Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
304
 

Yol aynı yol ya yolun sonu?

Yol aynı yol ya yolun sonu?
 

Yıl 1909 Abdülhamit "artık suyu akışına bırakacağım " dedi ve İttihatçıların isteklerini kabul etti . Birkaç ay sonra da tahttan indirildi. Vatansever İttihatçılar maalesef önce balkanları kaybetti yenilgiler üst üste geldi ve birinci dünya savaşına girildi . Malum son her şeyi kaybettiler . Daha sonra onları da malum trajik son bekledi . Ardından Mustafa kemalin liderlik çabaları sonuç verdi ve başkomutanlığa sahip olabildi . Yunanlılar Ege yi işgal etmişti Ankara ya geliyorlardı . Ama bu onların sonu oldu çünkü kendi hinterlandından çıktılar ve bilmedikleri bir coğrafyaya geldiler ve Atatürk sonlarını getirdi .Tabi bizi batı için tampon bölge gören Ruslar ın yardımını unutmamak gerekir . Sıra İstanbul a geldi. Bir birlik gönderildi ama İstanbul a girilemedi. Daha sonra Musul dan vazgeçtiğimiz haberi İngilizlere ulaştırıldı , İngilizlerde bunun karşılığında İstanbul dan çıktı. Zaten petrol isteğini elde eden ve Güneydoğu halkıyla O dağlık bölgede savaşmayı göze alamayan Fransızlar çoktan da gitmişti. Elimizde kala kala Anadolu kaldı . Ya o da kalmasaydı Ya Yunanlılar kendi hinterlandından çıkmasaydı?

Bu sorular neden sordum veya bunlara neden değindim . Maalesef Türkiye pek değişmiyor. Başbakan Erdoğan savunma süresi istemedi , anayasa değişikliğine gitmedi anlaşmaya varmadı . Yani Abdülhamit gibi suyu akışına bıraktı. Gözler Anayasa mahkemesinde , eğer AKP kapatılır ve Erdoğan 'a yasak gelirse Türkiye nin güneydoğu ile bağı tamamen kopar şimdilik resmi olarak kopmasa da herkesin bildiği gibi bu işin sonu ayrılıştır . Veya taviz üstüne tavizdir. Kafkaslara en çok önem veren ikinci lider olan Erdoğan ın gitmesiyle orda da yavaşlama meydana gelecektir. Türkiye aslında tabanı olmayan ve kendine iktidar verilmiş merkez sağ görünümlü liderlerin elleri altında bir doksanlı yıllar faciası daha yaşayacaktır . Tek partinin verdiği güçle 301 ve AB ye uyum yasaları rahat geçer ama koalisyonlarda biri benim tabanım bunu kabul etmez der öteki bunu da benim seçmenim kabul etmez der herkes kendi partisi için çıkar sağlar yani doksanlar filmini tekrar izleriz . Tabi vizyonsuz bütünlüğü olmayan ve birileri tarafından verilmiş iktidarla Türkiye neler yapabilir . Bu koalisyonların en kötü yanı da kolay yönetilebilir olmalarıdır mutlaka açıkları vardır. Buna en güzel örnek Ecevit hükümeti 28 şubat tan sonra iktidar ellerine verilmişti ve nasıl dağıldılar ve Türkiye ne hallere düştü gördük. Halk - birkaç partinin birleşmesiyle alınan yüzde 21 lik oy aslında yüzde 15 e tekabül ediyor- oyu yüzde 15 olan ve tahran erdemin değişiyle oylarının büyük çoğunluğunu AKP ye karşı olanları verdiği, yönetme gücüne en fazla sahip ikinci parti CHP yi de getirmeyeceğine göre siz o zaman Türkiye nin halini düşünün. Bu sefer mavi gözlü devin geleceğini de zannetmiyorum Çünkü o zaman savaş vardı bu sefer baştaki siyasetçi olacak.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

her yerde şavaş var küresel tek çare demokrasi cephesi şavaşa son vermek için.. madem siyaset öngörü bütünsel olmalı saygılarımla..

Salih ERDAGI 
 01.05.2008 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1276
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Üniversite öğrencisiyim. 24 yaşındayım. Siyaseti severim. Futbolu severim. Seviyeli muhabbetler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster