​ Yaşamı anlamlı kılmanın tek yolu … / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yaşamı anlamlı kılmanın tek yolu …

Yaşamı anlamlı kılmanın tek yolu …
 

İnsanın ruhu gibi beyni de gıdasız kaldı mı, çelimsiz ve biçare bir cılızlığa doğru yol alıyor… Ama bu gelişme usul usul, kendisini unutturarak gerçekleşiyor yavaş yavaş.

Çoğu zaman kendisini açıkça ortaya koymadan devreye giriyor gerileme süreci. Gerçi insan fark ediyor etmesine de, çoğunlukla erteleyip iteliyor bu olguyla yüz yüze gelip, gerçeği görmeyi.

Ruhsal derinlikten nasibini hiçbir zaman almamış olan kişilerde bu ertelemenin izi bile seçilemiyor, fark edilmez, silik bir gölge misali yaşamını sürdürmeye devam ediyor insan. Ancak bu insan tipini görmezden gelip, birinci paragrafta sözünü ettiğimiz insana geri döndüğümüzde, gıdasız kalan beynin derinliği ve yoğunluğu ölçüsünde durumun acıklı halinin daha da belirginleştiğine tanık oluyoruz.

Giderek daha küt, daha gevrek, daha kuru ve kaba olmaya başlıyor insanımız.

Tıpkı Somali’de açlıktan aortları çökmüş bir deri bir kemik kalmış çocuklar gibi… Her geçen gün yaşamının renkleri soluklaşıyor; beğenileri, heyecanları, sevinçleri basitleşiyor, yavanlaşıyor, bayağılaşıyor.

Günler, dimağsız, zihinsiz ve ruhsuz bir sıradanlığa dönüşüyor.

Yaşam daha somut ve fiziksel bir mecraya dökülüyor… Akmıyor yatağında, öylece duruyor, biteviye deviniyor, donuyor sanki…

Konuşulan dil basitleşiyor, rengini yitiriyor; anlamından soyutlanmış, somut… Ve sadece nesnel ve bir sıradanlığa dönüşüyor.

Ruh, dilin peşinden gidiyor ve gerçekte, O’nu belirliyor… Cılız, silik, kaskatı [sadece] fiziki bir var/oluşa doğru koşturuyor.

Yaşam, başka bir şey oluyor.

Ve insan bu başkalığa ayak uyduruyor. Her şey dibe, en dibe doğru seğirtiyor, sönüyor, seyreliyor…

Ruhun zafiyeti, anlamın, derinliğin ve bilincin sönmesine, gerilemesine, çökmesine ve yitip gitmesine neden oluyor. Her şey birbirini hiç durmadan ve karşılıklı olarak etkiliyor ve tetikliyor.

Ancak zafiyet ancak gıda ile tedavi olabilir.

İyi beslenme ile giderilebilir.

Ruha gıda, dile kıvraklık, yüreğe soluk!..

Ve sabır ve devamlılık ve süreklilik…

Sonra çalışma, sonra yine çalışma ve en sonunda daha fazla çalışma!..

Yaşamanın başka bir yolu yok.

Mutlu olmanın bir başka yöntemi yok.

Hayatı anlamlı kılmanın ötesinde ve gerisinde başka hiçbir şey yok…

 

farukhaksal@superonline.com

 

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ:

www.soruyusormak.com

www.dnm-ler.com

www.kitlecizgisi.com

 

 
Toplam blog
: 913
: 485
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..