​ Yaz Gelse / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yaz Gelse

Yaz Gelse
 

Yaz için planlarınızı şimdiden yapmaya başladınız mı...

Tatil yapmak bile zor. Hem cebinizi hem de gönlünüzü hoş tutmak ister. Evdeki hesap da çarşıya uymaz. İşin yoksa uğraş dur.

Tatil deyince aklıma Erdek geliyor. Çok sevmiştim. Üç yaz üst üste Erdek’ deydim. Çok yer gezdim. Gitmediğim yer kalmadı ama hiçbir yer Erdek ' in yerini tutmadı. Kaldığımız pansiyon sokağa bakıyordu. Yol boyunca eğlence mekânları vardı. Çok güzeldi.

Midyeciler sokak başlarını tutmuştu. Kara kalem resim çizen sakallı bir adam vardı. Herkes gelip resmini çizdiriyordu. Ama enteresan tarafı adam size bakıp kendince size bir meslek yakıştırıp öyle çiziyordu. Karikatürize bir çizimdi. Oldukça şirin resimler çizmişti.

Küçük bir kız vardı. Elinde tartısı, ' kilosunu bilene bedava ' diye anlam yüklü bir cümle kuruyordu...

Müzik sesi hiç dinmezdi. Sabaha kadar sürerdi. Şarkılar, eğlenceler...

Sonraki yıllarda Erdek' e gidemedim. Çok farklı yerler gezdim. Yıl boyunca yorulan insanların közlenene kadar kendilerini güneşin altında yakmalarını izledim.

Tansiyonla ilgili ufak bir problemim olduğundan güneşte fazla kalamadığım için birçok kişiden, ' gölgelenmeye mi geldin ' sorusuna cevap vermek benim için oldukça sıkıcıydı...

Şu an denizde olmayı isterdim. Ama sezon açılmadığı için şimdilik kıyısıyla idare edeceğim. Nasıl olsa denizimiz de var kıyısı da...

İlk fırsatta gidip biraz kafamı dinleyeceğim. Kim bilir belki de insanların telaşını seyredip yazılar bile yazarım...

İnsanları izlemekten acayip keyif alıyorum. Bu özellik bende önceden var mıydı yoksa sonradan mı oluştu bunu da bilmiyorum.

Otobüsler bu anlamda en potansiyel yerler. Her yolculuk ayrı bir konu başlığı olabilir.

Yolculuklardan kalma komik teşhislerim var.

İzmir’ de sıraya girme alışkanlığı yok, bundan rahatsız olan da yok. Yaşlılara, çocuklulara yer verme alışkanlıkları hiç yok. Bahse konu olan kişilerin de (sanırım durumu kabullendikleri için olsa gerek) hiç öyle bir beklentileri yok...

Şayet otobüs kuyruğuna Konak’tan katılıyorsanız cüzdanlarınıza sahip çıkın. Evinize dönebilmek için yürümek zorunda kalabilirsiniz...

Özellikle otobüslerin içinde bir 86 var ki düşman başına. Nereden gelip nereye gittiğini tam olarak çözemediğim bu otobüs, beni gittiğim yere götürebilen tek otobüs. Bu otobüsün dublörü yok.

Durakta 86 beklerken o hariç bütün otobüsler ikişer üçer geçerkendavullu zurnalı karşılama komiteleri kurulduğu halde 86 dan haber alınamıyor...

Abartmıyorum, en erken yirmi dakikada bir geliyor ve tıklım tıklım dolu geliyor. Çoğu zaman da durakta durmadan geçip gidiyor. Bir dakikayı geçmeden yerini boş bir 86 ya bırakıyor. Onuda kaçırırsanız eyvah ki ne eyvah...

Yirmi dakika belki yarım saat durakta kök salmaya mahkûmsunuz. Sizin gibi 86 bekleyen başka birini bulursanız en azından sohbet ederek vakti unutabilirsiniz.

Bir başka komiklikte; durakta kime, “ 86 geçti mi ” veya, “ ne zaman geçecek ” diye sorsanız cevap hep aynıdır, ' o çok çabuk geçiyor şimdi gelir ”...

Sakın inanmayın. Külliyyen yalan...Benden söylemesi

Ben galiba bu şehri hiç sevemeyeceğim. Elimde değil. Nerede İstanbul nerede İzmir! Birbiriyle hiç alakası olmayan iki ayrı şehir. Ama geldim işte. Sevmemek için sanki özel bir çabam var. Aslında kabullenmesine kabullendim de sevmiyorum işte. Zorla değil ya..

Sevginin de zorla olanı çekilmiyor. Aklıma annemim söylediği çok hoş bir söz geldi. Bilgisayarın bu söz için, “ argo ya da kaba sözcük ” diyebileceğini hesap ederek o sözü burada kullanmayacağım. Hiç yoktan bilgisayarla polemiğe girmek istemiyorum...

Ne bilgisayarla ne de başkasıyla polemiğe girme havamda değilim hiç. Birazcık melankolik, birazcık nostaljik, birazcık da agresif durumdayım.

Sanırım bende ki bu garip ruh hali havalardan belki birazcık da yorgunluktan olsa gerek.

Yapılacak şey belli...Yatıp uyumak

İyi bayramlar...

 
Toplam blog
: 1929
: 661
Kayıt tarihi
: 11.11.06
 
 

  Hayatı ciddiye almam, emeği çok ciddiye alırım. Dünyanın en vazgeçilmez üçlüsü; çocuklar, çiçek..