- Kategori
- İnançlar
Yaratan’dan uzaklaştıkça nefret artar
"Pakistan’da yaşanan acı olaylarla bunu, bugün haberlerde iyice görmüş olduk. İnsanları çoluk çocuk demeden yakanlar, ‘fanatik Müslümanlar’dı. Batı’da rol değişiyor, onların yerini ‘koyu Hristiyanlar’, çoğunlukla da ırkçılar alıyor. Almanya’da yaşanan Müslüman bir kadının mahkemede öldürülmesi olayı, gene Almanya’da (ve Avrupa’nın başka yerlerinde de) gurbetçi vatandaşlarımızın sadece ‘Müslüman ve Türk’ oldukları için yakılmasını akla getiriyor ve insan düşünüyor; bu nefret, daha ne kadar sürecek acaba diye? Eğer insanoğlunda Yaratan yönünde (yalnızca ‘Yaratan’ı keşfetmek ve O’nu birleştirici unsur olarak görmek’ doğrultusunda) bir değişim olmadığı sürece, bu soruya olumsuz cevap vermek kaçınılmazdır.
Nefretin kökeni Yaratan’dan ayrı düşmektir aslında, başından beri var bu ‘nefret’, dünyada varolduğumuzdan beri ama biz Yaratan’dan ne kadar uzaklaşırsak o da aynı oranda artıyor. Geçmişte (insan ilişkileri çok doğru olmasa bile) insanlar savaşsalar da sonunda bir barış yapıyorlar ve aralarında iyi ilişkiler geliştirebiliyorlardı ama günümüz böyle değil.
Geride bıraktığımız yüzyılda iki dünya savaşı gördük. Küresel krizin uzun vadeye yayılması halinde, Üçüncü Dünya Savaşı da çıkacak; sonuç ne olacak? Önceki savaşlarda şanslı sayılabilirdik, teknoloji gelişmiş değildi; milyonlarca insan kaybettik, ya şimdi?… Nükleer ve kimyasal silahlar yüzünden, belki de milyarlarca kayıp vereceğiz. Bunun sorumlusu kim olacak, Yaratan mı?.. Doğru, her şey O’nun tarafından tayin edilmiştir ama insan değişmek istemiyorsa, olgunlaşmak yerine hala aynı bilinç seviyesinde kalmakta ısrar ediyorsa; başka bir ifadeyle, ‘bir çocuk büyümeyi reddediyorsa’, O, ne yapabilir? Ama çocuk büyümeyi reddetse de gelişimini durduramaz ve büyür, günümüzdeki dünyanın bu kadar karışık olmasının; krizleri, doğal felaketleri ve savaş koşullarını yaşamasının açıklaması da aşağı yukarı böyledir.
İnsanoğlu acıyı gördükçe olgunlaşacak ve yaşadığı olaylardan dersler çıkarıp ‘yetişkin olacak’tır. Fakat şimdi biz bunun tecrübe safhasındayız, yalnız bu sürecin uzunluğu bizim elimizdedir. Ne kadar çabuk kavrarsak, bu dönemin uzunluğu da o denli kısa olacaktır. Özetle; her şey bizim içindir ve Yaratan’dandır.”