- Kategori
- Felsefe
Yaşadığını kanıtlayabilmek

Bir insanın yaşadığına dair, varolduğuna dair kanıtlar nelerdir? Doğum kaydı veya nüfus cüzdanı gibi matbu evraklar değil kastım. İnsanın sonraki nesillere yaşadığını kanıtlamak için dünyaya somut veya soyut bir çivi çakması gerekmez mi? Hadi hiç olmadı bir raptiye tutturuversin canım... Yani öyle dünyaya gelip yiyip içip, eğlenip sonra da miyadın dolunca hop öteki tarafa...
Yanlış bence. İşte böyle insanların varlığı ile yokluğu birdir. Öldükten sonra geride kalan anası, babası hadi bilemedin 1-2 vefalı dostu vardır onun yaşamına kanıt olarak. Peki bunlarda ölünce ne olacak? Bir iki eski, sararmış evraktan başka, yaşadığına dair dünyada nasıl bir iz bırakmış olacak. Kocaman bir hiç. O yüzden insan yaşamına kanıt olarak bir kaç icraat yapmalı. Somut veya soyut hiç farketmez... Bu kanıt güzel bir resim, bir heykel veya başka türlü bir sanat eseri olabileceği gibi ağızlara pelesenk olmuş bir söz, kendi adıyla anılan bir hareket veya en ufağından mahalle maçında atılmış güzel bir gol olabilir. Ama kanıtınızın önemi arttıkça sizin de bir zamanlar bu dünyada yaşadığınızı bilenlerin veya bilmeseler bile öğreneceklerin sayısı da buna paralel olarak artacaktır.
Bütün bunlarla anlatmak istediğim klasikleşmiş 'öldükten sonra da hatırlanmak' klişesi değil, tamamen farklı bir olgu. İnsan yaşamının kanıtı. Ya da mevzu bahis klişenin farklı bir yaklaşımı artık nasıl yorumlarsanız. Ama nasıl yorumlarsanız yorumlayın yaşamınıza bir kanıt olarak bu hayata hiç olmazsa bir raptiye tutturuverin...