​ Yahudilere Saygı Duymak Gerek / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '16

 
Kategori
Güncel
 

Yahudilere Saygı Duymak Gerek

Yahudilere Saygı Duymak Gerek
 

Uzun zamandır yazmayı düşündüğüm bir yazı ve konu olmasına rağmen, doğrusu alacağım olumsuz tepkilerden de çekinmiyor değilim. Yazmaya ve ifade etmeye çalışacağım konu; bir Müslüman ve Türk olarak Yahudiler hakkında olacak. Ülkemizde son yıllarda oldukça hassas bir konu olan “Yahudiler.” Her toplumsal tepkide listeler yayınlayıp, mallarını almayın diye haykırdığımız Yahudiler. Trajikomik bir durum da bu protestoları yapabilmek için yine Yahudilere ait iletişim ağlarını ve bilgisayarları kullanmak zorunda kalıyor olunması. Bu durum; acaba protesto edenlere saçma ve çelişik geliyor mudur? Benim çapımda birinin boyunu aşabilecek bu konuda, sadece fikirlerimi başkaları kadar ifade etme hakkım olduğunu düşünüyorum.

Yahudi tarihine dair Vikipedi;  “İlk iki döneminde, Yahudi tarihi büyük ölçüde Bereketli Hilal olarak adlandırılan bölgeninki ile aynıdır. Bu tarih, Nil, Dicle ve Fırat nehirleri arasında uzanan topraklara yerleşen insanlar ile başlar. Mısır ve Babil'deki kadim medeniyet merkezleri, Arabistan çölleri ve Anadolu'nun dağları ile çevrili olan Kenaan ülkesi (daha sonra sırasıyla İsrail, Yehuda, Yahudiye Eyaleti, Coele-Suriye, Filistin, Levant ve nihayet tekrar İsrail adlarını almıştır) medeniyetlerin buluşma noktasıydı. Eski zamanlarda kurulmuş ticaret yollarının kestiği bölge, Akabe Körfezi ile Akdeniz kıyılarında önemli limanlara sahipti. Özellikle Akdeniz kıyısındaki limanlar bölgeyi, Bereketli Hilal'de yaşayan diğer kültürlerin de etkisine açık hale getirmiştir.

Geleneksel olarak, dünyanın her yerindeki Yahudiler büyük ölçüde İsrail diyarına yerleşmiş olan kadim İsrailoğullarının soyundan geldiklerine inanır. İsrailoğulları ise, ortak soylarını hepsi de Hud'un kanından olan İbraniler İshak ve Yakubüzerinden biblik ataları İbrahim'e kadar izlerlerdi. Yahudi geleneğinde, İsrailoğullarının Yakub'un Mısır'a yerleşen on iki oğlunun (bunlardan birinin adı da Yehuda'dır) torunları olduklarına inanılır. Mısır'da, torunları genellikle II. Ramses olduğu belirtilen, Mısır firavunu tarafından köle edilmiştir. Yahudi geleneğine göre, İsrailoğulları Musa peygamberin önderliğinde Mısır'dan Kenaan'a göç etmişlerdir (Çıkış). Bu olay, İsrailoğullarının her biri Yakub'un oğullarından birinin ismini alan on iki kabileye bölünmüş bir halk haline gelişinin başlangıcına da işaret eder.” der.*

2.Dünya Savaşı Sırasında Toplama kamplarında Yahudiler

Yahudiler; yerleşim bölgelerinden sürüldükten sonra Bizans’ta, İspanya’da ve de dünyanın birçok bölgesine dağılmışlardır. Özellikle İstanbul, eski adı Konstantinopolis’te son derece kötü şartlar altında yaşamışlardır. Konstantinopolis’te zor şartlar yaşayan Yahudiler bazı kaynaklara göre 6. asırdan sonra Karadeniz’in kuzeydoğusunda kurulan Hazar Türk İmparatorluğuna ulaşmış ve Türklerle ilk karşılaşmaları da bu şekilde olmuştur. Sarayla kurulan ilişkiler neticesinde o zamana kadar atalarının dinini yaşayan Saray çevresi ve devlette önemli miktarda Türk’ün Yahudiliğe geçiş yaptığı belirtilmektedir. Karaim olarak da adlandırılan söz konusu halkın “Türk” olduğunu hemen tüm tarihi kaynaklarda geçmektedir. Tarihsel süreçte, Yahudiler genellikle ezilen taraf rolünde olduğundan olsa gerek, 1492 yılından Endülüs Emevi Devleti’nin sona ermesiyle Hıristiyanların zulmüne uğrayan Yahudiler, Müslümanlarla birlikte Osmanlı Donanmasının İspanya’ya gönderilmesiyle birlikte binlerce Yahudi Osmanlı İmparatorluğuna sığınmıştır. Yahudiler ikinci kez Hitlerin zulmünden yine birkaç ülke ile beraber Türkiye Cumhuriyeti’ne sığınmıştır. Tüm bunlar tarihi gerçeklerdir. Gerçekte; görüldüğü gibi tarihte birçok defalar Yahudilere Müslüman Türkler kucak açmışlardır.  Buna mukabil Yahudiler en büyük zulmü uygulayan da Hıristiyanlar olmuşlardır. Doğal olarak, Müslümanlardan, Türklerden çok aslında Yahudiler, Hıristiyanların rakibi ve de azılı düşmanı olmuşlardır. Gerçekte Müslüman dünyanın da ne yazık ki Osmanlı’nın düşüş dönemine geçmesiyle ciddi anlamda rakip de olmamıştır. Halen de gerçekte, Müslüman dünyası Yahudiler için rakip değildir. Türkler ise tarih boyu, Yahudilerin en sadık müttefiki, sığınacakları sağlam güvenli limanlar olagelmiştir. Bu milletin asil kanı ona asla “zayıfa dokunmamayı” emreder. Bunu da en iyi bilenler Yahudilerdir. Yahudiler şu an zor duruma düşecek olsalar, yardımlarına koşacak yegâne millet gücü ölçüsünde Türkler olacaktır. Bu durum daha önce tarihte defalarca tekrarlanmış ve de kanıtlanmıştır.

Yahudilerin dünya hâkimiyetine gelince, kim onları suçlayabilir ki. Ne zaman zayıf duruma düşseler yok edilme, sürülme tehlikesi ile karşı karşıya kalmışlardır. Nüfuslarına ve etkilerine bakılacak olursa, Filistin konusunu bir kenara bırakarak gerçekten dudak uçuklatıcı ve müthiş bir başarıdır Bu rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurdu:

“Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu oradadır.”  Müslümanlar arasında bu hadisi bilmeyen neredeyse yoktur gibi geliyor bana. Buna rağmen ülkende sanayiyi, ticareti, her şeyi kaptıracaksın ancak asla karşındakini suçlamaktan başka öz çalışma yapmayacak, yapamayacaksın. Unutmayalım ki uçak fabrikası kapatılırken Yahudi devleti İsrail henüz kurulmamıştı bile…

*http://tr.wikipedia.org/wiki/Yahudi_tarihi

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..