Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Haziran '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
564
 

Yaşam Hakkı Kisvesi ve Faşizmin İğreti Yüzü

Yaşam Hakkı Kisvesi ve Faşizmin İğreti Yüzü
 

  • “Tecavüz sonrası doğacak olan çocuğa gerekirse devlet bakar” temennisi, son yılların en mesnetsiz, en ruhsuz cümlelerinden bir tanesi olmaya adaydır. “Yaşam hakkı” derken, hayatı bir tarafta kararmış olan annenin hayatını daha da bet beter hale getirmek, diğer taraftan tecavüz sonrası doğacak olan çocuğun hayatının daha de perişan olmasına neden olmak demektir ki, bu günkü muktedirler, “Yaşam hakkı” kisvesi altında yaşarken insanları öldürdüklerinin farkında bile değiller.
  •  
  • AKP’li vekillerin ve Başbakan’ın mesnetsiz ifadelerine alıştık ama hani Sağlık Bakanı’nın etmiş olduğu bu laf sonrasında “Artık bu kadarına da pes” demek zorunda kaldık.
  •  
  • Bu nasıl bir ruh hali ve kepazeliğidir ki, tecavüz sonrası ortaya çıkan gebeliğin devam etmesi gerektiğine dair siyasiler karar verme mercii olarak kendilerini görebiliyorlar? Bu nasıl bir insanlıktan çıkış sürecidir ki, böyle bir rezillik sonrasında ortaya çıkacak olan bedelleri, anneye ve çocuğa hayatları boyu çektirmeyi zorunlu kılma haline dönüştürüyorlar?
  •  
  • Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir geçtiğimiz yıllarda bir ifade kullanmıştı, “Meşe ağacının hangi dalı nerenize battı da” demişti. Bu ifadeyi tam da şu anda kullanmak evladır. Öyle ya, meşe ağacının hangi dalı nerenize battı da toplumsal alanda konsensüsün oluşmuş olduğu ve toplumun derdi dahi olmayan bir konuyu gündemin birinci maddesi haline getirip, çatır çatır vicdan kanatan laflar ediyorsunuz? Merdiven altlarında daha fazla kadının trajedi dolu ölümlerine seyirci kalmak için mi? İstenmeyen hamilelikler sonrasında doğacak olan çocukların trajedi dolu yaşamlarına tanıklık edecek bir toplum yaratmak için mi? Bu nasıl bir faşizan duygudur ki, “Yaşam Hakkı” kisvesi altında insanları pişmanlık dolu yaşamların girdabına sokma haddini kendilerinde görüyorlar?
  •  
  • “Kürtaj” üzerine kararlar alıp, düzenlemeler yapmak siyasilerin haddine olabilecek bir konu değildir. Tümüyle kadını ilgilendiren, evliyse ancak aileyi ilgilendiren bir konudur. Daha ötesi halt etmektir. Daha ötesi utanmazlık ve aymazlığın ifadesidir. Bu alana burnunu sokan bir siyasi zihniyeti ancak “Korkunç” olarak tarif edebiliriz. Bu zihniyetin yarın toplumu nerelere götüreceği, toplumun özel hayatına ilişkin nasıl kararlar alabileceğini dahi kestiremiyoruz. Bu zihniyetin en yalın tarifi faşizmdir. Baskıcı, dayatmacı ve tek doğruyu kendisinin bildiğini iddia eden bu zihniyet dünyası insanlık için korkunç denebilecek her türlü özelliği içerisinde barındırır. Ve bu gün AKP iktidarı ve onun başındaki zihin dünyası, bu ülke için ancak “Korkunç” denebilecek zihinsel arka planlarını ortalığa döküp saçmışlardır.
  •  
  • Bu zihin dünyasıyla mücadele etmek her aklı başında insanın boynun borcudur.
  •  
  •  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu abartılı yorumu,sizi AKPli olmakla suçlayan Kemalistlere hoş görünmek arzusuna bağlıyorum da bunun için bile olsa kantarın topuzunu kaçırmışsın...Bu mantıktan gidersek, Anneye doğmuş çocuğunu boğma hakkını da vermek gerekecek..Bir kaç gün önce, iki yaşında çocuğunu döverek öldüren 'baba'nın, niye öldürdüğünü soran gazetecilere.'çocuk benim değil mi size ne' demesinden farkı kalmaz...Mesele bu kadar basit değil...

ali açıköz 
 02.06.2012 23:58
Cevap :
Şimdi böyle oluyor değil mi? Kemalistlere eleştirimizi yaparken okey de, eleştiri okları AKP'ye dönünce mi rahatsız oluyorsunuz? Kaldı ki ben her zaman hem Kemalistleri hem AKP'yi eleştirlerimden mahrum bırakmadım. Kemalistleri neden eleştiriyorduk Ali Bey? Lütfedip bir hatırlayın! Peki AKP neden sert bir şekilde eleştirilmelidir? Hiç mi AKP'nin iki yüzlü halini görmüyorsunuz?   04.06.2012 9:20
 

Merhabalar, Başbakan, ülkenin tüm meselelerini çözdü de sıra kürtaja geldi ve kürtajla ilgili bir söz sarfetti yani (kuyuya bir taş attı)kendisi ile birlikte etrafındaki kırk akıllı da atılan bu taşı çıkarmaya uğraşırken her biri bu kuyuya tek tek düşmeye devam ediyor. Tek kelimeyle acıyorum. Selam ve dualarımla.

Recep Altun 
 02.06.2012 18:24
Cevap :
Bence "Acıyorum" demekten önce bir zihniyetin toplumu şekillendirmeye çalıştığı zihinsel arka planı görün derim.   04.06.2012 9:17
 

Buna ''ileri demokrasi''diyorlar...Fakat şu an açık açık faşizmle yönetiliyoruz.

MuratCan BAYRAKTAR 
 02.06.2012 17:01
Cevap :
Aynen dediğiniz gibi. Aslında önceki dönemden farklı değil. Tek farkı diyebilecğim husus, önceden modernlik kisvesi sözkonusuydu, şidmi dincilik kisvesi söz konusu olan...  04.06.2012 9:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1138
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster