Yüksek gerilim / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Şubat '17

 
Kategori
Futbol
 

Yüksek gerilim

Türkiye Kupasındaki erken finalde iki takımda sahaya çok tedirgin ve gergin çıktılar. Hadi F.Bahçe'nin gerginliğinin sebebi lige havlu atmak üzere olmasıyla geçiştiebiliriz. Beşiktaş'ın gerginliğini hem de başkanlarının süt kupası diyerek hafife aldığı bir maçta bu kadar gergin olmalarını anlamak mümkün değil. Maçtaki ilk pozisyona Lens ile F.Bahçe girdi. Ancak Lens bu pozisyonda ceza alanına girdikten sonra topu ayağından açınca kaleci Fabri tehlikeyi savuşturdu. Ancak pozisyonda Ali palabıyık neden faul verdi anlamak mümkün değildi. Zaten bu pozisyondan sonra maçta sazı eline alan Beşiktaş oyunu isteediği gibi oynadı. Ancak 41. dakikada RVP ile Tosiç arasındaki mücadelede hakem faulü Tosiç lehine vermişken Tosiç'in giderek RVP'ye kafa atması ile oyunun dengesi değişti. Pozisyonda RVP'nin gördüğü sarı kart doğrudur. Ancak RVP'nin daha önce Oğuzhan ile girdiği ağız dalaşları ve hafif itiş kakışlarında Ali Palabıyık sarı kartını kullanmış olsaydı zaten RVP bu pozisyonda böyle davranmazdı. Dolayısıyla pozisyonda çıkan kartlar doğrudur. 

F.Bahçe maçı kendi alanında kabullenirken çok iyi defansta yapamadı. Şener ve H. Ali sürekli olarak adamlarnı kaçırdılar ve çok basit çalım yediler. Rakipler Lens'in nasıl oynadığını nasıl çalım attığını artık ezberlediler ve Lens bu maçta asist yapmasına rağmen ilk geldiği haftalardaki çizgisinden geriye doğru gidişi devam ediyor. Ayrıca o da Türkiye de futbolun ayakla değil ayak oyunları ve itiş kakışla oynandığını anlamış. Josef bu maçta yine saç baş yoldurmaya devam etti. Bu adama verilen paralara çok yazık. Souza gibi oynayan etliye sütlüye karışmayan oyuncu Türkiye de çok fazla. RVP bu maçta Tosiçi attırmasına, gol atmasına rağmen futbol olarak hiç bir şey oynamadı. Ayrıca Tosiç ile yaşadığı gerilim esnasında yaptığı hareket ile derhal gönderilmesi gerekir. Sow da sadece bir pozisyon dışında yoktu. Ama Sow'un Afrika kupası mazereti var. 

Maçın ikinci yarısında bir kişi fazla oynamasına rağmen Advocaat'ın takımı yine üretmekte zorlandı. Ürettiklerini de sayıya çevirme konusunda daha da zorlandı. Advocaat ayrıca ikinci yarıda RVP'yi oyunda tutarak çok büyük risk aldı. Oysa eksilen rakibe karşı Fernandao kozunu sahaya sürebilirdi. Maalesef Advocaat da da büyük düşüş var. Sow'un pasında Lens sanki ofsayt gibiydi ama çok zor bir pozisyondu yan hakemin süzmesi çok zordu. Zaten aynı yan hakem kendi sahasından çıkan Josef'in hem de 3 tane Beşiktaşlının gerisinden çıkmasına rağmen pozisyonu ofsayt olarak değerlendirdiğini düşünürsek bu pozisyonu süzebilmesini düşünmek çok fazla iyimserlik olur.  Ozan'ın kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyondaki beceriksizliği de ayrı bir araştırma konusu olur. Lens'in maçın sonlarına doğru kazanılan serbest vuruşu çabuk kullanarak kaleye yaptığı vuruşta Ali Palabıyık yine bu seviylerin hakemi olmadığını ispatladı. Ya golü vereceksin ya da Lens'e sarı kartı. Ama maalesef nerede o yürek.....

Golden sonra F.Bahçe yine topu Beşiktaşa bırakarak ekran karşısındaki taraftarına saç baş yoldurmaya devam etti. Oysa golden önceki top çevirme oyununa devam etmesi gerekirdi. Ama hoca mı söylüyor yoksa futbolcular mı böyle oynamak istiyor bilemiyorum. Netice olarak gerilim filmi kıvamındaki bir derbi futbol olarak kimseyi tatmin etmedi. Ne Beşiktaş ne de Fenerbahçe bu futbolla avrupa kupalasında bir sonraki turu görseler bile sonrasını görmeleri mümkün değil. 

 
Toplam blog
: 227
: 240
Kayıt tarihi
: 01.02.09
 
 

1972 Antalya doğumluyum. Elektronik Teknikeri olarak bir tekstil fabrikasında çalışıyorum. Evli v..