- Kategori
- Siyaset
Yanlış

PARMAK ATARSANIZ, DENGE İYİCE BOZULUR.
Parti kapatmayı TBMM nin iznine bağlayan, anayasa değişikliği, AKP milletvekillerinden bazılarının, hayır oyları ile ret edildi. Başbakan ve kurmayları şaşkın.
Ben bu yazıyı yazarken, Başbakan, kendi gurubuna bir konuşma yapıyor. Öyle acıklı bir konuşma ki, işim olmasa, ben bile oturup ağlayacağım. Başbakan, AKP öncesini öyle bir anlatıyor ki, sanırsınız onlardan önce, ülkede diktatörlük varmış. Yokluk, yoksulluk edebiyatı yapıyor. Dağıttığı Çin malı oyuncakların, siyah, lastik pabuçlu, yırtık elbiseli, çocukları nasıl sevindirdiğini anlatıyor, vekilleri de, huşu içinde alkışlıyorlar. Bu ne yaman çelişki. Sekiz yıldır iktidarsınız. Bu anlattığınız manzara, eskiden de vardı, şimdi de var. Üstelik azalmadı, çoğaldı. Başbakan, bunları kendi gurubunda niye anlatıyor, anlamak zor.
Anayasa değişikliğine hayır diyen AKP milletvekillerini etkilemek için, desem, komik olur. Komik olur, Başbakanı da komik duruma düşürmüş olurum. Öyle anlaşılıyor ki, bu hayırcılar Başbakanı fena hırpalamış. Ben Başbakan olsam, kesinlikle bu duruma düşmek istemezdim. Ben AKP milletvekili olsam, kesinlikle bu konuşmanın muhatabı olmak istemezdim.
Konuşmasının bir bölümünde Başbakan, nankör olmayın dedi, bunu, “kızım sana diyorum, gelinim sen anla” babında söyledi. Anlayan anlar. Anlamayan alkış tutar. Başbakan, 336 milletvekiline rağmen, bazı şeyleri yanlış yaptığının farkına varsa, gurubunda bu acıklı konuşmayı yapmak zorunda kalmazdı. Yanlış, yanlıştır. İki yanlış, bir doğruyu götürür. Anayasa değişikliğinin hazırlanışı ve sunuluşu yanlıştı. Milletin anayasası olur. Partilerin anayasası olmaz. Milletin anayasasına, AKP nin anayasası adını takmak, yanlıştı, hem de çok yanlıştı. İSMET İNÜNÜ ye HİTLER demek de yanlıştı, hem de çok yanlıştı. Bu gurup konuşması da yanlışlarla doluydu. Ne yazık ki, bu yanlışları gören, sadece birkaç AKP milletvekili oldu, diğerleri alkışladılar.
Yaşasın demokrasi.
Ben bu yazıyı yazarken, Başbakan, kendi gurubuna bir konuşma yapıyor. Öyle acıklı bir konuşma ki, işim olmasa, ben bile oturup ağlayacağım. Başbakan, AKP öncesini öyle bir anlatıyor ki, sanırsınız onlardan önce, ülkede diktatörlük varmış. Yokluk, yoksulluk edebiyatı yapıyor. Dağıttığı Çin malı oyuncakların, siyah, lastik pabuçlu, yırtık elbiseli, çocukları nasıl sevindirdiğini anlatıyor, vekilleri de, huşu içinde alkışlıyorlar. Bu ne yaman çelişki. Sekiz yıldır iktidarsınız. Bu anlattığınız manzara, eskiden de vardı, şimdi de var. Üstelik azalmadı, çoğaldı. Başbakan, bunları kendi gurubunda niye anlatıyor, anlamak zor.
Anayasa değişikliğine hayır diyen AKP milletvekillerini etkilemek için, desem, komik olur. Komik olur, Başbakanı da komik duruma düşürmüş olurum. Öyle anlaşılıyor ki, bu hayırcılar Başbakanı fena hırpalamış. Ben Başbakan olsam, kesinlikle bu duruma düşmek istemezdim. Ben AKP milletvekili olsam, kesinlikle bu konuşmanın muhatabı olmak istemezdim.
Konuşmasının bir bölümünde Başbakan, nankör olmayın dedi, bunu, “kızım sana diyorum, gelinim sen anla” babında söyledi. Anlayan anlar. Anlamayan alkış tutar. Başbakan, 336 milletvekiline rağmen, bazı şeyleri yanlış yaptığının farkına varsa, gurubunda bu acıklı konuşmayı yapmak zorunda kalmazdı. Yanlış, yanlıştır. İki yanlış, bir doğruyu götürür. Anayasa değişikliğinin hazırlanışı ve sunuluşu yanlıştı. Milletin anayasası olur. Partilerin anayasası olmaz. Milletin anayasasına, AKP nin anayasası adını takmak, yanlıştı, hem de çok yanlıştı. İSMET İNÜNÜ ye HİTLER demek de yanlıştı, hem de çok yanlıştı. Bu gurup konuşması da yanlışlarla doluydu. Ne yazık ki, bu yanlışları gören, sadece birkaç AKP milletvekili oldu, diğerleri alkışladılar.
Yaşasın demokrasi.