- Kategori
- Sanat Eğitimi
Yaratıcı dramayla kurgusal yaşantı ve gerçekliğin öğrenilmesi
Yaratıcı drama çalışmalarının özelliklerinden biri, çalışmaların sonunda bir kaç resim, yazı, şiir, gibi malzeme dışında görüntü kaydının olmaması durumunda, elde pek fazla somut bir şeyin kalmamasıdır. Geriye sadece, çalışmaya katılan çocuk ve yetişkinlerde farklılaşmaların, beraber olduğu gruba karşı bakış açısındaki değişikliklerin ve yaşanan duyguların izleri ile istendik davranış değişikliklerinin gözlemleri kalmaktadır.
Bu özellik ise ölçme ve değerlendirmeyi oldukça zorlaştırmakta, sonuçta her öğrettiğinin karşılığını sorduğu sorularla almaya alışık olan öğretmenler, drama yoluyla elde edilecek öğrenmelere yeterince önem vermemektedirler. Bu sorundan hareketle yıllar içinde öğretmen gruplarıyla yapılan çalışmalarda öncelikle öğretmenlerin dramanın içine girip yaşayarak kendilerinde meydana gelen değişiklikleri fark etmeleri amaçlanmıştır.
Bu amaç doğrultusunda yapılan çalışmalarda yaratıcılıklarını fark eden öğretmenlerin kendilerine güvenleri artmıştır. Öğrendiklerini öğrencilerine uyguladıklarında ise olumlu sonuçları geri bildirmişlerdir. (Bazen kendilerinde fark ettikleri bu güven sonucunda kimi öğretmenler, çalışmaların belirli bir aşamasında daha fazla drama eğitimi almalarına gerek olmadığına karar vermişlerdir. Ancak eğitim tecrübelerini de öne sürerek bu çalışmaları öğrencilerle yapmaya devam eden öğretmenlere, öğrenmenin sonunun olmadığı ve bütündeki bir parçayı görmekle bütünün görülemeyeceğini hatırlatmakta fayda var.) Öğretmenlerin eğitim verdikleri kişilerde daha verimli sonuçlar almaları için kendi beslenme kanallarını sürekli açık bırakmaları ve kendi eğitimlerine durmaksızın devam etmeleri gerekir. Alacakları eğitimi de öncelikle akademik çalışmalar yapmış kişilerle yapmaları, verimliliklerini artıracaktır.
Drama çalışmalarında öğrencilerden beklenti, mükemmel rol yapmaları olmamalı ve bu beklenti çeşitli zamanlarda dile getirilerek onların bir yarış içine girmeleri önlenmelidir. Her kişinin kendi içinde değerlendirilmesi gerekir ve herkesin yaptığının güzel olduğu hissettirilmelidir. Sonuçta sahnelenecek bir oyun çıkmayabileceği ve yapılanların grup içinde kalacağının vurgulanması gerekir. Bu şekilde davranıldığında bazı çekingen öğrencilerin kendini daha rahat ifade etmesi ve bazılarının da devamlı ön planda yer almak istemesinin dengesi kurulmuş olur. Ayrıca birbirlerinin yaptığı rollerle dalga geçme, gülme, eleştirme davranışları da engellenmelidir. Çalışmaların başlangıcında uyulması gereken grup kuralları belirlenmelidir.
Grubun daha rahat role girmelerini sağlamak için ısınma ve oyun aşamalarını iyi değerlendirmek önemlidir. Ancak çocuklar uzun zamandır beraberlerse ve teneffüste epey yorgun düşmüşlerse, bu aşamalar kısa sürdürülüp doğaçlamalara geçilebilir. Birkaç hafta grubun dramaya alışması için aşamaları (ısınma, oyun, doğaçlama) düzenli uygulamak belirli alışkanlıkların yerleşmesine ve öğrencilerin dramadan beklentilerinin belirli bir seviyeye gelmesini sağlar. Dramada her ne kadar belirli aşamalar olsa da sonuçta nasıl bir ürün çıkacağını tahmin etmek zordur. Belirgin doğaçlamaların da desteğiyle geçilen son aşamada farklı oluşumlar ortaya çıkabilir ve öğrencilerin yaratıcılıklarını en yoğun hissettiği bu aşama sanatın her hangi bir alanından güzel örneklerle sonuçlanabilir.
Bu ön açıklamalardan sonra bir yaratıcı drama programı geliştirerek örneklendirmek daha yararlı olacaktır. Vereceğimiz örnek birkaç hafta dramanın süreçlerinin ve mantığının ne olduğunun gösterileceği, doğaçlama ağırlıklı drama çalışmalarından sonra uygulanmalıdır. Drama alanında kullanılan çeşitli teknikler vardır. Bu tekniklerden bir tanesi de “öğretmenin role girmesi” olarak adlandırılan Dorothy Heathcote’un geliştirdiği bir tekniktir. Bu teknikte öğretmen kendisine belirlediği rollerle zaman zaman oyuna müdahale eder ve öğrencilerin farklı boyutta düşünmelerini teşvik eder. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Canlılar Dünyası ünitesi içinde yer alan “İnsanın Çevreye Etkisi” konusunda geliştireceğimiz programda bu teknikten yararlanacağız: Öncelikle insan kaynaklı çevre bozulmasına örnek olarak birkaç gazete haberi bulunması konuya katkı sağlayacaktır. (Öğrencilerin sınıfa düzenli olarak gazete küpürü getirmelerine yönelik yapılacak çalışmalar hem onların araştırmacı yapılarını geliştirecek, hem de derslerde kullanılacak bir materyal arşivi oluşturulacaktır)
Drama çalışmalarında fiziki olarak uygun boş bir mekân olması gerekir. Yoksa sıralar yan duvarlara yanaştırılarak ortada boşluk yaratılır. Bu boşluk kullanılarak ısınma aşamasında çocuklara tanımlanmış yürümeler yaptırılır.
Konumuza uygun olarak önce güzel bir ormanda yürüdükleri söylenir, bu yürüme esnasında temiz hava ve bol oksijene vurgu yapılır ve zaman zaman ağaç kütüğü, çukur gibi engel ve engebeler tanımlanarak yürümeleri sağlanır. Ormanın bitiminde güzel bir göl veya akarsu tanımı verilir ve bu göl veya akarsuyun kenarında yürürken suda rastlanan kirlilik ve atıklara atfen tanımlamalar yapılır. Bu tanımlamalar paralelinde balçık ve atıklardan oluşan bir zeminde yürüdükleri söylenir.
Bir süre bu yürümeden sonra bir köye geldikleri ve köy meydanında oldukları söylenerek meydandaki ağaçlar arasında eşli köşe kapmaca oynanacağı söylenir. ikili veya üçlü eşleşmeleri söylenir, kura çekilerek bir grup ebe olur ve diğer gruplar sınıfta belirlenen köşelere gider. Eşler kol kola birbirinden ayrılmadan ya komutla ya da serbest olarak köşe değiştirirken ortada ebe olan grupta kolkola ve dağılmadan boşalan köşelerden birini kapmaya çalışır. Bu oyun bir süre oynanıp grubun hazır olduğu gözlemlendiğinde çalışmalar başlar.
Köyün durumu ve yakındaki göl veya akarsuyun durumu da tanımlanarak bu köyde insan dışında bir varlık olarak ne olmak istiyorlarsa o varlığa uygun bir pozisyon ve yer belirleyerek şekil almaları istenir. Bundan amaç, çevre hakkındaki farkındalıklarını artırmak, bir süre sonra alacakları rollere odaklanmalarını kolaylaştırmaktır. Şekillerini aldıktan sonra her birine ne oldukları ve neler yaşadıkları sorulur. Gölde balık olduğu ve kirlilikten dolayı hastalanmaya başladığı, köydeki ağaç olduğu fabrika atıklarından etkilendiği vb. cevaplar alınır.
Bundan sonraki aşamada köyün yakınındaki fabrikada çalışan işçiler olarak rol almaları istenir. Bu fabrika tanımlanırken onların bildiği bir ürünün seçilmesi konuya daha çabuk odaklanmalarını sağlar. (oyuncak fabrikası veya kırsal kesimdelerse, gübre fabrikası vb.) Okul sıraları ve çevredeki diğer malzemelerden de yararlanılarak fabrikaya uygun hayali bir ortam yaratılır. Öğretmen de bu fabrikadaki ustabaşı, müdür veya daha başka bir yetkili olarak rolünü alır.
Öğrenciler belirledikleri üretim alanlarındaki rollerini oynamaya başlarlar ve öğretmen de onların yetkilisi olarak rolünü sürdürür.
Bir süre sonra öğretmen çalışmayı durdurarak elinde uygun gazete küpürü varsa onu da göstererek; fabrika kaynaklı bir sızıntı olduğu ve göl veya akarsuya atıkların karıştığı, bunun düzeltilmesi için arıtmadaki arızanın giderilmesi gerektiği, bu yapılırsa fabrikanın uzunca bir süre çalışmayacağı ve ödemelerde azalma olacağı vb. açıklamalarda bulunur ve işlerine devam etmeleri istenir. (Burada amaç, öğrencileri belirli gerçeklerle yüzleştirmeye ve çevre sorunlarıyla ilgili düşünmeye hazırlamaktır.) Çalışmalar devam ederken bir süre sonra yeniden toplanmaları istenir ve fabrika üst yönetiminden gelen bir mektup okunur. Bu mektupta çalışmaların çok iyi gittiği kârlılığın arttığı ve üretimdeki artış oranında prim alacakları vb. açıklamalarla cazip teklifler sunulur.
Bu aşamadan sonra çocuklar rollerinin dışına çıkarılır ve öğretmen bazı sorular sorarak neler yaşadıkları konusunda konuşmalarını sağlar. Bu sorular, hangi rolleri canlandırdıkları, bu rolü canlandırırken yaşadıkları, fabrikada nelerin geliştiği ve bundan sonra hangi gelişmelerin olabileceği üzerine olmalıdır. Böylece yapılan konuşma ve tartışmaların sonunda öğrencilerin hepsi, birbirinden de etkilenerek belirli oranda farkındalıklarını artırmış ve insanın çevreye bilerek veya bilmeyerek verdiği zararlar konusunda bilgilenmiş olacaklardır.
Aslında yaratıcı drama çalışmasının bu kısmına kadar da öğrenmeler bir hayli geliştirilmiş olmasına rağmen öğretmen yeni bir role girerek farklı duyarlılık alanları yaratabilir. Bu yeni rolünde öğretmen; köyde sebze yetiştiren ve fabrikada çalışanların yakın akrabalarından biri olarak rolüne devam eder. Köyde herkes gibi sebze yetiştirdiğini, çevredeki il ve ilçelere buradan sebze gittiğini, yetişen sebzelerde verimliliğin son zamanlarda çok arttığını, işlerin buna bağlı olarak çok daha fazla büyüdüğünü ve talebin de arttığını, bu artan talebe bağlı olarak kredi alarak her köylü gibi borçlanıp traktör vb. tarım aletleri aldığını, ancak son günlerde sattıkları ürünlerle ilgili rahatsızlıklar duyduklarını, bu sebzeleri yiyenlerde belirli hastalıklar meydana geldiğini ve hatta köyden bazı kişilerin de hastalandıklarını duyduğunu, sebzelerdeki bu aşırı büyüme ve hastalıkların fabrikadan kaynaklanabileceğinin konuşulduğunu söyler. Öğretmen bu aşamada durarak öğrencilerin bu çiftçiyle ilgili görüşlerini alır ve sormak istedikleri soruları çiftçi olarak cevaplandırır.
Bu aşamadan sonra öğretmen, çocukları yeniden fabrika ortamındaki rollerine yöneltir ve kendisi de eski rolüne yetkili olarak devam eder. Drama uygulamalarında her şeyin olumlu olarak gitmesi beklenemez. Bir çatışma noktası yaratılması ve öğrencilerin çelişkili düşünceler içine taşınması gerekir. Bunun için gerekli ortamı yönetici rolündeki öğretmen yaratır. Çalışan rolündeki öğrencileri yine toplayarak herhangi bir sağlık veya çevre kuruluşundan gelen raporu okuyarak sebzelerde belirlenen zararlı kimyasal maddelerin kaynağının fabrika olduğunu, il sağlık kurulunun sebze üretimini yasakladığını söyler. Buna karşılık fabrikanın sistemini sağlıklı hale getirmesi için gereken zaman ve masrafı hatırlatarak ücretlerde meydana gelebilecek düşüşü yeniden tekrar eder ve işlerinin başına dönmelerini ister ve bu çatışmayı kendi içlerinde bir süre yaşamalarına olanak verir. Sonrasında gruplara ayrılarak sorunun çözümüne yönelik beyin fırtınası yapmalarına olanak tanınır. Öğretmen bundan sonra isterse bu çözüm yollarını alır ve üzerinde tartışma yapılmasını sağlar.
Sorunun gelişimi ve çözümlerini yeterli görmediği durumlarda ise yeni aşamalar yaratarak bu çalışmaya farklı boyutlar katabilir. Örneğin; köylüler ve fabrika yönetimi ve işçilerle toplantılar, öğrencileri sebze yetiştiren köylüler rolüne büründürme, şehirde bu sebzeden hastalanan insanlar olarak rolü sürdürme, fabrikanın hiçbir önlem almadığı durumda 10 sene sonrası vb. çalışmalarla duyarlılıkları artırılabilir. Bu aşamalarda yaşadıkları duyguları sergileyebilecekleri öykü, şiir, resim vb. bir uygulamaya yönlendirilmeleri, yeni bir yaratıcılık alanı yaratmalarına katkı sağlayacaktır. Hiç kuşkusuz bu çalışmalar için bir ders saati yetmeyecektir. En az iki derslik bir blokta veya birkaç güne yayılan bir planlama süreci içinde yapılması verimliliği artıracaktır.
Yapılan drama çalışmaları ve paylaşımlar sonucunda her hangi bir ölçme yapılamasa da, çok fazla düşünme alanı yaratıldığı ve öğrenmeye neden olunduğu görülecektir. Öğrenciler, girdikleri role odaklanmaları paralelinde yaparak-yaşayarak öğrenmeye yakın bir sonuç elde etmektedir. Çünkü yaratıcı drama, öğrencilerin gerçek yaşamda uygulamasıyla belki de hiç karşılaşmayacakları yaşantıların küçük bir örneğini sunarak yaşamadıkları konularda deneyim ve bilgi kazanmalarına olanak tanır.
Mete Akoğuz
Güzel Sanatlar Eğitimi Uzmanı
(Bu yazı zil ve teneffüs adlı eğitim dergisinde yayınlanmıştır)