- Kategori
- Siyaset
Yerden göğe kadar haklısınız da…

Yazılarımı takip eden, sürekli okuyan bir arkadaşım “Ya kardeş… İyisin hassın da, Başbakan’dan başka senin konun yok mu” diye sordu…
Daha doğrusu sordu mu eleştirdi mi, ayıramadım, ya da “ayırmak” işime gelmedi…
Benim takip ettiğim konu, iktidar, çalışmaları ve davranışları.
Memleket Kayseri ama orada yaşadığım zamanlar “Yerel” konulara daha çok yazardım. Şimdi Ankara’da oturunca yerelde ne yazayım?
Elbette “Ankara yerelini” de yazmakla bitmez, ancak yazabilmek için “Detay” bilgiye ihtiyaç var, o da bende yok. Kulaktan dolma bilgilerle yazı yazmak işim değil.
Oysa iktidar ve onun bakanlar kurlu orta yerde. Her gün konuşuyorlar. Memleket meseleleri hakkında da bilgimiz var şükür… İşte o zaman da “Genel” durumu yazmam gerekiyor. O da yaz yaz bitmiyor maşallah…
Genel seçim oldu, sonuçlar açıklandı, CHP, kendi milletvekillerinden iki kişinin tutukluluğuna karşı “Tepki” diye ilk günler mecliste yemin etmedi. Bir milletvekilleri tutuklu olan MHP ise girdi, yemin etti. BDP ise 7 milletvekili tutuklu olduğu için, aynı “Tepki” ile bugüne kadar henüz yemin etmedi.
Başbakan, bu tutum karşısında ne dedi?
“Tükürdüklerini yalayacaklar…”
Tepkinin nedenini bir tarafa bıraktı, tribünlere oynadı ve bu cümleyi kurdu. Oysa, CHP yeminden önce AKP ile imzaladığı bir mutabakat vardı, altı da AKP tarafından imzalanmıştı…
AKP, bu mutabakata rağmen “İmzalamamış” gibi davranmaya devam etti, bu kez CHP “İmzanızı yalıyor musunuz” dedi…
AKP, duymazdan geldi, her zaman olduğu gibi…
Şimdi 1 Ekim tarihinde meclis açılacak, açılışta BDP milletvekilleri aldıkları karar gereğince gelip yemin edecekler. Başbakanın ifadesi ile onlar da “Tükürdüklerini yalamış” olacaklar öyle değil mi?
Oysa millet, içinde bulunduğu siyasal çıkmazdan şikayetçi, her gün şehit vermekten, sivillerin öldürülmesinden bıkmış, çözüm bekliyor. Çözüm yeri de hiç kuşku yok ki TBMM çatısı altında…
Siyasi iktidarın kriz yaratmak, sertleşmek yerine kriz çözmek ve ortalığı yumuşatmak gibi bir görevi sizce var mı yok mu?
Bana göre var…
Yeni “Sivil anayasa” yapmaktan ve bunda “Mutabakat” da ararken, ortalığı germenin bir anlamı var mı?
Elbette yok…
Ancak Başbakan, germeye devam ediyor. Ediyor ve BDP’nin “Yemin etme ve meclis çalışmalarına katılma” kararı kendisine sorulduğunda da şöyle söylüyor: "Siz beni yakından izliyorsunuz. Ben bu konuda daha önce BDP’nin de Meclise geleceğini söylemiştim. Aynı şeyi CHP için de söylemiştim, CHP geldi… BDP’nin de geleceği noktasındaki düşüncelerimi ifade etmiştim. Dün de bu beklentimiz yaptıkları açıklama ile gerçekleşti…"
Ne demek istedi Sayın Başbakan?
Her halde “Gözümün içine bakın, ne demek istediğimiz anlarsınız” mı dedi?
Öyle dediyse, ki dedi, biz de anladık…
BDP de “Tükürüğünü yaladı” ve meclise girmeye karar verdi. Ben de zaten “Günü” yazıyorum, başka hangi konuya gireyim ki?
29 EYLÜL 2011
İBRAHİM PEKBAY