- Kategori
- Öykü
Yoğurtlu Ispanak istiyorum diye ağlıyordu Küçük Kız.(son)

Küçük kızın durumu günden güne iyiye giidyordu. Artık ateşi düşmüş, kızarıklıkları iyileşmeye yüz tutumuştu. Gene de annesi doktorun Kızamığın sonu tehlikelidir uyarısına uyuyor ve onu neredeyse pamuklar içinde yaşatıyordu. Yaşadıkları evde sobanın yandığı odada yatıyor, odadan ihtiyaç için çıkacağı zaman sırtına hırka giydiriliyordu.
Büyük bir şans eseri kardeşi kızamık belirtileri göstermemişti. Belki miktobu almış ama hastalanmamıştı. Umarım daha sonra çıkmaz hastalık onda diye annesi temenni ediyordu.
Doktorun tavsiyesi ile gene çok hafif gıdalar muhallebi, çorba, ıhlamur üçlüsü ile besleniyordu. Artık bu gıdalardan bıkmıştı küçük kız. Zaman zaman çok sevdiği köfte patates, yaprak dolması gibi yemekler gözünün önünden geçiyordu. Özellikle aç olduğu zamanlar.
Yavaş yavaş kendine gelen çocuk okulundan geri kalmamak için derslerini de ihmal etmek istemiyordu. Okul arkadaşlarına soran annesi okuldan haberler getiriyor, ona göre günde bir kaç saat ders yapıyordu küçük kız. Hastalığı iyileşip okula gidince gene sınıfın birincisi olmak istiyordu.
Günler böyle geçerken bir sabah uyanıp pencereden baktığında karı gördü. Gece başlayan kar şehrin üstünü örtmüş ve harika bir görüntü yaratmıştı.
Ama bu harika görüntü küçük kızda başka bir şeyi çağrıştırmıştı. Günlerdir çorba, muhallebi ile beslenen çocuk evlerinin bahçesindeki çam ağaçlarının üzerine yağan karı görünce birden ağlamaya başladı.
Bu görüntü ona üstüne yoğurt dökülmüş bir tabak mis gibi ıspanak yemeğini anımsatmıştı. Ispanağı çok seven küçük kız şimdi yoğurtlu ıspanak isterim diye ağlıyordu. Çocuğunun bu içler acısı ağlayışı karşısında çaresiz kalan anne, doktora sorayım, eğer izin verirse akşama pişiririm diye onu susturdu.
Ne yazık ki doktor nuh diyor başka bir şey demiyordu. Çorba, muhallebi, püre diyetinden başka yiyeceğe izin verilmeyen küçük kız o gün ve ondan sonraki bir kaç gün yoğurtlu ıspanak yiyemedi.
Doktorun istediğini yiyebilir iznini verdiği gün annesinden ilk istediği yoğurtlu ıspanak yemeği idi.
Küçük kız büyüdü, yaşlandı ama ne zaman üzerine kar yağmış bir çam ağacı görse o hasta günlerinde özlemle canının çektiği yoğurtlu ıspanak aklına gelir ve hemen evine koşup, mutfağına girip ıspanak yemeği pişirirdi.
Bu öykü bir zamanlar doktorların ateşli hastalıklarda hastalarına ağır, yağlı yemekler yerine yağsız çorba, muhallebi diyetleri uyguladıkları döneme aittir. Şimdilerde doktorlar böyle katı bir diyet uygulamıyorlar.
Belli mi olur belki yıllar sonra tıpta kaideler değişir ve gene yağsız diyet uygular doktorlar hastalıklarda.