Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '12

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
122
 

Ya çalıştırılmayan gazetecilerin günü?

Ya çalıştırılmayan gazetecilerin günü?
 

ÇALIŞABİLEN GAZETECİNİN RESMİDİR!


10 Ocak, 1962’den bu yana, ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak kutlanıyor. Ne güzel. Nasıl kutlanmasın ki? Basında çalışmak, çalışabilmek kolay iş değil! Basın çalışanları da, birilerinin insafı doğrultusunda, hala yerlerinde kalabildikleri için bunu kutluyorlar doğal olarak. Öyle ya, her an bir yüce buyrukla kapı önüne konulmanın tehlikesi medya sektöründekilerin ensesinde. Aha içerdesin, aha dışarıda… Aha köşede ismin var, aha ‘İsmi dahi kalmasın’ diyen zihniyetle silinip gitmişsin bir anda. Onlara verebilecek tek karşılık ‘İsimler ve dahi cisimler silinebilir ama fikirler silinmez’ olabilir. Bu da kimin umurunda…  

‘Çalışan Gazeteciler’günlerini büyük coşkuyla(!) kutlamakta… Ne mutlu onlara! Peki ya çalışmak isteyip de çalıştırılmayanlar, yazılarından, kimliklerinden, fikirlerinden, yalakalık etmediklerinden dolayı şutlananlar ne yapacak? Onlar için de bir gün gerekmez mi? Yoksa sisteme karşı çıktıkları, benliklerini korumakta direndikleri, sansürle ezilmeyi kabullenemedikleri için akıllarından şüphelenilmesi gereken bu kesime her an kutlama günü mü? Malum, DELİYE HER GÜN BAYRAM! Bu devirde ‘kişilik sahibi’ olmakta diretmek en büyük delilik olduğuna göre durumun izahı da indirgeniyor çok basite…

Bak basın emekçisi kardeşim, ya benim borumu öttüreceksin ya da bir dahaki kutlama gününü göremezsin. Ya ‘Eyvallah’, ya ‘Yallah’… Ey müdür efendi, başta sesin iyiydi ama şimdi kervancının develerini ürkütmekte; o da çomağını sokmakta benim tekerime. Onun için ‘bölümü kapattık’, gölge etme ticarethanenin pardon medya binasının önünde… Sen, bre gafil yazar oldun sayemizde; kadro ve ücret istemek ne haddine? Stajyerlik, deneme süresi, hep bahane… Resmi ilan, reklam kapmak için şişirilen tirajlar şahane ama sana yerimiz yok kusura bakma, ‘güle güle’!

Durum bundan ibaretken; Çalışan gazeteciler, çalışın… Hayalinizde dolgun maaşlı köşeler, simit-çay talimiyle çalışın… Tek satır yazısı olmayan, basınla ilişkisi bulunmayan ‘işbilenler’ ceplerinde ‘basın kartı’ taşırken sigorta güvenceniz dahi olmadan çalışın… İtaati, iş güvencesi olarak görerek! Sakın ola, başınızı dikleştirmeyin. Aksi takdirde, soldan sağa dönen bir ‘fırıldak’, koparır kellenizi. Bu gün varken yarın yok olabilirsiniz. Ola ki, tüm özverinize karşın bir dahaki ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ne çalışarak giremediniz… Eh o vakit de, ‘Boşa kürek çekip, yalakalara bedava kölelikten kurtulmanın’ şerefine her gün kutlama yaparsınız, olur biter.

Anibal Güleroğlu http://www.sinematur.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anibal Hanım çoğu eleştirilerinize, tanıtımlarınıza ve 'çalışmayan gazeteciler' konusundaki başkaldırılarınıza katılıyorum.Güvencesi olmayan bir meslek bir yaftadan öte ne olabilir ki?Benzer durumu nice sahne ve sinema sanatçıları ile sanatın diğer şubelerinde işsiz güçsüz dolaşanlar da yaşamıyor mu?Nerede 'kanun önünde eşitlik'? Nerede 'milleti yaşat ki Devlet yaşasın' anlayışı? Kısaca 'hukuk ya da adalet' bağlamında diğer 'işsizler ile yoksunlar ordusu' gibi ölmüşüz de ağlayanımız yok!Yeniden yazmak zorundayım sinema, televizyon ve Türkiye'deki açmazlar konusundaki yaklaşımlarınız umarım gerekli yankıyı bulacaktır.Ne yazık ki Türkiye'de HUKUK siyasetçiler ile onların buyruğunda çalışan kimi bürokratlarca yazıldığı için sorunlarımız katlandıkça katlanıyor.İşine düştüğümüz 'yönetim ve adalet' girdabı da bence bundan kaynaklanıyor. ALLAH sabrımızı artırsın.Çirkinlikleri,eşitsizlikleri ve bazı güzellikleri yazmaya devam!

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 16.01.2012 23:30
Cevap :
Bu güzel ve doğru yoruma daha ne ekleyebilirim ki? 'Yazmaya devam' diye diye çıktığımız yolda yürüyoruz işte doğruların peşinden... Hakkın yerini bulması dileğiyle teşekkürler...  17.01.2012 13:16
 

Sayın Anibal Güleroğlu; artık gülünç ve anlamsız hale gelen "Gazeteciler Bayramı" ile ilgili harika yazınızı okudum. Kapı önüne konulan bir gazeteci olarak, hislerimize tercüman olmuşsunuz, kutluyorum!.. Bugün "Tutuklu Gazete"yi okudunuz mu bilmiyorum? Türk Basını'nın bizim gibilerin istediği yere gelmesi için, patronların sadece "GAZETECİLİK" yapması yasal hale gelmelidir! Aksi halde, bu mesleğin de, bugün 99 olan tutuklu ve 10 bin civarındaki davalı gazetecilerin de sonu gelmez! Güzel ve yerinde yazınız için tebrik ediyorum. Blog Komşunuz Sakin KOŞAR...

sakin koşar 
 10.01.2012 17:25
Cevap :
Sayın Koşar, aynı dertten muzdarip olanlar birbirlerinin dilinden anlarmış! GAZETECEİLİK ve YAZARLIK denen olayın artık hiç bir değeri kalmadığı meydanda. Bu doğrultuda ne hak aranıyor ne de dert anlatılabiliyor. Tebrikleriniz için sağolun. Hakkın, gerçekten hak edene ulaşacağı günlerin temennisiyle...  11.01.2012 15:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1206
Toplam yorum
: 259
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1541
Kayıt tarihi
: 10.04.10
 
 

İstanbul'da başlayan yaşamım, eski İstanbullu ailemden edindiğim kültürle gelişti. Birinciliklerl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster