Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '06

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
621
 

Yaşamak

Yaşamak
 

Şuan neyle meşgulseniz ne olur bir kenara bırakın...

Sıkıntınız mı var? Ya da canınızı acıtan bir sorununuz mu?

Sevgilinizl emi kavga ettiniz... ya da bir sevdiğiniz yok diye canınız mı sıkılıyor...?

Ailenizlemi başınız dertte mi...

Beğendiğiniz ama alamadığınız bir takım mı takıldı aklınıza ya da bir kıyafet mi?

Ne var ne olmuş yaniii....

Siz bunun için mi kendinize sıkıntı veriyorsunuz bunun için mi üzüyorsunuz kendinizi...?

Yapmayın ne olur...

Şimdi biraz durun ve kafanızdaki bütün sıkıntıları bütün dert dediklerinizi bir kenara itin ve düşünün....

Hayatı dünyayı yaşamanın ne kadar güzel olduğunu...

Bir düşünün her şeyenizin olduğunu ve en önemlisi sağlığınızın olduğunu görüyorsanız siz dünyanın en şanslı insanısınız...

Peki nedir bu kavganız..... Neden bu isyanınız.... Hayatla inatlaşmanız... Size sunulmuyor mu bütün imkanlar...

Bakın çevrenize doğaya havaya, denize her yeri inceleyin bakın işte her inakanımız var...

Ne güzel bir dünyamız var...

Peki nedir bu düşmanlığınız.... Bu kin niye...

Toprak sizin için her türlü meyvesini ve sebzesini veriyor karşılıksız.... Siz ne yapıyorsunuz onu yok ediyorsunuz....

Hava oksijeni ile size yaşam veriyor siz bunun değerini de bilmeyip kirletiyorsunuz....

Deniz yaşam kaynağınız onu da kirletiyorsunuz.....

Peki nedir bu düşmanlık.... Olur olmaz nedenlerle saçma sapan politik düşüncelerle nedir bu savaşlar.....

Hayat bu kadar basit mi sizin için bu kadar değersiz mi....

Her gün binlerce insan ölüyor açlıktan savaştan hastalıktan....

Ama sen bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyorsun....

Unutma o yılan yaşadığı sürece sana da zarar vereceği bir gün gelecek...

Peki neden o yılanın başını ezmiyorsun daha küçükken senin kadar güçlü değilken....

Neden kaynaklarını kullanamıyorsun...Elinde inkanın var hoşuna mı gidiyor insanların ölümü yok oluşu...

Bir sabah uyandığında sen de bir bir moloz yığınının altında can çekişiyor olabilirsin kucağında her şeyden habersiz olan binbir unutlarla doğurduğun yavrunun ceseti olabilir...

Canın mı acıyor onlarınki daha çok acıyor emin ol...

Her sabah ya uyanazsak diye uyuyorlar uyumak denirse adına.....

Neden biliyor musun saçma sapan bir toprak kavgası ve en komiği de onların hatta hiç kimsenin olmayan bir toprak parçası yüzünden daha bir çok saçma nedenler yüzünden insanlar ölüyor...

Dünya bozuldu zaman değişti deniliyor....Hayır ben buna inanmıyorum dünya bozulmadı biz bozulduk ve evet kirleterek dünyayı da bozuyoruz görüyorsun o da bizi cezalandırıyor işte....

En güzel örneklerle depremleri ile doğal efetler ile aslında bunu doğa değil biz yapıyoruz....

Zaman değişti diyoruz... Değişen zaman değil biz değil miyiz....

Tutturduk özgürlük diye ne olduğunu bilmeden.....

Daha yürümenin ne olduğunu bilmeden koşmaya çalışıyoruz işte sonuç.....

Aile yaşamı kalmıyor.... Kültürümüzü örfümüzü adetlerimizi unuttuk çünkü saçma geliyor bize....

Klasımızı sarsıyor yani... Batılılaşmaya çalışıyoruz.... Ama yapamıyoruz onu da yüzümüze bulaştırıyoruz....

Peki her şeyi bırakıp kendimiz olmayı denesek....

Çocuklarımız için bütün bu sıkıntılarımız değil mi onlara daha güzel bir yaşam sunmak için....

Haksız mıyım?....

Şu ana bukadar çok çalışmanın nedeni ne....

Çocuğuma kendime daha iyi bir hayat verebilmek için....

Peki ya vereceğiniz bir hayat yok ise.....

Ben çocukları çok seviyorum... Ama biliyorsmusunuz bir çocuk dünyaya getirmeyi düşünmüyorum.....

Bu kadar sevgi doluyken istemiyorum.....

Bu düzen değişmez biliyorum sadece değişmesini ümit ediyorum...

Ama ben umutlarım ile doğurduğum büyüttüğüm evladımı saçma sapan bir savaşa yollayıp şehit düştü haberini almak istemiyorum.... Sarhoş bir sürücünün arabasının altında ezilmesini... Egolarını tatmin etmek için yavruma tecavüz edilmesini.... suni gidalarla kanserin pençesine düşmesini... depremi saşamasını.... sele kapılıp gitmesini.....iki yüzlü kendini bilmez insanlar yüzünden üzülmesini istemiyorum....

Ben bir gün çocuk sahibi olduğumda kendi ellerimle onu toptağın altından çıkarmak yeni bir mezar kazıp altına koymak istemiyorum.....

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın demiyorum çünkü biliyorum o yılan bir gün beni de sokacak....

Evet arkadaşlar akşam olupta yastığınıza başınızı koyduğunuzda nedensiz yere ölen insanları düşün bu düzensiz düzende senin çocuğun da acı çekecek.....

Düzelmesini istiyorsan savaş....

Kalkıp yürüyüşler düzenle demiyorum....Sadece kendini ve aileni düşün ve onları iyi yetiştir....

Senin senin çocukların değilmi bunları yapan ozaman daha fazla zaman ayır ve iyi yetiştir kültürünü aşıla... Senden utanmasın....

Dostlar bu dünya değil değişen biziz.....

Çocuğunuz için iyi bir gelecek istiyorsanız ona mal mülk değil temiz çevre savaşsız bir dünya bırakmak için mücadele et.....

Savaşta felaketlerde ölen insanlar çocular biz olabilirdik bizim çocuklarımız olabilirdi...

Şimdi karar senin......

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanların duygularını kaybetmiş dediği bir meslek grubundan böyle duygu ve sevgi dolu şeyler okuyunca düşüncelerim biraz değişti... Siz katılıyor musunuz buna. Yni doktorların ve hemşirelerin duygularını kaybetmiş olduğuna. Bknz. blogum:"Doktorlar, hemşirelr, hasta bakıcılar"

Denememek 
 19.03.2007 21:00
Cevap :
Merhabalar... Yazdığınız ve önerdiğiniz yazıyı okudum..Öncelikle yorumunuz için teşekkürler...Ama yazınızda aynı şeyi söylüyemiyeceğim... Öncelikle bizde birer insanız bizimde ailelerimiz yaşamımız sevdiklerimiz var... Yoldan geçerken bir kaza gördüğümüzde ilk müdahale etmek isteyen de hep biz oluruz... Zaten hastalar bize geldiğinde biz onlara bir hasta değil sevdiğimiz ve aci çeken bir yakınımız olarak yaklaşmaktayız... Siz zannetmiyormusunuz ki her ambulans kapısı açıldığında içinden çıkan bizim yakınımız diye yüreğimizin ağzımıza geldiğini ve gelen hastaya üzüldüğümüzü...Ama biz meslek itibariyle duygusallaşıp ağlayıp yakararak hastaya yardımcı olamaz hayatını kurtaramayız bu tür hareketlerle... Onlar bizim ağlamamıza değil bizim müdahalemize muhtaçlar... Bir insan yaşamını yitirdiğinde bir kenara geçip sesizce göz yaşı dökende biziz...Evet hemşireyim ama herşeyeden önce bende insanın benimde ailem var benimde sevdiklerim var...Bende bir insanım duyguları olan ve hala yaşayan...  21.03.2007 23:52
 

Sevgili Deniz, önceki yazılarınız düşündürücü, bu yazınız ise üzücü... Fena halde üzüldüm. Bosna-Hersek, Kosova, ondan önce Ruanda, Burundi, bitmez acımız Filistin, en acılısı Irak... Sarhoşlar, can, mal, namus düşmanlarının bitmez tükenmezliği... Bunlar insanlığın kabusu... Doğru insanlar eğri insanlardan, kötü insanlardan hep korkmuşlardır. Korkular hayattan çekilmeye ve soyun devamını sürdürmenin anlamsızlığına itmiştir insanları. ''Ben çocukları çok seviyorum... Ama biliyor musunuz bir çocuk dünyaya getirmeyi düşünmüyorum...'' diye yazmışsınız ya işte bu satırlar üzdü beni. Bir çocuğunuz olsun ve doyasıya sevip büyütürken onu günbegün; sevginin, tarifi mümkün olmayan duygular toplamını yaşayın bence... Otobüsteyim ve arkamda oturan hanımın kucağındaki bebek yakamdan, saçımdan çekiştiriyor; nasıl mutlu oldum anlatamam. Döndüm arkamı, güldürdüm onu, minik ellerinden öptüm onun... Belki sizin çocuğunuz yok edecek birçok kötülüğü bu dünyadan; olamaz mı?... Sevgilerimle...

Cemal Hüseyin Çağlar 
 25.11.2006 22:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1688
Kayıt tarihi
: 22.10.06
 
 

Bursa'da özel bir hastanede hemşire olarak çalışmaktayım.. Spor yapmayı, müzik dinlemeyi, gezmeyi ço..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster