​ Yazık bu buzdolaplarına! / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '07

 
Kategori
Mizah
 

Yazık bu buzdolaplarına!

Yazık bu buzdolaplarına!
 

Geçen hafta emektar buzdolabımız tamircinin değimiyle yaşlılıktan dolayı bozulmuş.
Artık güzel mi güzel, tek kapalı olsa da işimizi gören buzdolabımızdan faydalanamayacaktır. Yıllardır evimizin biricik buzdolabı artık yoktu! Bu benim hayattan alabileceğim en büyük darbelerden biriydi…
Dememi beklemiyorsunuzdur umarım.
Ya alt tarafı on iki yıllık buzdolabımızın motoru yanmış bu da çok önceden değiştirmemiz gereken buzdolabımızı şimdi değiştirmemize yol açmıştı. Buzdolabımızın içindeki yemekler, kahvaltılıklar falan filan bozulmasın diye yeni dolabımızı hemen almamız gerekiyordu. Ertesi gün annem işinden izin almıştı ve dedemle birlikte buzdolabı almaya gideceklerdi. Bende gitmeyi çok istemiştim ama dershanemde etüdüm olduğu için gidememiştim. Eve gelmek için sabırsızlıktan ölmüştüm. E nede olsa yeni bir buzdolabımız olacaktı! Neden bu kadar heyecanlandığımı ve mutlu olduğumu bilmiyorum. Bilmek istediğimden de emin değilim. Bu yüzden bu konuyu çok fazla irdelemeyeceğim.

GÜNDE YİRMİ DÖRT SAAT ÇALIŞIRLARSA SONLARININ NE OLACAĞI BELLİ

Buzdolabımız bozulduktan sonra buzdolaplarına acımaya başladığımı söylesem kafayı yediğimi düşünmezsiniz umarım. Sadece buzdolaplarına yüklediğimiz görevlerin ağırlığından dolayı böyle bir düşünce içerisindeyim. Yirmi dört saat boyunca içindeki yemekleri, sebze meyveleri, kahvaltılıkları vs. soğut dur. Üst tarafı Sibirya gibi alt taraf desen sanki ayaz var. Elektrik desen yeterince iyi gelmiyor. Habire elektrik kesintisi. Buzdolabını sanki savaş çıkmış gibi gereğinden çok daha fazla doldurma. Kapağını şak diye kapatma sanki buzdolabı değil stres topu. Kapağına dakikalarca açık bırakma. Makine nasıl dayansın bu işkenceye. Sonra buzdolabı bozulunca “Zaten bu aldığımızda da böyleydi.” “Bu markanınkilerde hep böyle oluyor.” “Bunda üretim hatası var.” demeler falan filan. E tamircide ekmek parasından olmamak için “Kardeşim buzdolabınızda bir sorun yok, sorun sizin geri zekalılığınızdan kaynaklanıyor.” da diyemiyor. Bizim milletimizin de hoşuna gidiyor tabi, hatalarını görmek istemiyorlar.
Kardeşim siz buzdolabınızı aldığınızda, size birde kullanma kılavuzu vermediler mi? Verdiler. Ama bizim milletimiz hiç okur mu kılavuz falan. Daha kitap okumayan bir milletiz bırakın kitabı gazete bile okumuyoruz. Kullanma kılavuzu mu okuyacağız. Ne gerek var ki? Bizim gibi akıllı bir millet her tür teknolojik aleti doğuştan kullanmayı bilir. Bizim genlerimizde var bu. Elbetteki böyle bir şey yok. Sadece bu tip insanlarla dalga geçmek hoşuma gidiyor. Bu gidişle de daha çok dalga geçeceğim. Taki biz kullanma kılavuzu okumayı öğrenene kadar. Buradan hepinize sesleniyorum lütfen kullanma kılavuzu okuyalım okumayanları uyaralım. Yoksa bu gidişle daha çok tamirci parası ödeyeceğiz. Elbetteki kendiliğinden olan durumlar dışında. Çünkü o zaman gerçektende para ödemek zorundayız.
 
Toplam blog
: 2
: 695
Kayıt tarihi
: 01.09.07
 
 

27 yaşındayım. Bankacıyım. Mizah yazmayı seviyorum ve yeteneğimin de olduğunu düşünüyorum...