- Kategori
- Güncel
Yeni çek yasası ne getiriyor?

Yeni Çek Yasası
Mevcut 5914 sayılı çek kanununa göre çeklerini ödeyemeyenler hapis cezası ile cezalandırılıyor. Bu sebeple eskiden saygın birer esnaf olan binlerce kişi bugünlerde yeni çek yasası ile birlikte özgür kalmanın hayallerini kuruyor. Bu mağdurların binlerce yakını ise onların yollarını gözlüyor. Ancak yeni çek kanunu 2012 görüşmeleri Başbakan Erdoğan’a takıldı. Zira yeni çek kanunu düzenlemesi bugün mağdur olan binlerce esnafı hapisten kurtaracak gibi görünse de caydırıcı cezaların kaldırılması iş adamlarını ve ticaret dünyasını korkutuyor. İş adamları ve ekonomi çevreleri yeni sistemin dolandırıcı ve art niyetlilerin daha yaygın olarak faaliyet göstermesine ya da çeklerin ödenmemesi eğiliminin artmasına sebep olacağını düşünüyor. Yeni düzenlemeye bakıldığında haksız olmadıkları da görülüyor.
Zira yeni çek yasası şuan mağdur olan hapisteki mağdurlar ile yasanın çıkmaması durumunda cezaevine girme riski olan 100 bin çek borçlusunu hesaba katarak düzenlenmiş. Oysa yeni düzenleme bu mağdurları kurtarırken ilerde çok daha fazla mağduru yaratma riskini de beraberinde getiriyor. Bu nedenle Başbakan Erdoğan2ın müdahalesi yerinde gibi duruyor. Yeni çek yasası düzenlemesi ile çeklerini ödeyemeyenlere 10 yıl çek verilmemesi ve çek kullanıcılarına sicil getirilmesi gibi bazı uygulamaları beraberinde getiriyor. Aslında bankaların şirketler adına müşterilerini korumak için oluşturdukları bazı siciller bulunuyor. Buradan yola çıkarak bilgi teknolojilerinin daha yaygın kullanılması ile yeni çek yasası ile birlikte teknolojiden faydalanarak çok ileri düzey bir çek takip sistemi kurulamaz mı sorusu insanın aklını meşgul ediyor.
Bu tür sistemleri bu güne kadar devlet eli ile uygulamaya koymaya başladık. UYAP yargı ağı, MERNİS MEDULA gibi bazı yeterli olmasa da örnekleri mevcut bu sistemleri. Yeni çek yasası düzenlemesi ile binlerce mağdur hapisten kurtulurken yeni mağdurların doğmaması ve çağdaş bir ekonomik takip sisteminin kurulması ile çek piyasasının kontrol altına alınması böyle merkezi bir bilgi sistemi ile sağlanması mümkün aslında. Başbakan Erdoğan yeni çek yasa tasarısı üzerinde biraz daha çalışılmasını istedi kurmaylarından. Zira bu haliyle yeni çek yasası, bugün cezaevinde olan çek mağdurlarına yarıyor fakat yeni mağdurlar doğurması ve haletliğinden daha fazla soruna sebebiyet vermesi de olası gibi görünüyor. Mevcut çek kanunu ile mağdur çeki kesen iken, yeni çek yasasının bu hali ile geçmesi durumunda mağdur çeki kabul eden esnaf olacak.
O halde çözüm çeki yazanı da alanı da mağdur etmeyecek bir formül geliştirmektedir. Elbette böyle bir çözüm geliştirilebilir. Başbakan’ın müdahalesi ile sanırım böyle bir ayar verilecek. Örneğin adam 100 adet çek kesmiş ve düzenli olarak ödemiş ancak 1 çeki bir şekilde ödenmeyince, bu bir çek sahtekarlığı mıdır? Bu esnaf içeri atılıp cezalandırılmalı mıdır? Yoksa kendisi borcunu demeye teşvik edilmeli midir? Bu da iş sahibinin işletmesinin ödeme performansını, güvenilirliğini ve çekin kalitesini ölçecek izleyecek, çeki alanı bilgilendirecek yeni bir alt yapı sistemi ile sağlanabilir.
Mevcut ekonomik sistemde şirketlerin böyle ekonomik sicillerini tutacak ve karne verecek bir sistem bulunmuyor. Bankaların elinde şirketlere dair böyle siciller bulunuyor. Aslında bunların silinmiş olması gerekiyordu ama neyse… Merkez bankasının kayıtları ve sicilleri ise çok güvenilir değil. Zira bu kayıtlar güncel değil. Merkez Bankası'nın Risk Santralizasyon Merkezi kayıtları ne yazık ki güncel veriler içermiyor. Bu durumda altyapı sistemi kurulmadan böyle bir çek yasanının geçmesi kaçınılmaz riskler içeriyor. Örneğin ilaçta MEDUSA sistemi ile tek bir kutu ilacın dahi nereden ve kime verildiği belirlenebiliyorsa çekin kabul veya reddine karar verecek bir çek veritabanı da kurulabilir. Böyle bir sistem hem ekonomik güvenirliliği hem de kayıt dışılığın azaltılmasında etkin bir rol oynayabilir.