Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
377
 

Yaşam

Yaşam
 

yaşamak mı yaşlanmak mı


Bugün ufak bir diş problemi nedeniyle hastaneye gittim. Yaklaşık yarım saat sıra bekledikten sonra nihayet sıra alabildim. Sıra numaram 32. Diş bölümü 3. kat olunca varılacak yer belli oldu doğru 3. kata çıktım. Sanırım herkesin diş ağrısı bu gün tutmuş bi kalabalık ki sormayın. Camdan şöyle bi baktım dışarda bahardan kalma bi gün. Tahmini bir süre tanıdım kendime ve dışarı çıkmaya karar verdim. Zaten doktor da gelmemişti. Hastane bahçesindeki banklardan boş olan birine oturdum. Yanımda 75-80 yaşlarında bir teyze oturuyor. Birazdan yanına aynı yaşlarda sırtında ince bir ceket, başında kasketle bir amca elinde 2 çayla geldi. Bakışlarından ve ilgisinden dolayı kocası olduğunu tahminettim. Teyzenin çayını yudumlamasına yardım ederken bir yandanda çayını içiyordu. Belli ki erkenden sıra almak için kahvaltı yapmadan hastane yolunu tutmuşlardı. onlara bakarken kendi yaşlılığımı hayal ettim. Can Yücel'in şiiri geldi aklıma... Şöyle demiş üstad;
Yalnızlığa dayanırımda, bir başınalığa asla.

Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka baka.

Bir dos göz arayışıyla,

Saat tıkırtısıyla..
Korkmam, geçinip gideriz mutlulukla
Ama; "günün aydın akşamın iyi olsun"
Diyen biri olmalı.
Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda
Yoksa, zor değil, hiç zor değil
Demli çayı bardakta
Karıştırıp, yudumlamak doyasıya
Ama; "çaya kaç şeker alırsın?" diye soran
Bir ses olmalı ya ara sıra.

Teyzenin yüzünde durumdan hoşnutsuzluk, amcanın yüzünde ise yılların yorgunluğunu temsil eden çizgiler. kimseye yük olmak istemiyorlar belli tavırlarından. Yaşalandığımız da kaçımızın yanıbaşında çayımızı yudumlamamıza yardım eden biri olacak? Bizim için sabahın erken saatinde uykusundan fedekarlık ededip hastane yolunu tutacak. Umarım çoğumuzun hayatında vardır veya var olur.

Bence yaşlanmak; 80'e 90'a gelmek değil dostlarının tek tek hayata ve sana veda etmeleri; doğurduğun canın seni istememesi; hayat arkadaşının, yol arkadaşının heran seni ve bu hayatı terkedeceği endişesini taşımak; uykularınla kaybetme endişesinin yer değiştirmesidir. Yanımdaki teyze ve amcanın kapısını henüz yaşlılık çalamamış. Umarım uzun bir süre de bu aşktan çekinip çalamaz. Güzel günleriniz olsun...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

canım seni izmir mavilim okurken gördüm ve hemen yazdıklarını okumaya karar verdim benim guzel başarılı ögrencimi bir anda günce yazarken buldum çok mutlu oldum bundan sonra yazılarını hep okuyacagım başarılarının daim olması dilegiyle eline saglık...

esin öz 
 05.02.2008 21:40
Cevap :
bu güzel yorum için çok teşekkürederim hocam. henüz yeniyim kendimce duygularımı paylaşmaya çalıştım. umarım amacıma ulaşırım :) sizin okuduğunuzu duymak bana heyecan verdi. güzel günleriniz olsun sevgiyle....  06.02.2008 0:04
 

En güzeli, içeriki odada annen-baban otururken, kendi odandaki yalnızlığındır. Hani ara ara annenin, bir iş bahane ederek odana girdiği.:) ve "Hiç bir yer az önce insanların bulunduğu ve sonra da terkedip gittiği yer kadar yalnızlık dolu değildir". Yine de bir evde tek başına kalmak her zaman "yalnız" olmak demek değildir. Seslerine, yüreklerine ya da en güzeli; ellerine; kendilerine dokunabildiğimiz insanlarımızın hiç eksilmemesi dileğiyle, seni sevgiyle kucaklıyorum. Maviyle...

derinmavi.. 
 05.02.2008 20:19
Cevap :
Bende sizin yüreğinize dokunabilmişsem yalnız değilim demek ki :) Yalnız kalmamak ve yalnız bırakmamak umuduyla...Sevgiyle kalın  06.02.2008 0:08
 

parmaklarına saglık guzel yazı...

Kırık Kalem 
 01.02.2008 9:34
Cevap :
teşakkür ederim :)  01.02.2008 10:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 364
Kayıt tarihi
: 22.01.08
 
 

1986 yılında yeşilin ve denizin birbirini bütünlediği karadenizin şirin ili Artvin'de kalabalık bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster