​ Zehirli bomba!!! / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Ağustos '07

 
Kategori
Felsefe
 

Zehirli bomba!!!

Yıl 1917. Suriye Cephesinde Cemal Paşa, Süveyş kanalına düzenlediği saldırıların ardından Filistin’e kadar çekilmiş, gelecek İngiliz saldırısını beklemektedir. Asker aylardır çöl sıcağı ve kumunda susuz bir perişanlık yaşamaktadır. Kumanya yoktur. Cephane kısıtlıdır. Anadolu evlatları uçsuz bucaksız çöllerde resmen harcanmaktadır. Topraklarını savundukları Araplar bile Türk askerlerine saldırmaktadırlar…

Filistin cephesindeki çatışmaların ardından gece yarısı, bir İngiliz askeri, Türk siperlerine yakın bir bölgede nöbet tutmaktadır. Türk siperlerinde bitkin halde dinlenmeye ve uyumaya çalışan iki Mehmetçik, bu yalnız nöbetçiyi görünce birbirlerine bakarlar… Onbaşı Hüseyin, sürünerek yaklaşır düşman siperlerine. Ateş etse ortalık tekrar cehenneme dönecektir. Kasaturası çölde kaybolmuştur. Ama Hüseyin kafasına koymuştur; indirecektir nöbetçiyi…

İngiliz nöbetçi arkasını döndüğü an, Hüseyin fırlar. Ensesine bir yumruk atar. Düşen nöbetçinin ağzına ayağından çıkardığı çorabını basar ve sürükleyerek Türk siperlerine çeker. İngiliz’in nöbet tuttuğu siperdeki kumanya, silah, su ve giyecekleri taşırlar…

İngiliz nöbetçi sabah, gözünü Türk cephe komutanının önünde açar. “Ne oldu oğlum sana? Hiç nöbetçi esir düşer mi?” diye sorar kumandan. Nöbetçi şöyle cevap verir:”Kumandanım, nöbette arkamı döndüğüm an enseme bir yumruk geldi, düştüm. Ama ben bununla bayılmadım. Askeriniz o an ağzıma zehirli bir şey tıktı, onun kokusuyla bayılmışım…” Hüseyin Çavuş! dahil bütün karargah gülme krizine girer…

Yüzünüzden gülümseme hiç eksik olmasın.

 
Toplam blog
: 14
: 523
Kayıt tarihi
: 25.08.07
 
 

"Düşünmek, var olmaktır. Ben de var olduğuna inanan ve düşünen, kendi çapında bir felsefeciyim, tari..