- Kategori
- Siyaset
Yeşil saray

AKP iktidara hangi yoldan geldi, bilmiyorum, ama, Başbakana göre, demokrasi bize hiç uğramamış. AKP 7.5 yıldır, demokrasi için uğraşıyormuş. Kolay değil elbet, demokrasi bu. Çoğunluk konuşacak, karar ona göre verilecek, AKP de olduğu gibi. Başbakan dedi ki: Tek tip yaratmaya çalışmıyoruz. Bence de çalışmıyorlar, kendiliğinden oluyor. İnsan sokağa çıksa, kimin AKP li, kimin değil, ayırt etmesi zor olmuyor. Bıyıklardan anlaşılıyor.
İnsanlar, Tanrının yarattığı dünyada, kendilerine ayrı dünyalar kurmaya bayılıyorlar. Kimse, Tanrının yarattığı dünyayı beğenmiyor. Bu arada, kendi dünyalarını kuramayanlar ve Tanrının verdikleri ile idare etmeye çalışanlar da var. Aslında çoğunlukta olanlarda bunlar. Dünyayı bozup, yaşanmaz duruma getirip, sonrada kendi dünyalarını kurup, oraya sığınanlar, dışarıda kalanlara da hükmetmeye çalışırlar. Siz, orada kalın. Tanrının vermediklerini, biz size veririz. Avucunuzu açın, ama, gözünüzü açmayın. İşte demokrasi bu. Her şeye sahip olan, azınlığın, hiçbir şeyi olmayan, çoğunluğa tahakkümü. Dünyaya bakın, Ne görüyorsunuz? Hastalık, açlık, sefalet, terör ve savaşlar. Zenginlerin, yoksulları dışarıda bırakmak için icat ettikleri bunlar. Ben, ülkemizin bu manzaraya uyduğunu düşünenlerdenim. Ya siz? Son 7.5 yılda, bu tarzı, daha çok benimser olduk. İşsizlik, yoksulluk, sefalet, bizi esir alsa da, bir şekilde aç kalmıyoruz, Kimi zaman, kapımızın önüne konan yiyecek poşetleri, ödemeyeceğimizi bildiğimiz halde sığındığımız kredi kartları, beynimize şırınga edilen, umut kırıntıları. Şükredin, Tanrıya sığının. Tanrı, onlara veriyor. Onlar da bize verirler elbet. Bakın, zekat yerine işçi alınacakmış. Her zengin, bir yoksulu işe alacakmış. Başbakan, zenginlere kızmış, köpürmüş. Hele bir almasınlar. Maliye diplerini oyar, alimallah.
Başkanlık sistemi biz uyar mı? Başkan ve takımı nerede oturacak? Beyaz saray mı inşa edeceğiz.? Yok, beyaz olmaz. Bizimki yeşil olmalı, daha uhrevi, daha nurlu. Bu, başkanlık lafı ve hevesi, Başbakanlarımızın, her ABD ziyareti sonrasında, ortaya atılıyor. Rahmetli Özal çok istemişti, başkan olmayı, ama olmadı, ömrü yetmedi. Şimdi de Erdoğan istiyor. Siyah Obama yı, Beyaz Sarayda görünce, kendini de muhtemelen, Yeşil Sarayda düşünmüştür. Yoksa durup dururken çıkmadı, bu başkanlık işi. Anayasa değişikliği, referanduma gider de, kabul görürse, neden olmasın ki? Cumhurbaşkanımız ne olacak. Başbakanlık ortadan kalkacağına göre. Kayseri den Eyalet senatörü seçilebilir. Bütün bunlar olursa, Erciyes yanardağı yeniden faaliyete geçer mi dersiniz? Bence geçer. İyicene patlar. O patlamazsa, ben, mutlaka patlarım.