​ Yine Kadın. Hep Kadın / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Nisan '19

 
Kategori
Deneme
 

Yine Kadın. Hep Kadın

Yine kadın, hep kadın. Kadınları düzeltene kadar bu hep böyle gidecek. Bugünün konusu ne biliyor musunuz?  Afyonkarahisar da ağabey cinsel istismarda bulunduğu iki kız kardeşini öldürmüş, biri de beş aylık hamile.

Suçlu kim,  ağabey mi? Yoksa kız kardeşleri mi? ya da anneleri mi?
Suçlu, bu toplumun dinamik taşlarını oluşturan, gelenekler, görenekler, kanunlar, eğitim kurumlarıdır. Bir toplumun diye başlamadım cümleye dikkat ederseniz. Bu toplumun diye başladım.  Avrupa kendi içinde 2.Dünya Savaşı sonrasında ahlaki çöküşü yaşadı.  Bunları Avrupa  dinamiği için söylüyorum. Sakın karşılaştırdığımı sanmayın. Kendi içinde Orta Doğu da bunu yaşadı. Onlar da savaşımını Din kaideleri ile ilgili olarak verdi.

Ben şuna inanıyorum ve bunun muhakkak olması gerektiğini biliyorum artık.  Türk toplum yapısı oluşurken, kadınlara çok fazla kutsal görev verildi. Kutsal Anne, Kutsal Kahraman, Kutsal savaşçı, Şehit annesi….vb. Bunlar belki yeni kurulan Türkiye Cumhuriyetinin handikaplarıydı.
Yani kadını işaret eden her şeyin önüne , ona insan olarak bakmamızı engelleyecek her türlü sıfatı koyduk. Kutsal anne olunca, onun edepsiz düşünceleri olacağını düşünmedik, ya da kahraman savaşçı olunca bir erkeği istediğini anlamadık. Onlar hep Kutsaldı çünkü. Avrupa bunu daha rahat atlattı. Kazanılmış bir zafer yoktu. Bunun yükünü kadın, erkek olarak ayrılmadan toplum olarak çekmek zorundalardı. Bu yüzden kadın, kutsal kadın olmadan işçi sınıfına girdi  yaşamın doğal sonucu olarak. Böyle olunca da ahlak seviyesi 2.Dünya Savaşından sonra birden çoktü Avrupa’da.  Bizim hiç yaşamadığımız bir çöküş var,  travmatik olarak kadın toplumunu etkileyen.

Avrupanın da noktayı koyduğu bir çöküş hikayesi var.  Şimdi George Politzer “Felsefenin Temel İlkelerinde”  bundan bahseder, Nİkitin “Ekonomi Politik” Kitabında bahseder, ekonomik sistemlerde insan gibidir, büyür gelişir ve biter der. Her bir sistem bir sonraki sistemin habercisi ve belirleyecisidir. Aynı şey Kadın toplumlu için de geçerlidir. Türk toplumu için Kadınlar ahlaki  çöküşü  -bence KUTSAL olan budur, - yaşamadılar. O yüzden kendilerini, vücutlarını, vücutlarının istediklerini bilmiyorlar. Onlar için bunları bilmek ayıp. Bunları bilmedikleri için de bir erkeğe neler öğretmesi gerektiğini bilmiyorlar.  Kendi bedeninden utanan, cinselliği sadece çocuk yapma  ve hayatının sigortası olarak gören bir kadının gözünden bakın bir kere hayata.

Orospu dedikleri hayat kadınlarından daha mı çok iyi hissediyordur sizce kendini, belki de onun yerinde olmak istediğini kaç kişiye itiraf ediyordur ki. Kızı, oğlundan hamile kalan kadın, acaba içinden ne diyordur. Kızı başkasından hamile kalsa daha mı iyi olurdu acaba. Ahlaki çöküş de dipten daha aşağısını yaşıyoruz şu an.

Toplumların ilerlemesinde büyüme sıralamasında yaşadığımız inişler ve çıkışlar en çok kadınların kafalarında kavram karmaşasına sebeb oldu. Yok ben sokakta anlatıyorum. İster anlasınlar, istemezlerse anlamasınlar. Birileri iyi yada kötü doğruları söylüyor, söyleyecek derler içlerinden en azından. Yada ‘aaaa tam da ben de bunu düşünüyorum ‘ diyecekler. Yada onları dinliyorum ben.

Tabii ki bu olanlar beni mutlu etmiyor. Daha güçlü kadınlar görmek isterdim toplumda. Ölçüsü de bunun , telefon veya marka arabalarda olmamalı. Ya da statünün verdiği güç oyunları değil. Güçlü duruş. Doğru soru. Yanlışı nasıl yaparsak yapalım çıkarmak hayatımızdan.  Altında travmatik empati yapma girişimleri olmadan. Çünkü yanlış, yanlıştır.

Sevgilerimle Ayrık Otum.
 

 
Toplam blog
: 96
: 369
Kayıt tarihi
: 05.09.07
 
 

Size hikayeler anlatmamı beklemeyin, halen büyümek istemeyen birisiyim. Daha çocuk, daha yaramaz ..