Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '11

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
596
 

Yargıtay’dan fıkra gibi sorular. Bülent Ersoy, Örümcek Adam, Zıkkım, vs...

Yargıtay’dan fıkra gibi sorular. Bülent Ersoy, Örümcek Adam, Zıkkım, vs...
 

İzleyin, izlettirin. Bir gün Yargıtay sınavlarında sizin de karşınıza soru olarak çıkabilebülür...


Ne günlere kaldık yarabbim. Güler misin, ağlar mısın?

*Bülent Ersoy kaç yılında gerçekleştirilen ameliyatla kadın olmuş?

*Örümcek adamın annesinin adı neymiş?

Ankara'da 1-12 Ağustos tarihinde zabıt kâtipliği için başvuran adaylar mülakata tabi tutulmuş ve 4 kişiden oluşan komisyon üyeleri, adaylara "genelkültür" soruları sormuş.

Yahu bu adamlar işe girmek için dışardan ithal örümcek adam filmini seyretmek, anasının tanasının seceresini çıkarmak, ezberlemek zorunda mı?  Madem zabit katipliği için eleman arıyorsunuz, bari…

“ Üsküdar’a gider iken aldı da bir yağmur

Katibimin setresi uzun eteği çamur” 

diyen Türk müziği parçasını, sözlerini, içerik olarak ne anlam ihtiva ettiğini sorun da genel kültüre bir katkınız olsun. Di mi efemmmm.

Neden katibin  uykudan uyanındığını, uyandığında gözlerinin  neden mahmur olduğunu, “Katip benim ben katibin el ne karışır” diyen şahsın kim olduğunu ve böyle bir cüreti nereden bulduğunu filan  sorun.

Kolalı gömleğini, kaşlarını, gözlerini, katip olmak için hangi boy ve ölçülerde olması gerektiğini de sorgulayın. Bize ne elin örümcek adamından.

İnanmıyorum. Gerçekten inanamıyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin en üst düzeyde temsil eden, etmesi gereken (!) bir kurumunun böylesi bir şaklabanlığa imza atmasına gerçekten inanamıyorum. Evlere şenlik maşallah!  

Diğer bir örnekte şöyle sorulmuş.

*Zıkkım nedir?

Söyleyin. Ben sizin aklınızın karekökünün kıvrımlarına nasıl iltifatlar düzeyim şimdi…

İşte bu IQ leri pek bi yüksek çözünülürlükte görünen kurul üyelerinin adaylara sorduğu evlere şenlik bir başka soru daha.

*Angut ne anlama gelir?

Bu soruları soranların yetiştiği, yetiştirildiği tanımlanamayan yer, mekan, otlak, mera diyebilir miyiz buna?

Benden bu kadar arkadaşlar. Gerisi sizin şefkatli ellerinizde şekil alacaktır kuşkusuz.

Bakalım Zabit katipliği için başka ne gibi özelliklere, bilgilere vakıf olmak lazımmış. Yüksek çözünülürlüklü, zeka küpü kurul üyelerimizden dinleyelim sonrasını. Hepinize kolay gele.

http://gundem.milliyet.com.tr/yargitay-sinavinda-ahiret-sorulari-/gundem/gundemdetay/29.10.2011/1456805/default.htm

 

Tüm bu soruların üstüne “Kâtibim” türküsü iyi gider değil mi? Bari biraz nostalji yapmış, eğlenmiş oluruz. Hadi dinleyelim.

http://www.youtube.com/watch?v=SymcEAeYGOw

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye'nin makinaları tıkır tıkır,hoş ben onada inanmıyorum.. memurları iki saat çalışır,-ah çok çalıştım,of çok yoruldum...lakaytlık bizde lakaytlıkla yarışır..çok düzelmesi gereken yerlerimiz var çook,işe evlerden değil insanlardan başlamalı...yoksa deprem de neee!!!biz zaten yıkık'ız...epeydir yoksunuz şiirlerimde,yorumlarınızı göremiyorum dost!

İbrahim ARSLAN 
 03.11.2011 12:45
Cevap :
Memurlara cevap hakkı doğmasın. Yok eskisi gibi değil memurlar, bir hayli yoğun çalışıyorlar. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler. AKP' nin iyi olduğu alanlardan biri o. Geçtiğimiz ara çok yoğun çalıştım ben de. Onun öncesi de başka bazı meseleler yüzünden bir hayli blogdan uzak kaldım. Uğrarım bir ara. Teşekkür ederim ziyaret için. Saygılar  04.11.2011 12:07
 

Soruları hazırlayanlar büyük başlar familyasındna olmalı... Ağır mallar yani.. Çünkü peter Parker Halası ( Veya teyzesi) ve eniştesi ( amcası çünkü İngilizcede akrabalık terimleri az) büyütülmüş bir öksüz ve yetimdir. Bari iki tane Örümcek Adam okusalarmış! Yuh!

Ögeday 
 02.11.2011 19:48
Cevap :
Hahahaha. Güzeldi... Bir yuh da benden o zaman. Bilmiyordum. Hiç de merak etmedim açıkçası. :))  03.11.2011 2:10
 

Sevgili Ayrıntı, ben sadece şiir amelesiyim...Bu tür yazımlarda sizler harikasınız, haddimi bilirim :)) Sizler yazın, ben okurum, ilgimi düşerim ...

Nil ALAZ 
 02.11.2011 11:38
Cevap :
;)) Peki, öyle olsun.  02.11.2011 18:20
 

Sevgili Ayrıntı, eskiden "eğitim enstitüsü" mülakatlarında "1917 tarihi neyi hatırlatıyor?" diye sorarlar; Türkeş'in doğum yılı diyenleri alırlar, Sovyet ihtilali diyenleri almazlardı... Demek şimdi mantık değişti... Saygılar sevgiler...

UFUK KESİCİ 
 02.11.2011 10:32
Cevap :
"Sovyet ihtilali diyenleri almazlardı" demişsiniz. Emin misiniz? Benim yaşadığım süreç içinde tam tersi uygulamaları gördüm de! Hem o eğitim enstitüsü imiş, bu yargıtay. Belki arasında fark vardır ha, ne dersin? Saygılar  02.11.2011 12:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1493
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster