- Kategori
- İlişkiler
Yağmurun gözyaşları...

Penceremden yağmuru seyrediyorum...Sonbahar yağmurlarını,
Yapraklar savruluyor oradan oraya, hüzünden olsa gerek tutunduklara dallara veda ederek.
Hava da bu hüzünlü tabloya eşlik ediyor. Üşütüyor, buz kesiyor bazen de akıtıyor gözyaşlarını.
Kimi zaman bir iki damla kimi zaman sicim gibi.
Evet,
Aslında yağmur gökyüzünün hüzünlendiğinde akıttığı gözyaşlarıdır benim hayallerimde.
İlkbaharda sevinçten, sonbaharda hüzünden...
Bu defa sonbahardaki gözyaşlarına ben de eşlik ediyorum...
Hazan mevsimi ya ondan olsa gerek.
Birlikte ağlıyoruz sen gittin gideli...
Ben pencerenin bu yüzünde, gökyüzü diğer yüzünde.
Akıtıyoruz gözyaşlarımızı yağmur gibi, coşturuyoruz birbirimizi
Bilinmez gökyüzünün neden ağladığı...
Kim bilir belki senin gidişine ağlıyordur o da
Ya da ben ağlıyorum diyedir kim bilir.
Islak sokaklara bakıyorum hiç bir şeyin tadı yok.
Ne ince belli bardaktan içtiğim çayın,ne de hüzünlendiğimde yaktığım sigaranın.
Alışkanlık işte yine de yudumluyum
Gökyüzü ağlar ben ağlar,
İnsanın yüreği sırılsıklam, sokaklar ise yağan yağmurdan.
Sabaha kadar ne ben vazgeçiyorum ne de sen.
Sadece ikimiz anlayabiliyoruz birbirimizin halinden...
Tamam, artık keselim diyoruz ağlaşmayı.
Başka sefere randevulaşıyoruz... .
Bilmiyorum saat sabahın kaçını gösteriyor.
Yavaş yavaş üzerime bir ağırlık çöküyor.
Göz kapaklarım ağırlaşıp uyu artık diyor
Ve dalıp gidiyorum damlaların melodisinde.