- Kategori
- Ekonomi - Finans
Yunanistan'ın Kriziyle birlikte, Türk Milleti'nin bir efsanesi de tarihe karıştı. Merak mı ettiniz?

Boyunlarına doladıkları zincirlerle eylem yapan Yunanlar
Bilindiği gibi Yunanistan’a, büyük çoğunluğu kendi emeklilik sisteminden aldığı, iç borçlarını sildirerek, ben bunları ödeyemiyorum dedirttiler. Yani Yunan hükümetini kendi halkına kazık atmak zorunda bıraktılar.
Kendi alacaklarının bir cent’ini bile silmeyen Avrupa Birliği ve İMF, böylece hem kendi alacaklarını garantiye almış oldu, hem de silinen borçlar karşılığı yeni kredi açılarak, Yunanistan tam bir dış borç bağımlısı haline getirildi.
Şimdi bir de kendi tarihimizi bir hatırlayalım. 1854 te Kırım savaşıyla dış borç almaya başlayan Osmanlı Devleti, faizleriyle katlanarak artan borçlarını ödeyemeyince, 2. Abdülhamit döneminde alacaklılarla anlaşılarak, 20 Aralık 1881 Muharrem Kararnamesi ile Düyunu Umumiye İdaresi kurulmuştu. Böylece ülkenin bütün ekonomisi ve maliyesi yabancıların kontrolüne giriyordu.
Yeni Türkiye Cumhuriyeti bu idareden çok çetin pazarlıklarla kurtulabildi. Osmanlı’nın borçları ise 1954 yılında tamamen kapatıldı. Yani alınmaya başlandıktan 100 yıl sonra.
Şimdi de gelelim şu bizim meşhur efsaneye. Bu dünyada başımıza ne geldiyse hep Türk ve Müslüman olduğumuzdan geldi değil mi? Düyunu Umumiye de sırf bu yüzdendir.
Peki, ya Yunanistan’ın başına gelenlere ne demeli? Hem Avrupa Medeniyeti’nin beşiği hem de Hıristiyan. Ama yine de gözünün yaşına bakmadılar değil mi?
Demek ki yaşadığımız Kapitalist Dünyada elin oğlu din, iman, millet filan tanımıyor.
Eğer ekonomin zayıf düşer ve dış borçlara bağımlı hale gelirsen, günün birinde bu borçları ödeyemez hale gelince de gırtlağına çöküveriyorlar. Ve de maliyenin de ekonominin de denetimi yabancıların eline geçiveriyor.
Kimse kimseye hayrına bir şey vermiyor. Dindaşın bile olsa.
AHMET ELDEN