- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yaşadıklarımdan öğrendiklerim

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var.
Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği
Ataol Behramoğlunun bu güzel şiirini ilk dinlediğimde bütün tüylerim ayağa kalkmış gibiydi. Sanki bu dünyanın ötesinde bi yerlerden bi fısıltı kulağımda dünyada olmayan bir ezgi, büyülü bir şiir gibi kazımıştı beynime. 'Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var.' Zaten o gece hep aklımda kalmış unutulmaz bir andır benim için.
O geceden sonra yaptığım ilk şey bu şiirin tamamını bulup ezberlemek olmuştu. Kim bilir belkide bu yazıyı okuyan bir kişininde ilk işi bu şiirin tamamını bulmak , hatta ezberlemek olur.
Ahhhh ah nasıl bir duygu anlatamam. Ne kadar anlatmaya çalışsam boş anlatamam. Yaşamak lazımdı sadece ben yaşadım.
Okuduğum her kelime aklıma japon tutkalı gibi yapışmıştı. Şaka gibi aradan 12 koca yıl geçmiş ama şu yazıyı yazarken bile sanki ilk defa biraz önce o güzel kızın sesinden dinlemişim gibi hala etkiliyor beni.
Çokda fazla birşey yazmak istemiyorum aslında bunun üstüne . Çünkü ne bileyim , aslında daha fazla da yazmamak lazım. O noktayı daha fazla anlatmaya çalışmak belki de benim için o anın anlamını dejenere edecek gibi geliyor. Bunu da inanın hiç istemem.Bence çok özel olan bazı şeyler öylede kalmalı .
Ama yazdım ya şimdi bunları , artık bu yazdıklarım birazda benden başka birilerinin oldu gibi geliyor. Sanki sevgiliye yazılmış mektubu ona vermelimiyim vermemelimiyim gibi bir noktada hissediyorum kendimi .Kirletmeden eski anıları , kesinlikle kirletmeden yazıyı burda kessem en güzeli...........
not: foto recep güleçe ait hayata bir gülücük adlı eserinden