(Bu yazıyı kesip saklayınız!.. 8 yıllık iktidarlarında sözlerini bir türlü tutmayanların, ola ki referandumdan “EVET
” çıkarsa, bu sefer ne zaman sözlerini tutacaklarını bir daha görmeniz ve anlamanız için saklayınız…) Kimseyi tatmin etmediğini bizzat kendi beyanlarıyla öğrendiğimiz “Yeni Anayasa Değişiklik Paketi” neler getirecek, neler götürecek? Ana başlıklarıyla bazılarını biz verelim de, geniş hülasasını sizler kendiniz yapınız. Allah herkese akıl vermiş, fikir vermiş değil mi? Sık sık başımızdaki iktidarın da söylediği; “
Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” sözü ışığında, işte bizim tespit edebildiğimiz başlıklar: HSYK tarafından, Van’daki soruşturmada, askerleri boş yere suçlayıp, hukuka uygun davranmadığı gerekçesiyle görevinden atılan Van Savcısı
Ferhat Sarıkaya gibi hukukçular, yeniden görevlerine dönebilecekler…
Ahmet Türk ve
Aysel Tuğluk’la beraber 37 kişilik kapatılan DTP’li siyasetçiler, Anayasa Mahkemesi’nce; “Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü aleyhine eylemlerin odağı olmak ve PKK terör örgütüyle ilişkilendirildiği” için, 5 yıl süreyle siyasi yasaklı olmuşlardı. Bu siyasi suçları işlemiş olanlar, isterlerse siyasete ve Meclis’e yeniden girebilecekler…
İskender Pala gibi, askeri yasalarca suçlu bulunup
TSK’dan ihraç edilen subay ve astsubaylar, görevlerine yeniden geri dönebilecekler… 12 Eylül darbecilerine, başta
Kenan Evren olmak üzere, yargılama yolu açılacak… Şehit, gazi ve özürlülere yeni haklar verilecek… Vergi Daireleri, borçlu insanlara ‘
Yurt Dışı Yasağı’ koyamayacak… Memurlara toplu iş sözleşmesi yapabilme hakkı ile işçilere birden fazla sendikaya üye olma hakları verilecek…
Ombudsmanlık, yani “Kamu Denetçileri Sistemi”yle, akil adamlara görevler verilecek… Askerlerin, sivil mahkemelerde de yargılanması sağlanacak… TBMM Başkanı ve Genelkurmay Başkanı’nın, ‘
Yüce Divan’da yargılanması sağlanacak... HSYK (Hakimler, Savcılar Yüksek Kurulu)’nun
7 tane olan asil üye sayısı
22’ye;
5 olan yedek süresi de,
12’ye çıkarılacak, bunlar süreleri dolana kadar görevlerine devam edecekler, dengeler bozulacak… Ana başlıklarıyla bazı maddeler böyle… Peki siz, bunların içinde tam 8 yıl önce 70 milyonun önünde, milletin gözünün içine baka baka, kesin bir dille söz verenlerin hazırladıkları bu ‘Anayasa Değişikliği Paketi’ içinde, “
Dokunulmazlıkların Kaldırılması” maddesini gördünüz mü? “
Üç Y Formülü” dedikleri; “
Yoksulluğu,
Yolsuzluğu,
Yasakları ortadan kaldıracağız” sloganıyla gelmişlerdi değil mi? Bunların hangisini ortadan kaldırdılar? Yoksa bunları daha da arttırarak
azdırmayı mı başardılar? Hani onlarla ilgili maddeler bakayım? Şu yapacakları değişiklikler konusu üzerinde, epeyce kafa yordukları, birçok kesimden kolayca “
Evet” oyu almak için, işin esasını bir güzel
kamufle etmeyi başardıkları görülüyor!
Örneğin: Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk gibileri siyasete döndürerek, Kürt oylarını toptan almayı; TSK’dan atılmışlara haklarını vererek, askere sivil yargıya götürerek, TSK’ya kızanlardan oy; şehit, gazi ve özürlülere yeni haklar vererek, şehit – gazi – özürlü ailelerinden oy; söz verdikleri halde, 8 yıldır bir türlü vermedikleri sendikal hakları memur ve işçiye vererek, bu kesimden oy; 12 Eylül darbecilerine kızanlardan oy; Vergi, çek ve senet borcu olan batakçı kesimden oyları kaparak, -eğer başarabilirlerse- 12 Eylül referandumunda bu değişiklik paketini millete onaylatıp, ardından da hemen ‘
Erken Seçime’ gideceklerdir, göreceksiniz!..
Ben garip kulunuz da oturur, saf saf düşünürüm: İyi de, şimdi bu değişikliklerin çoğunu daha önce niye teklif edip de yapmadılar? Misal; 12 Eylülcülerin yargılanması için CHP bir yasa teklifi vermişti. Meclis’te kimin oylarıyla reddedildi biliyor musunuz; AKP’nin oylarıyla… Şehit ve gaziler için MHP yasa teklifi vermiş, yine AKP reddetmişti. Memurlara sendikal haklar verilmesini, zati 8 yıl önce söz verip, yapmamışlardı. Bu ne şimdi!? İyi de kardeşim, bu referandum sonrası da AKP sözlerini yine tutmazsa ne olacak? Ne diyordu atalarımız: “Yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır!” Size kim ve neden güvenip de, kim size “Evet” diyecek? Aklını yemiş olabilir mi bu millet? 12 Eylül akşamını pek merak ediyorum doğrusu!? Bir de Almanların ‘Kahin Ahtapot Paul’e mi sorsam, ne!?