Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

30 Haziran '06

 
Kategori
Eğitim
 

Yüksek Öğretmen Okulları

Yüksek Öğretmen Okulları
 

Pınar, İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nun 1960’lı yıllarda çıkardığı bir kültür ve sanat dergisinin adı. Kapakta Yüksek Öğretmen Okulu’nun ablemi, altında da Çapa’daki Yüksek Öğretmen Okulu’nun mavi çinilerle bezeli binasının resmi var. Sadece kapağını gördüğüm bu dergi beni Anadolu’nun dağlarında, ovalarında, yaylalarındaki pınar başlarına götürdü. Anadolu insanı yaz sıcaklarında; ovada, bayırda gün boyu sıcak altında çalışırken avuçladığı pınar sularıyla serinler. Bir pınar başında çıkınını açar, kurduğu sofrasıyla doyurur karnını, günün yoğunluğunu bir pınar başındaki asırlık bir ağaç gölgesinde giderir.

Bahçeşehir Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Asım Saçlı’nın odasındayım. Oda kütüphane gibi düzenlenmiş. Çalışma masasının üstü, her yan kitaplarla dolu. Bir yüksek öğretmenli olan Ömer Asım Saçlı, yaşam öyküsüne pınar başında geçen bir olayla başlıyor. On iki yaşında öğretmen okuluna girmek için sorulan bir soruyu altmış iki yaşına dek belleğinde tutmuş. Anlattıklarını belleğimde kaldığı kadarıyla yazıyorum. Yol kenarındaki bir pınarın başında köylüler, çıkınlarını, heybelerini açmış öğle yemeklerini yemektedirler. İyi giyimli, genç Mustafa, köye yaklaşırken onların konuğu olur, çimenler üzerindeki sofraya davet edilir, sohbet uzar. Mustafa bu sıcakkanlı insanların çocuklarına güzel şeyler vereceğini düşünür. Soru şu dur: Mustafa köye niçin geldi? Bu sorunun yanıtını doğru bilenlerden birisi de Ömer Asım Saçlı’dır. Gaziantep’in ücra bir köy okulunun ilk mezunlarından birisidir. Öğretmen okulu sınavını kazanması ile yeni bir yaşamın adımları başlar. Altı yıllık İlköğretmen okulunun beşinci sınıfında Yüksek Öğretmen Okulu’na seçilir. Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’nu başarıyla bitirir. Yurtiçinde ve yurtdışında çeşitli üniversitelerde çalışır.

Bir pınar başındaki sohbet gibi bana aktarılan bu yaşam öyküsünde, yüzlerce yüksek öğretmenlinin ortak kaderi vardır. Köyden öğretmen olmak için çıkan bu köy çocukları, yüksek öğretmen okullarının onlara açtığı üniversitede okuma olanaklarıyla bilim basamaklarının sonuna dek çıkmayı başarmışlardır. Bunlardan birisi de Yüksek Öğretim Kurulu’na dek yükselmiş olan, Prof. Dr. İsa Eşme’dir. Kastamonu, Devrek’ ten yola çıkan Prof. Dr. İsa Eşme, kendisinin de ortak olduğu yüksek öğretmenlilerin yaşam serüvenini “Yüksek Öğretmen Okulları” adıyla hazırladığı bir kitapta toplamış.

Kuruluşu 1848 lere kadar uzanan Yüksek Öğretmen Okulu’nun özellikle 1959 yılında Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’nun açılışından itibaren öğrenci kaynağını İlköğretmen Okulları olarak belirlemesi modelini ve işleyişini Prof. Dr. İsa Eşme’nin kitabından aktaralım.

“ Yüksek öğretmen Okulları’nın öğrenci kaynağını oluşturan İlköğretmen Okullarına çok geniş bir evrenden, Türkiye’nin her tarafından ilkokul ve ortaokul mezunlarının katıldığı iki aşamalı bir sınav sisteminden geçmiş, zihinsel, duyusal ve psikomotor özellikleri bakımından gerçekten” seçilmiş” öğrenciler devam etmekte idi.

Altı yıllık ilköğretmen okullarında beşinci yılın sonunda, üç yıllık ilköğretmen okullarında da ikinci yılın sonunda okulun son sınıfına kadarki başarı birikimleri bir bütün olarak değerlendirilerek, en başarılı öğrenciler, “Öğretmenler Kurulu Kararı” ile Türkiye’deki üç yüksek öğretmen okulu olan: İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu, Anakara Yüksek Öğretmen Okulu ve İzmir Yüksek Öğretmen Okulu’na aday olarak önerilirlerdi.

Yüksek Öğretmen Okulu’nun hazırlık sınıfına kabul edilen öğrenciler, Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Sınıfı statüsünde bir öğretim yılı süresince ağırlıklı olarak, lise üçüncü sınıfın programının uygulandığı yoğun bir programdan geçirilirdi.

Hazırlık lisesi diploması almaya hak kazananlar, Türkiye çapında yüksek öğretime giriş için başvuran adayların tümünün katıldığı merkezi seçme sınavına katılır, aldıkları puanlar ve tercihleri esas alınarak, yüksek öğretim programlarına yerleştirilirdi. Bu uygulama sonucunda Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Sınıfını bitiren adayların büyük bir kısmı, hatta, bazı yıllarda tümü tercih listelerinde ilk sıraya koydukları yüksek öğretim programlarına girerlerdi.

Yüksek Öğretmen Okulu’nun öğretmenlerinden Selman Erdem’in deyişiyle; Karşımızda yetenekli, zeki, kavrayışlı,irdeleyen ve okuyan bir öğrenci topluluğu vardı. Hemen tümü birey- toplum çıkarlarında önceliği topluma vermeye hazır bir yapıdaydı. Yetenek ve başarıları övgüye değerdi. Bir değerlendirme toplantısında Ankara Fen Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Esat Egesoy şöyle demişti: Yüksek Öğretmen Okulu öğrencileri, Ankara Fen Fakültesi’nin eğitim düzeyini yükseltmekle kalmadılar, öğretim üyelerini daha çok sistemli çalışmaya da yönelttiler.

Yüksek Öğretmen Okulları, yalnızca liselere öğretmen yetiştiren kurumlar değil, fen ve edebiyat fakültelerinin öğretim üyesi ihtiyacını karşılayan gür bir kaynak da oldular. “ (1)

Bu gür pınarın suları birleşerek, dere olmuş, çay olmuş, ırmak olmuş, günümüz eğitim yapısı içinde, liselerin ve öğretmen okullarının yüzlerce öğretmeni bu kurumlardan yurdun çeşitli yörelerine dağılarak eğitimin hizmetinde başarıyla görevlerini yapmışlardır. Üniversitelerimizde rektör ve dekan aşamalarına dek ulaşmış yüzlerce eğitim, bilim insanı halen görev yapmaktadır. Yüksek öğretmen okulları ile üniversite kapıları onlara da açılan köy çocukları; bilim, eğitim ve kültür aşamalarının doruklarına dek kendi azimleri ile ulaşmayı başarmışlardır. Bakan, milletvekili ve yönetim kadrolarında yer alan yüksek öğretmenlilerin bir başka başarı alanları da iş dünyasıdır.

Eğitim iş kolunda özel okul, dershane ve üniversite kurucularının ve sahiplerinin çoğu yüksek öğretmenlidir. Bahçeşehir Ünivesitesi, Mef Okulları, Toprak Okulları, Bilfen Okulları, Özel Bem Lisesi, Uğur Koleji, BJK Koleji, Erol Altaca Okulları, Kızılay Dershanesi, Çağ Dershanesi, Final Dergisi Dershaneleri, İzmir Batı Dershaneleri, İzmir Sonuç Dershaneleri, İzmir Eğe Sistem Dershaneleri, İzmir Tudem Dershanesi ve Yayınları, Yöntem Dershaneleri, Mersin Test Teknik Dershaneleri, Dörtler Dershaneleri, Bilgi Dershanesi, Ekin dershanesi yurdun çeşitli il ve ilçelerindeki yüksek öğretmenlilerce kurulan eğitim kurumlarından sadece bazılarıdır.

Altmışlı yıllarda seçilemediğim için burukluk yaşadığım yüksek öğretmen okullarına yetmişli yıllarda, İzmir Yüksek Öğretmen Okulu’nun Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak kavuşmuştum. Öğretmenlik yaşamımın bir diliminde böyle bir kurumda çalışmanın gururunu zevkle taşıyorum. Yüksek Öğretmen Okulları’nın kapatılması öğretmen yetiştirmede büyük eksiklikler yaratmış, yetiştirdikleri; öğretmen, bilim, sanat, kültür ve iş adamlarıyla eğitimimizin övünç kaynağı olmuşlardır.


Hasan Barışcan

hbariscan@milliyet.com.tr


1- Yüksek Öğretmen Okulları- Prof. Dr. İsa Eşme- Bilgi Başarı Yayınları- İST.

 
Toplam blog
: 52
: 4210
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

1952 yılında Sivas- Asarcık Köyünde doğdum. Yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yaptım. Kabataş Er..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara