- Kategori
- Güncel
Yine sınıfta kaldık!...

Bize çalışmak yakışır...
“Şimdi sınıfları boşalttık!” Diyerek çocuklarımız, A B C D’nin şıkları arasında karnelerini alarak uzun bir tatile çıktılar. Hani hak etmedi değiller. Arap atı gibi, okulla kurs arasında dolanıp durdular! Şimdi kimisi ağladı, kimisi de güldü. Tıpkı hayatın kendisi gibi.
“ Siyasetin Sihirli Formülü” başlıklı yazımda; Türkiye’nin “Barış”ta sınıfta kaldığını yazmıştım. Şimdide, ne yazık ki, “ Sendikacılık” da geçerli notu alamadık. ITUC’un yıllık hazırladığı “2008 Sendikal Hak İhlalleri Raporu”nda, Avrupa Birliği ve İLO Standartlarından çok uzak olduğumuz, yani, ‘Grev, ve Toplu Görüşme Hakları’nın istenilen düzeyde olmadığı belirtilmiş.
Haydar ve biber gazlarımız ile buçuklu ücret artışlarımız sağ olsun!...
Bir kötü karnede Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ( AİHM)’ den geldi. Eski eşinden şiddet gören Naide Opuz, yurt içinde bulamadığı adaleti, yurt dışında aradı ve sonrada Türkiye’yi 36 bin 500 euro tazminat ödemeye mahkum ettirdi.
Davranıştan da, sınıfta kaldık!...
4 Mayıs 2007’de Başbakan Erdoğan’ın, zamanın Genelkurmay Başkanı ile yaptığı ve şu günlerde sır gibi saklanan görüşmesi “Sırlar Dünyası” programına döndü.
Meraktan neredeyse çatlayacağız!.. Başbakan, Kıvrıkoğlu’ açıklarsa, bende açıklarım demiş… Haydi Kıvrıkoğlu ve Başbakan, çıkarın şu baklayı da, milyonların merakını giderin!.. Bekliyoruz…
Sözlüden de sınıfta kaldık!...
Orta Anadolu’nun bağrından çıkan ve “Gonlüm hep seni arıyor…” diye devam eden Bozlak Türkülerinin usta yorumcusu Neşet Ertaş’ı, Nil Karaibrahimgil adlı şarkıcı tanımadığını söyleyerek büyük gaf yaptı. Sanırım şarkıcımız bu arada kek yapıyordur!.. Oysaki gerek Nil Karaibrahimgil ve Neşet Ertaş’ın babaları da müzisyen. Kuşaklar arasında kopukluk olmasın?
Müzikten de sınıfta kaldık!...
Neyse ki, Başbakanı, devlet bankalarından 750 milyon dolar kredi alarak Başbakan’ın damadının yönettiği bir şirket tarafından ihale sonucu satın alınan, ATV’nin “Başbakanla Gündem” adlı programında izledik.
Ne doyurucu programdı değil mi?
Bütün kafalardaki sorular, sunucu ve gazeteciler tarafından bir bir soruldu. Allah hepsinden razı olsun! Ailesinin yüzme bildiğini bile öğrenebildik!...
“ Fener ve Ergenekon” işte hepimizin sonucunu merakla beklediğimiz yılın davaları. Umarım hızlı ve adaletli sonuçlanırda hiç olmazsa “Hukuk” tan sınıfta kalmayız!...
Günler sayılı derler, üç buçuk ay çabuk geçer. Yan gelip yatmadan, derslerimize iyi çalışırsak, karnemizdeki zayıfları gelecek yıl düzeltiriz. Yoksa yine ABCD’nin boş kutucukları içinde, bizi geçenlere öylece baka kalır, sonrada bizlere; “ Okumuşsun ama yinede adam olamamışsın” derler!
“ Çalışkan Milletizdir” Bizlere de bu yakışır değil mi?
Ne dersiniz?
Sevgiyle kalın…
13 Haziran 2009/ Bursa
Ertuğrul ERDOĞAN