Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '19

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
92
 

Yiyeceklerimiz ve Biz

Merhaba herkese,

Gün geçmiyor ki hazır aldığımız yada yediğimiz yiyecek sebze vsvs ile ilgili kötü şeyler öğreniyoruz. Mesela Şarküteri ürünleri ile ilgili domuz eti ve artık bazı ürünlerin salam sucuk sosis gibi şeylerin içine konduğu ile ilgili haberler çıkıyor. Bunlardan sonra herkes sucuğu evde kendi yapacak bu gidişle. Ben bile buna karar verdim. Zaten bunlar sık yediğimiz ürünler değil ama çocuğu olanların işi zor onlara nasıl laf anlatacaklar. Biz çocukken bunları en güzel kapalıçarşının girişindeki şarkütericilerden alırdık o zamanki karabiberli salamın tadı bile başkaydı şuanda aynı tadı hiç alamadım. Hele ki parmak sucuk ooff onun yağı bile bir başkaydı. Neden böyle olduk. Kısa yoldan para kazanmayı düşünen firmalar bunları bir düşünsün.

Yoğurt en çok yediğimiz şey. Bunu bile herkes artık süt alıp kendi evinde yapıyor. Mahalle sütçülerininde katkısız gerçek süt ve su katılmamış olması kaydıyla. Yöresel süt diye alıp kaynadığında tencere kenarında su buharlarını bile gördüm. El insaf diyorum yani bu insanlar nasıl yastığa başını rahatça koyuyor.

Evimizden hiç eksik etmediğimiz yumurta. Canım yumurtalar maalesef kafes tavukları çıktığı için nasıl bir yumurta yediğimizi artık sorgulayamıyorum. Hep daha çok kazanmak için sahte güneş ışığı ile kandırılıyorlar.T abi bizde tavuk yerken kandırılıyoruz.

Tavuk değil de piliç yiyoruz. Yaşımın civarında olanlar bilir. İstanbul Aksaray'da Çukurpazar'da ben çocukken kafeslerde canlı tavuk olurdu. Beğendiğinz tavuğu seçerdiniz hemen orda keser, yolar size verirlerdi. Eve gelen tavuk sıcacık olurdu o yüzden epey büyüyene kadar  o tavuklara dokunamadım. Sanki canlanıp beni ısırır diye korkardım. Neyse o gelen tavuğun içinde bazen yumurta da çıkardı ciğeri taşlığı da olurdu. Hele onu haşlayınca suyuna yapılan çorba ve pilavın tadına doyum olmazdı.

Bunca yiyecek arasında en temel besinler sebzelerimiz ve meyvelere gelsin sıra. Patlıcanın boyanması, domatese hormon verilmesi ,muzun ilaçla sarartılması,  yabancı meyvelere ağırlık verilmesi. Hele bunların yanında şu sıralar fiyatlarının ateş pahası olması üstüne tuz biber serpiyor.

Biz ne yiyeceğiz diye insan soruyor. Ben artık çocukken çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Ve emekli olduktan sonra bir arsa alıp domates, biber, sebze meyve  yetiştirip onları yiyeceğim en azından nerden geldiği belli olan şeyler yerim. Yalnız tohumları şimdiden biriktirmek lazım mı acaba? Bunun eğitimini almak isterim. Bir iki tavuk aldım mı yumurtalarım da hazır.

Ya siz neler yapmalıyız düşünüyor musunuz? Yoksa aman boşver bize birşey olmaz diyecek misiniz? Aslında birlik olursak bunların üstesinden gelebilir miyiz? Yoksa organik adı altında fahiş fiyatlara bunları satanlar haklı mı? Maliyet o kadar yüksek olmamalı diye düşünüyorum. İlerki yıllarda bunları yaptığımda sizlerle paylaşacağım. O zamana kadar hepimiz sağlıkla kalın. Sevgiler.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 4
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 64
Kayıt tarihi
: 21.01.12
 
 

Makina mühendisiyim.. Kitap okumak ama gerçekten ve müzik dinlemeyi çok seviyorum. Bazen ilham geld..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster