- Kategori
- Sağlık
Yeşil kartta memnuniyet verici, ancak eksik bir uygulama...

Merhaba değerli okurlar,
Birkaç gün öncesinde basınımıza düşen bir haber, gerçekten son derece memnuniyet verici...
İnsanın keşke benzer kaçakların da aynı hassasiyetle tespit edilip, gerekli işlemler yapılabilse diyesi geliyor....
Başlık şöyle;
" 270 bin yeşil kart iptal edildi. "
" Hükümet, yeşil kart sahiplerini yakın takibe aldı. Tapu ve araç kaydı, gelir ve sosyal güvenlik durumu incelenen 270 bin kişinin kartı iptal edildi...
SOYBİS olarak bilinen Sosyal Yardım Bilgi Sistemi’yle, yeşil kartlılar sıkı takibe alındı.."
Evet bu takip sonucunda, "Devletin malı deniz, yemeyen domuz...." anlayışını benimseyerek, Sizin, bizim, kısacası hepimizin hakkını yiyen bir takım insanların haksız yere bu uygulamadan yararlanmalarının önü kesilmiş oldu...
AKP'yi tıpkı, sigara yasağı, SSK ve Bağ-Kur emekli maaşlarındaki düşük maaşa yüksek, yüksek maaşa düşük oranda zam yapılması, ( temenni edelim ki bir eksiklik olarak görülen memur emekli maaşlarında da benzer uygulama yapılsın.....) gibi başarılı uygulamaları nedeniyle, SOYBİS uygulamasını hayata geçirmesi nedeniyle de, tebrik etmek gerekir....
AKP, beğensek de beğenmesek de son günlerde güzel işler yapmaya devam ediyor....
Bilindiği üzere, son uygulamalarından bir tanesi olan, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine yapılan zamda, düşük maaş alana yüksek, yüksek maaş alana düşük zam vermiş ve makasın daraltılması yönünde çalışma başlatmıştı....
Evet, parantez içerisinde yukarıda da ifade ettiğim üzere, bu çalışmalarının, memur emeklileri içinde hayata geçirilmesi ise dileğimizdir...
Çünkü, taban ve tavan arasındaki uçurum sadece SSK ve Bağ-Kur emekli maaşları arasında değildir...
Bunun fersah fersah daha büyük makasını memur emekli maaşları arasında görmekteyiz...
Evet, memur emekli maaşlarında da korkunç denecek düzeyde farklılık söz konusudur....
Taban 898 TL ile geçinmeye çalışırken, tavanın aylık maaşı 10 milyarın üzerindedir...
Yine, AKP'nin bir diğer güzel uygulaması ise, Kredi ve Yurtlar Kurumundan kredi alanlarla ilgili olarak ortaya konulan çalışmasıdır...
Kredi ve Yurtlar Kurumundan kredi alanlarla ilgili olarak CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk’ün soru önergesine Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın verdiği yanıtta, öğrenim ve katkı kredisi borçlarını ödeyemeyen 750 bin 891 dosya borçlusu hakkında takibat işlemi başlatıldığının anlaşılması da memnuniyet vericidir...
Ülkemizde artık herkes, Devlete olan borcunu ödemeli ve borcunu ödeyen namuslu vatandaşlar, aptal insan yerine konmaktan çıkarılmalıdır...
Devlet de artık çıkaracağı saçma sapan AF kanunlarına son vermeli, namuslu ve dürüst vatandaşları cezalandırmaktan, onlarla adeta dalga geçmekten vaz geçmelidir....
Evet değerli okurlar,
Bugünkü esas konumuz ise, yeşil kartta ki iptallerdir...
Kartların iptal edilmesi önemlidir, ancak daha da önemlisi, bu uygulamadan haksız olarak yararlanan insanların, devlete ne kadar zarar verdiğinin de tespit edilerek, bu zararların kendilerinden tahsil edilmesidir...
Çünkü haksız yere Devletin kesesinden kendilerine menfaat temin eden bu insanlar için harcanan parada, 74 milyon ülke insanının hakkı vardır.....
Bu nedenle haksız yere 270.000 yeşil karta bir şekilde sahip olan, ancak sonrasında haksız edinim nedeniyle kullanıldığı tespit edilerek iptal edilen bu insanlara, devlet bütçesinden harcanan paraların da, bu insanlardan tahsili zorunludur..
Yani bu tip kötü niyetli kişilere, bu ülkede yaptıkları yanlışların, işledikleri suçların kendilerine caydırıcı ceza olarak yansıyacağını da, göstermek ve öğretmek lazımdır....
Aksi takdirde, suçlar önlenemez....
Ancak bu uygulamada içimdeki bir ses nedeniyle ummak istiyorum ki, iptal edilen bu kartlarda AKP, inşallah, senin adamın, benim adamım ayrımı yapmamıştır....
Çünkü, biliyoruz ki, yandaş kavramı, bu ülkenin en büyük sorunudur.....
Çünkü basına yansıyan bilgilerden biliyoruz ki, bu ülkede, 2001 yılında kendisi eşi ve 4 çocuğu yeşil kart ile hayata tutunma mücadelesi verirken, sonrasında AKP Kadın Kolları MKYK üyesi olmanın avantajını iyi kullanan Sayın Emine ALİOĞLU'nun, 2002 yılında 25 milyarlık bir Şirket kurarak yüzlerce milyarlık devlet ihaleleriyle bir anda nasıl durumunu iyileştirdiği, bu yandaşlık anlayışının en somut örneğidir...
Çünkü, bu çarpıcı örnekde oduğu üzere,
O insanın vicdanına seslenmek lazım, mademki 25 milyarlık bir Şirket kurabiliyorsun ve devlet ihalelerinden yüzlerce milyarlık ihale alabilecek gücün var, o zaman bu yeşil kartı niçin aldın?
Yine kul hakkından bahseden ve tüm yetkileri elinde bulunduran Devletin başında olanlara, " Bu kartı niçin aldın, ya da sen yeşil karta muhtaç bir durumdayken, nasıl oluyor da 25 milyarlık, bir şirket kurabiliyorsun, bu parayı nereden buldun...." diyerek, o kişiye bir sordun mu diye sormamız lazım......
O kişinin Sayın Bülen ARINÇ beyin zamanına ifade ettiği üzere sadece görevden ayrılması ise hiç de yeterli değildir........
AKP, adı böyle olumsuzluklara karışan partililerini de geri plana çekerek korumamalı, haklarında gerekeni yapabilmeli.........
Ne yazık ki AKP'de, bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.........
Bir Sayın Şaban DİŞLİ, bir Sayın Kemal UNAKITAN, bir Sayın Dengir Mir Mehmet FIRAT dosyası, basında patlayıp, sonrasında perde gerisine çekilen dosyalardır.........
Bunların perde gerisi ile gündemden düşürülmesi, kamuoyu vicdanında bu dosyaların kapandığı ve onların aklandıklarını göstermez......
Bu nedenle, yine Devleti idare eden ve 270.000 yeşil kartı iptal edenlere basındaki haberlerde yer almadığı için hatırlatmak lazım.......
Bu insanlar için harcanan ve 74 milyon ülke insanının hakkı olan paraların üzerine soğuk su mu içmek lazım?
Yoksa haksız yere yapıldığı tespit edilen bu harcamaların faiziyle birlikte, bu kartları kullanan kötü niyetli kişlerden, ya da bu insanlara bu kartları veren sorumlu bürokratlardan geri mi almak lazım?
Bence doğru olan, sadece kartların iptali değil, o kişiler için yapılan tedavi giderlerinin de yasal faizi ile birlikte kendilerinden ya da bu kartları veren sorumlularından tahsil edilerek geri alınmasıdır.........