Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Nisan '11

 
Kategori
Spor
 

Zalimin zulmü sevenin Allah'ı

Sadri Şener’in “Fenerbahçe’ye medya, bize de Allah yardım ediyor” açıklamasını başkanın ara ara sergilediği sivri çıkışlardan biri olarak değerlendirip geçmek de mümkün, onun üzerine sayfalarca konuşmak da.

Maalesef ülkemiz henüz bir futbol yarışından, hele hele bu seneki gibi kıran kırana olanından zevk alacak olgunluğa ulaşamadı. Ne zaman ki sezon sonu yaklaşır, medyadaki suni gündem amaçlı boşboğazlık bir tarafa, potadaki takımların yöneticileri de gerekli gereksiz açıklamalarını hiç esirgemez ekranlar veya gazete satırlarından. İşin ilginç ve üzücü yanı kulüp yöneticilerinin işlerin bu şekilde yürüdüğüne dair son derece saçma bir inanışa sahip olmaları ki bu durum bizatihi bu sağlıksız ortamın nedeni ve ortadan kalkmasının önündeki en büyük engel.

Trabzonspor ile Fenerbahçe arasında devam eden şampiyonluk yarışında kimin daha iyi futbol oynadığı tartışılır fakat tartışılmayacak bir şey var ki bordo mavililer olaya sarı lacivertlilere oranla çok daha duygusal yaklaşıyor.

Önce taraftarlar… Trabzonspor’un ateşli taraftarının takıma güç verdiği kesin ama aynı güruhun işler iyi gitmediğinde kontrolden çıkıp takımına zarar verebildiğini de göz ardı etmemek lazım. Nitekim Kayserispor maçında yaşananlar ve bordo mavililerin ligin ikinci yarısında Avni Aker’de, deplasmanlara kıyasla daha başarısız olduğu gerçeği bu düşünceyi destekler nitelikte.

Bordo mavili yönetim de zaman zaman yaptığı açıklamalarla aslında taraftarlardan farklı bir çizgide olmadığını gösteriyor. Özellikle Sadri Şener’in son açıklamaları bende şöyle bir izlenim uyandırdı: Trabzonspor yönetimi de, tıpkı taraftarların çoğunluğu gibi, verilen emeklerin sonunda şampiyonluğu rakiplerine oranla daha fazla hak ettiğini veya Fenerbahçe ile eşit şartlarda yarışmadıklarını düşünüyor. Aksi takdirde, abartı yapılmış dahi olsa olayı “zalimin zulmü ve sevenin Allah'ı" eksenine çekmek hiç de kolay bir iş değil.

İşte bu yüzden geçen hafta yine takımına üç puan kazandıran ve takımının başarısında en önemli isimlerden biri olan Burak’ın “her iki takım da şampiyonluğu hak ediyor” cümlesi son derece değerli. Çünkü bu cümle sadece Burak’ın fikirlerini yansıtmıyor aynı zamanda taraftarlara da bir düşünce yolu çiziyor ve onları da olaylara objektif bakma konusunda yönlendiriyor.

Velhasıl, tüm “büyük” takım yöneticileri geçmişte bu oyunu sahneledi ve yeri geldiğinde yine oynayacak fakat bugün konu, açıklama oradan geldiği için, Trabzonspor oldu. Resmin biraz dışına çıkmayı başarabilenler için iki takımın da bileğinin hakkıyla bu müthiş yarışta olduğunu görmek mümkün ancak içeridekiler için aynı şeyi söylemek son derece zor. Bu sene için dilenebilecek en iyi şey gereksiz açıklamaların şu ana kadar yapılanlar ile kalması ama umarım önümüzdeki yıllarda saha dışı mücadele de en az sahadaki kadar gerçekçi ve birbirine saygılı olur ve biz futbol takipçileri olarak biz de bu heyecan pınarlarından payımıza düşen zevki hakkıyla almayı başarabiliriz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 788
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1416
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster