​ Yalnızlık mı gücü, güç mü yalnızlığı çağırıyor? / Psikoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Aralık '06

 
Kategori
Psikoloji
 

Yalnızlık mı gücü, güç mü yalnızlığı çağırıyor?

Yalnızlık mı gücü, güç mü yalnızlığı çağırıyor?
 

http://www.nuribilgeceylan.com/earlyphotographs2.php?sid=2


Bundan değil miydi kendi kendine debelenmelerin?

O sözlerin, duruşun takındığı tüm o meşhum tavırların…

“Umrumda değil, dünya dönüyor bak hala. Bende üzerideyim ya, inan bu yeter bana ” deyişlerin...

“Sana dokunan yılan, bir gün bana da dokunmadıkça, canım yanmaz benim asla” Öyle mi ya…
öyle mi gerçekten, bu kadar mı ? Doğru söyle, ama önce bakıver şu aynaya…

Ne böyle hissediyorsun, ne de böyle düşünüyorsun sen aslında...Anlamak güç değildi ki seni… bunlarda, hepimizin tavırları gibi “var kalmak adına” çırpınışlar aslınında. Ne zenginlik, ne dostlar, ne şevakatle dokunan bir çift el, ne de tutkuyla kavrayan güçlü kollar… “Var kalma çabası”nın yanında birer hiçtir aslında. Hiç biri tutamaz bizi böylesine ayakta. İnsan olarak bu dünya da, var oluşumuzdan bu yana tüm rüzgarlara, tüm o kavurucu sıcaklara direnebilmede ki, ana kaynak işte tam da bu nokta: "Var olma güdüsü". En temel dürtü de bu aslında.

“Kimse yıkamaz beni, onlara rağmen duruyorum bak ayakta.” İşte bu söylem değil miydi, tam da canından can koparırcasına yalnız kaldığında yaşama böylesine artan bir hırsla bağlanman ?.

Tüm ölümlere ve kayıplara rağmen; salkım söğüt gibi eğilsende durabiliyorsun bak ayakta…“İnsanoğlu” sen gerçekten çok güçlüsün. Ve öyle olmak zorundasına bu modern zamanlarda: Çünkü yalnızsın, çünkü yalnızız, çünkü yalnızlar…

Sen böyle durabildikçe bir başına ayakta; öyle de kalacaksın anlaşılan sonunda...

Ya teslim et kendini uzan toprağa, çimene yada evde ki halıya ve pes et…kabul et…itiraf et…

Seninde ihtiyacın olduğunu şevakete, aranıp sorulmaya, kabul görmeye, samimiyete, anlaşılmaya ve arada sırada da olsa korunup kollanmaya, bazen de sevdiğinin dizlerinin dibinde şöyle uzanıp mırıldanmaya...

Yada iyisi mi; devam et bu oyuna: Hangi oyun diyorsun değil mi? Tabi artık bir oyun da kalmadı ki ortada.Önce ufak ufak, altan altan, adım adım başladığında; yani epey önceleri belki bir oyun denebilirdi bu duruşuna. Ama çok geç. Artık sen oyununu, gerçeğin yaptın sonunda.

Bak şimdi, güçlüsün fakat tekbaşına. Ne ruhsal ne fiziksel bir dayanağın yok işte kendinden başka…

Arıyor musun diye sorsana? İhtiyacın kaldımı senin hala bunlara?

Belki cevabım, "hayır" olacak bu bakış açısına. Ama! “insanız değil mi? "ne diyebilirim ki sana başka…

Sevgi ve ışıkla

Ayna
06.12.2006

 
Toplam blog
: 268
: 1969
Kayıt tarihi
: 15.09.06
 
 

Var olan her oluş ve bozuluş hakkında gözlem, tahlil ve sonuca varma sürecindeki yolculuğumu, siz..