, çocuklarına da yansıtıyorlar ve o çocuklar asla iflah olmuyor. Okul yönetimi ve öğretmenlerine karşı hep önyargılı ve suçlayıcı davranışlar sergiliyorlar.
Bugünkü toplantıda birinci gündem maddesi okul aidatlarıyla ilgiliydi. Devlet okulu olmasına rağmen aidat toplanıyor mecburen. Milli Eğitim okullara yeterli ödeneği ayırmadığından buna ihtiyaç duyuluyor. Gerçi atla deve değil, dönem başına elli liradan tüm okul sezonu için toplam yüz lira. Şimdi bu parayı ödemek belki benim için sorun değil de, zor bela geçinen aileler için sorun olabilir, kabul ediyorum. Fakat öyle bir itiraz yükseldi ki velilerden, okulun zorla bağış topladığından tutun bu paranın nerelere kimlere gideceğine kadar didik didik sorgulandı. Tartışmanın en civcivli zamanında şöyle bir dönüp velilerin tamamını inceledim. Belki bir ikisi hariç hiç biri bu parayı ödeyemeyecek görüntüde değildi. O bir ikisi de şartlı refleks gösteriyor gibi geldi bana. Baştan itiraz durumu yani. Ayrıca çıkışta mesafe yakınlığından içtikleri sigaranın kokusunu duyabildim.
Bu ne demek mi? Şu demek, günde bir paket içseler en ucuzundan ayda yüz lira rahat tutar.
Madem ayda yüz lirayı sigaraya verebiliyorlar, çocuklarının en hayati ihtiyaçlarından saydığım eğitim için neden bunu esirgemeye çalışıyorlar?
Dünya kadar gereksiz şeye paralar harcayabiliyoruz da neden konu eğitim olunca, çocuk devlet okuluna gidiyor diye para vermekten rahatsız oluyoruz? Kusura bakmayın, ben bunu bir türlü anlayamıyorum. Suçlu okul yönetimi değil, suçlu devlet. Fazladan silahlanmaya ve şişirilmiş kadrolardaki memurlara boşuna para öderken eğitimi umursamıyorlar bile. Ben bunu, eğitimli toplumların böylelerini başa getirmeyecek olmasına bağlıyorum. Niye eğitsinler ki toplumu, ne güzel at koşturuyorlar işte, ekstradan dizi ve magazin programlarıyla da uyuşturdukları insanlarla başetmek hiç zor olmuyor ki.
Diğer gündem maddeleri arasında kılık kiyafet ve okula geç gelme vardı. Kılık kiyafeti geçiyorum, geç gelme konusunda okulun derse başlama saatinin çok erken olduğu sebep gösterildi. Dersler sabah yedi buçukta başlıyor. Çok uzak yerleşim yerlerinden gelen öğrenciler varmış. Okul müdürü bundan şikayetçiydi, kontenjanının çok üzerinde öğrenciyi bazı büyük yerlerden gelen torpil ve baskı nedeniyle okula kaydetmek zorunda kaldıklarını, bu yüzden de ikili eğitim uygulandığını ve saatin zorunlu olarak erkene alındığını söyledi. Tüm öğrencilerin evlerine daha yakın olan okullara gitmelerinin daha akılcı olacağını vurguladı. Açıkça, saat konusunda şikayetçi olan velilerden yakın okullara nakil yaptırmalarını istedi. Kendi günlük hikâyesini de anlattı ve çocuklarımızı belli bir düzen içinde yaşamaya alıştırmamız gerektiğini, sorumluluk vermekten kaçınmamamızın çok önemli olduğunu da ekledi.
Ben müdürün sözlerinde herhangi bir yanlışlık görmediğim gibi doğru bulduğum ve bunu toplantıda dile getirdiğim halde o kadar çok itiraz yükseldi ki velilerden anlamakta güçlük çektim. "Bende mi bir tuhaflık var acaba?", diye düşünmedim değil.
Bir şey daha; bir veli servislerden şikayet ederken "biz sitede oturuyoruz, oğlum şimdiye kadar kendi başına pek uzak bir yerlere gitmedi, site içindedir hep" dedi. Liseye başlamış bir gencin ailesinin bu kadar koruma kollama içinde olması ne kadar yanlış. Tamam, ortam hiç eskisi gibi değil, tehlikelerle dolu bir çevrede yaşıyor bu çocuklar, ama bu kadar değil yani. Bırak biraz site dışına çıksın, gerçek dünyayı görsün çocuk. Yarın öbür gün hayata atıldığında hep koruma şemsiyesi mi arayacak?
Yıllardır her veli toplantısı sonunda başıma mutlaka bir ağrı girerdi, neyse ki bu kez olmadı çok şükür.
Alışıyorum mu nedir?