- Kategori
- Kültür - Sanat
Yaşayan birinin zihninde ölümün Fiziki imkansızlığı

Damien Hirst, Çağdaş Sanat
Çağdaş sanatı anlamak veya başkasına anlatmak… Bu, rönesans sanatına nazaran çok daha yoruma açık olan günümüzün sanat anlayışında ne denli mümkün? Damien Hirst’ün yazıma ismini veren sanat yapıtı modern sanatın anlaşılması ve aktarımına dair bizlere bir takım ipuçları veriyor. Bakalım ”Yaşayan Biriniz Zihninde Ölümün Fiziki İmkansızlığı” yapıtından neler keşfetme imkanı bulacağız.
Yazının girişinde sanat yapıtı inceleyeceğimizi okuyunca aklınıza bir yağlı boya tablosu veya bir heykel belirmiş olabilir. Fakat söz konusu yapıt beklediğinizden çok daha etkileyici ve biraz da ürkütücü. Yukarıdaki fotoğraf esere ait.
Gördününüz üzere büyük bir su tankının içerisinde oldukça büyük bir köpek balığı var. Yakalanmış, ölürülmüş gerçek bir köpek balığı. Gerek çözünmeyi yavaşlatmak gerekse ölü köpek balığını sergilenebilir kılmak için formaldehit kullanılmış ve köpek balığı tankın içerisine yerleştirmiş. Başka bir söylemle sanatçı ölü köpek balığını tank sayesinde çerçeve içine almış. Formaldehitin tek işlevi ölü köpek balığının çözünmesini geciktirmek deği(maalesef antik zamanlarında kullanılan amber kadar korucu değil), aynı zamanda sanatseverlerin sanki gerçekmiş, hareket ediyormuş izlenimine kapılmasına yardımcı oluyor. Sanırım eseri önünden ve daha yakınından görünce formaldehitin becerisine şahit olabileceksiniz.
Peki Hirst bu yapıtıyla bizlere ne anlatmak istiyor. Ya da anlatmak istediğini biz anlıyor muyuz? Bu bir bilmece değil ve diğer sanat eserlerinde olduğu gibi kesin bir cevabı yok. (Eğer bir anlam çıkardıysanız yorumlara ekleyebilirsiniz.) Bence kendi aramızda tartışmak genel sanat yorumlarını konuşmaktan daha eğlenceli olacaktır. Fakat sanat birikimimizden yola çıkarak kendimize bir kılavuz hazırlayabiliriz. Sanat, tarihten günümüze niçin vardı ve niçin yapılıyordu başlığı altında kendimize şu soruları yöneltebiliriz;
Bu sanat eserinin mutlak bir amacı var mıydı? Toplumsal veya bireysel olarak. Bu eser tıpkı barok eserlerindeki olduğu gibi dine veya eğitim bağlılığa ilham vermek amacıyla mı yapılmıştı yoksa Antik Roma dönemi eserlerindeki gibi politik gücü sağlamlaştırmak veyahut tam tersine sorgulamak için mi?
Yoksa sanatçı bu eseri toplumsal kaygıdan uzak bireysel gayede, değer verdiği birini hatırlamak için mi yapmıştı? Veya çok daha kişisel bir amaçla yıllar sonrasında kendini kendi yapıtıyla hatırlamak veya başka birileri tarafından hatırlamak için mi?
Modern zamanda sanat birden çok anlam içerdiğinden tüm bu sorulardan yola çıkarak çeşitli cevaplara ulaşabiliriz. Zaten sanatın doğasında da büyük sorular sorup bunları cevaplamak, cevabı olmasa bile bizi düşünmeye itmek amaçlanmamış mıdır? Picasso’nun Guernica’sı için cevap anahtarı çıkarmak bir nebze mümkünken sizce bu sanat yapıtı için mümkün müdür?
Sanatçı ölü köpek balığı dışında farklı hayvanlardan da faydalanmış; koyun, zebra, inek vs. Buradan bizi bekleyen önemli bir soru karşılaşıyoruz. Bu bir sanat eseri midir? Farz edelim sanatçı bu çalışmasını bir sanat galerisinde sergilemek yerine bir doğa tarihi müzesine konumlandırmış olsaydı (tıpkı doldurulmuş bizonlar gibi) ve altında ”ölü bir köpek balığı” yazsaydı sizce bu kadar vurucu bir sanat eseri olabilir miydi? Vuruculuğu geçtim sanat eseri olabilir miydi? Cevap ortada, bir köpek balığı gösteriminden öteye gidemezdi. O halde buradan yola çıkarak bir yapıtı sanat eseri olarak yorumlayabilmemiz için çeşitli gereksinimler söz konusudur. Sanatçının ölü köpek balığı yaptına ”Ölü Birinin Zihninde Ölümün Fiziki İmkansızlığı” adını vermesi ve bunu sanat galerisinde sergilemesi çağdaş sanatı anlamamıza yardımcı oluyor. Çünkü doğa tarihi müzesinde inceleyip geçebileceğimiz söz konusu eser isim ve mekanla birlikte bizi insanlık tarihinin en büyük sorunsalı olan ölümle ilgili düşünmeye davet ediyor. Eminim sanatçı da bunu amaçlamış olamalıdır. İşte bu gaye eseri, sıradan bir yapıttan ziyade sanat yapıtı hüviyetine bürünmesine sebep olmakta.
Bu yazımda Hirst’ün”Yaşayan Birinin Zihninde Ölümün Fiziki İmkansızlığı” eseri üzerinden çağdaş sanatı bir takım metodolojiler yardımıyla nebze olsun anlamaya çalıştık. Bir sanat eserini sanat eseri yapan bir takım gerekliliklerin altını çizdik ve çeşitli çıkarımlarda bulunduk. Çağdaş sanatla ilgili bir sonraki yazımda yine bu sanat eserin üzerinden sanat eserinin yoruma açıklığı üzerine çeşitli yorumlar yapacak ve söz konusu yapıtı fiziki özelliklerinden yola çıkarak sanat eserinin kalıcığına değineceğiz. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.
