​ Yaprağın kaderi... / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '08

 
Kategori
Deneme
 

Yaprağın kaderi...

Yaprağın kaderi...
 

İnsanın kaderiyle aynıdır bir yaprağın kaderi... İnsan ve diğer canlılar gibi doğar, yaşar ve ölür... Doğumu ilk baharla başlar...Tıpkı çocukluk yıllarımız gibi, oda doğduktan sonra yabancısı olduğu bu çevreyi ilk önce tanımaya çalışır…Korkak ve ürkek ama bir o kadar da çevresinde ki olaylara karşı meraklı…Sabah güneşin ilk ışıklarıyla geceden kalan üzerindeki çiğ taneleriyle güne uyanır...Güneşin kendisini bir anne şefkati gibi ısıtmaya başlamasıyla kendini güvende ve mutlu hissetmeye başlar…Bu dönemde sürekli büyür ve tıpkı insanın çocukluğu gibi saftır, kırılgandır, renkleri çok daha estetik ve güzeldir..

Sonra yetişkinlik dönemi gelir...Bu dönem boyunca artık büyümesi durmuş ve hayatın kendine verdiği rolü oynamaya başlamıştır...Öle böyle değil kendisine dünyanın en önemli görevi verilmiştir artık...Dünyadaki diğer canlıların oksijen ihtiyacını sağlamak... İnsanlardan burada biraz farklı olarak, bu görevlerini yaparken bizler gibi hayatlarından devamlı şikayetçi olmazlar...Mevcut ellerinde olanlarla da mutlu olmayı bilirler, zaten hayata geliş amaçlarını bildikleri için mutsuz olmaları da beklenemez...bir tek, biz insanlar için bu kadar mükemmel özelliklere ve ayrıcalıklara sahip canlılar olmalarına rağmen nasıl bu kadar mutsuz olmayı becerebiliyorlar diye üzülürler...Bilirler ki biz insanlar da dünyada ki en küçüğünden en büyüğüne kadar bütün canlılar gibi dünya ya gelme ve bu dünya da yaşama amacımızı bilsek mutlu olacağız...

Daha da üzücü olanı cevaplar herkesin gözünün önünde olmasına rağmen, çoğu insanın nasıl olupta gözünün önünü göremeyecek kadar aciz olduklarını bir türlü kabullenemezler…Sanki insanlara bir işaret vermek ister gibidirler…”hey bana bak hayatın anlamı bende saklı”…”neden bu kısacık yaşamında hayatta yapamadıklarınla ya da yaptıklarınla pişmanlık duyarak kendini ve seni sevenleri üzüyorsun”… Sonra yaprağın hayatında bir sonbahar dönemi başlar...İnsanlar gibi artık yaşlanmaya başladıklarını hissetmeye başlarlar...O capcanlı renkleri artık kahverengi bir havaya bürünmeye başlar...Ama bu durumda bile hala mutludurlar çünkü hayattaki rollerini gereği gibi yerine getirmişler ve kendilerine verilen rolü hiçbir karşılık beklemeden ve severek yapmışlardı...Artık hayatlarının sonbaharındadırlar ama aynı zamanda hayatlarının en mutlu zamanlarını yaşarlar…Kahverengi artık bu dönemi simgeler…En güzel manzara resimlerinin ve fotoğraflarının, en güzel şiirlerin, en güzel şarkıların hep sonbaharı anlatması bir rastlantı değildir aslında...Tıpkı insanlar gibi artık hepsinin ayrı bir hikayesi vardır…


bir ağaçta bir sürü yaprak,
her yaprakta bir can,
sararıp yavaş yavaş yere düşenlerin ardından bakan...
bir rüzgarla savrulan bir sürü yaprak...
ve rüzgarı beklemek işkencesine isyankar,
kendini boşluğa bırakan bir sürü yaprak
her yaprakta bir rüzgar korkusu...
her rüzgarda yaprak hüznü olduğu kadar bir sonbahar...
yerlerde bir sürü yaprak....
__________________hepsinin ayrı hikayesi var


ve beklenen kader, ÖLÜM…

 
Toplam blog
: 5
: 8582
Kayıt tarihi
: 14.03.08
 
 

Herhalde dünyanın en zor işi olsa gerek bir insanın kendisi hakkında bir şeyler söylemesi... Gerçekt..