​ Zorla[ma] festival / Kent Yaşamı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Temmuz '09

 
Kategori
Kent Yaşamı
 

Zorla[ma] festival

Zorla[ma] festival
 

Sokak düğünü, curcuna festivali: Ayılana gazoz bayıla limon. Oynaya oyna geliyom diyoom!.....


Kent kültürünün kültür-kültür yozlaştırıldığı bir ortamda gözümüzün önüne gelen rezillikleri; "Yahu boş ver" Diyerek bir kenara atmaktan. Göz ardı etmekten ve müsamaha etmekten dolayı bizler de sorumluluğu paylaşıyoruz. Belki de binlerce maddeyi bulacak bir kepazelik destanının tam ortasındayız. Sözünü edeceğim konu, sokak ortasında, boş arsalarda, toz-toprak içerisinde garip müzikler eşliğinde tepişerek yapılan törenler. Bu törenlerin yapılma amaçlarını hepimiz biliyoruz: nikah, nişan yada sünnet.

Sorunun ekonomiye bağlanması çok kolay. Ama ekonomiyle açıklamak mazeret değil. Asıl nedeni: kültür. Çünkü Afrika’nın ilkel kabilelerinde yaşanan tamtam törenleri ile çok büyük benzerlikleri var. Tepişmenin etkisi ile kalkan toz ve tozun içerisinde olduğunu bile bile, hala pişmiş kelle gibi gülerek (bunun için bir amca: "sırtarmak" dedi!) mutlu-mesut eğlenen birisi için aklı ve bilinci yerinde diyemezsiniz. Ancak Vu Du ayininin mistisizmi yada kabile reisinin ikram ettiği keyif verici otların dumanı ile demlenmiş bir mutluluk hali olabilir.

Sadece sokak tozunu ve gün boyunca araç lastiklerinin aşınan tozlarını çekiyorlar... (Kelle olmak isteyenler sakın sokak tozu denemeyin!)

Nasıl bir anne-baba bu tepişen kalabalığa çocuğunu getirebilir? Ya daha da kötüsü: Bebeğini o toz toprak içerisinde emzirmeye çalışan 25 yaşlarındaki anneye ne demeli?: Cahil mi? Yoksa zır cahil mi? İkisi de değilmiş. O anne, düğün sahiplerinden biri. Yani çarşı ortasında sokakta düğün yapacak kadar eşraftan.

Hani Züğürt Ağanın Haraptar Köyünün meydanında o meşhur düğünü vardır ya. Babasına 14’lük kızı everiyordu. Kızı yaşındaki hatun(!) cici annesi oluyordu… Tören aynen öyle.

Dahası çarşı ortası, evlerle, apartmanlar ile dolu, şehrin en eski semti, iş ve insan trafiğinin tam orta noktası, iş merkezi. Evlerinde oturmuş hiçbir suçu olmayan binlerce sakin. Yani semt sakini denilen insanlar. Ama sakin değiller. Gıy gıy gıy. Düm bülü dis tak dübeley...

Düm düme dübü tek düs dü tü düt....
Evet düt düt düttürü...

İzin makamını(!)nın verdiği süreye göre muhtemelen saat 24:00'a kadar bu konseri isteseler de istemeseler de dinleyecekler.

Noo'lcak canım!
İnsanlar evleniyor! Olur o kada!
Olur tabi de 'Kepazelik festivali' şeklinde olmaz.
Yerel yönetimler el değmemiş, bakir bir festival konusu arıyordu...

Alın size festival.

(Bu arada ‘düğün salonları’nı da unutmadım. Bir sonraki yazıda onların da gözlerinden öpecem.)

Hep sevgi ile kalın.

Murat SEVGİ

 
Toplam blog
: 370
: 1092
Kayıt tarihi
: 10.07.08
 
 

1969 doğumlu. Tasarımcı, endüstriyel otomasyon sistemleri için yazılım geliştiriyor. Yüksek öğren..