- Kategori
- Felsefe
Zamana nazire

Ahmet İnam’ın “ZEVRAK-I ZAMANLA ZEVRAK-I DERÛNUMA BİR YOLCULUK” başlıklı yazısıyla edebiyat hamamının kurnalarının birinin altında yaptığı yolculuğa zamansız bir nazire: (adı geçen yazı, sayın İnam'ın ODTÜ web sayfasındaki online yazıları içerisinde kayıtlıdır).
*
“Gerçi gam-ı dil beyân olunmaz
Âteş gibidir nihân olunmaz” (Şeyh Galib)
*
Hamamdayım. Terledim. Bunalıyorum. Nefesim daralıyor. Kurnamda soğuk sular, yundukça, ağarır zamane gönlüm.
Ak gönüller, kararmaz dalınca zamanın zamanlarına. Doğa ışıktır her dem, zamansız sanılan zamanlara. Sevdanın gemisi, belaya toslamaz zamansız güllerin açtığı dağlarda.
Gül, zamansız açar mı? Yalancı bahar, hakikatçe oynarsa oyununu; gül gönüllerde harlar, harlanır.
Sonsuzluğa duyulan özlem, bitimli zamanlarda bitimsiz rüyalarla demlenir. Yanar gönüller, tutuşur sevdalar.
Sözler ayağa kalkar düşen zamana inat. Zaman geçer, söz kalır baki.
Söz, dildir. Söz güldür. Söz, gemidir. Taşır gönlün zamansız hülyalarını zamanlı deryalara.
Söz hamal değildir zamana. Kayıtlanan zamandır aslında sözün ağırlığında. Söz zamanı uçurur, zamansızlığa.
Zamansız sözler sühan olup düşmez Ehl-i dilin derununa. Lafzı tehî dolmaz bedr-i tam gönüllere.
Fütuhat vakti. Gönüllerde ölümün mahmurluğu. Ölüm mazlumdur, zaman zalim. Ölüm fetihtir. Ölüme mağlup Zaman. Zamanın fatihidir ölüm. Zamanın zulmü, dokunmaz mazlum gönüllere. Zaman bende-i ferman, ferman dinlemez gönüllerde.
Mihmansın dünyada ey gönül girizân olma kendinden. Kâşifi olmak istiyorsan belayı edebiyatın, söz odur; zamana ola darbı mesel.
Der Şinasi, çekmek için söze hitam:
“Feylosof ol kişidir kim nerede olsa heman
Uyar elbette zamânâ ana uymaz zaman.”
Vesselam.
Süleyman Dönmez
22.11.07