Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
86
 

Yaşam, efeleri ve ötekiler

Yaşam, efeleri ve ötekiler
 

İnsanların bir kısmı rotalarını güç neredeyse o yana kırar… Halk dilinde buna “kıvırtma” denir.

Bu tavır, daha kibar bir ifade ile, güçlü nereye yürüyorsa, o tarafa yürümek” olarak tarif edilir.

Bir diğer insan tipi ise, “ilke”nin peşindedir.

Öyle kuru kuruya, softaca bir ilkelilik değil.

Her an doğrulanan, sorgulanan ve yenilenen bir ilkelilik.

Ama eğilip bükülmeyen bir çizgi…

Diyalektik bir yöntemle hayatın içinde sürekli olarak doğrulanan bir ilke-severlik…

Birinci tip insan profili, doğası gereği, kişisel çıkar çizgisine yakın, “paralel” ve silik bir yolun yolcusudur.

İkinci tip yaşam-efeleri ise, erdem, dik durmak, tutarlı olmak gibi çağımızın dünyasında eskitilmiş değerlerin peşindedirler.

Birinci yolu izleyenler önlerine atılan yemlerle geçinip giderler; semirip dururlar.

İkinci yolun yolcuları ise, tekme-sille ve benzeri saldırılara da uğrasalar, kişiliklerini katık ederler mütevazi sofralarına…

Sürünün başındaki elini kaldırıp, bir yönü işaret etti miydi, birinci takım aport emrini almış demektir.

İkinci takımın işi ise, oldukça zordur: Çünkü izlenecek yol, savunulacak fikir ve belirlenecek hedef her an sorgulanmak zorundadır.

Temel ilkeler, güncel koşullarla çarpılacak, toplumsal fayda katsayısına bölünecek ve ortaya çıkacak sonuca tüm emek, tüm güç ve tüm kafa seferber edilecektir.

Ama bu iki grup insan tipinin karşılaşacağı sürprizler de vardır:

Örneğin celep “haydi” dedi mi, sürünün bu son emre uyarak giyotine boynunu uzatıp uzatmayacağı belli değildir.

İşte bu noktada celebi de, sürünün tek tek üyelerini de bekleyen sürprizler mevcuttur.

Celep, kendisini hançerleyecek çok sayıda “Brütüs” ile karşı karşıya gelince apışıp kalır.

Brütüs’ler ise, yeni celeplere hoş gözükebilme telaşı ile, birbirlerini yerler; böylece ortaya çıkan celepler arası “yeniden paylaşım savaşı” bir çok sürü mensubunu şaşkına çevirir, apıştırır; karıştırır…

İlkeli zevat ise durum oldukça farklıdır…

Gerek toplum içinde sürdürdüğü dik duruş çizgisinin ve gerekse kendi kişiliği içindeki tutarlılığın peşinde koşanlar, sürünün sürdürdüğü “yeniden paylaşım savaşı” karşısında apışıp kalmak gibi bir şaşkınlığın içine düşerler.

Sonuç olarak toplum, son tahlilde iki şaşkın insan profilinin gölgesinde yeniden şekillenir.

Yeniden paylaşım savaşı sonuçlanır, yeni celepler belirlenir; sürü hizaya sokulur; “yeni” partiler, yenilenmiş örgütler, yeniden cilalanmış söylemler ve sloganlar ortalığı kaplar, bendini çiğner aşar…

Ve ezelden beri hür yaşadım, hür yaşarım, diyenler; ülkülerini, ilkelerini yeni baştan gözden geçirir; diyalektik gündemdeki yerini alır; gerçekler süzülür, saptanır ve nihayet baltalanır…

Ve hayat devam eder.

Yaşam sürer gider.

@farukhaksal42

www.soruyusormak.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 913
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 478
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster