- Kategori
- Gündelik Yaşam
Zulmet Tortuları

Sahi, nerede “ kutsal adalet” nerede dürüstlük, nerede? Neden doyuramıyor insan nefsini kadim metinlerin hiçbiri?..
Ortada üç-beş din taciri, birkaç lâfazan evirip çevirip süslüyor hadisleri ve bir ibadet vakti sonrası satıyor kutsal metinleri...
Cehaletin kılıcı parladıkça zavallı insanların karşısında, kamaşan gözler önünde yürütüyorlar “Allah ile aldatma” emellerini...
Sabret ey halkım!.. Bağlamışlar gözünü kendi gönül bağınla; bilincin o nedenle örtülü, kulakların o yüzden duymuyor karanlığın sesini...
Sabret biraz daha... Geri giden zaman bumerang gibidir; döner sahibini vurur, alır intikamını...
Sabret... Bıçak kemiğe dayandıkça, sen kanadıkça çözülecek bağların. Unutma... Her kör karanlıktan çıkış boğuşmayla kazanıldı umutla bekleyenlere can versin diye...
Sonunda, yeniden dirileceksin zulmetin tortularını düştükçe hayatından... Mutlaka, ama mutlaka kendi küllerinden doğacaksın bir daha...
Dayan ey halkım dayan!.. Bu senin son geri gidişindir; basiretsizlik alıp başına kös kös gidecek bu coğrafyadan sen uğursuz gaflet yardakçılarına kapadığında kulaklarını...
Dayan, az kaldı... Mundar uçurumlardan yuvarlana yuvarlana bulacaksın vadideki saf ırmağın kıyısını...
Dayan... Yıkanacaksın irfan deryasında, bilim ve sanat okyanusunda bir daha kirlenmemek üzere, tertemiz trançalar gibi...
Dayan ki sen aklandığında affedebilsin bugün doğan bebekler bizi, hepimizi...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.....................................................................................
* Yerli malı yurdun malı, her yurtsever kullanmalı...
* Kadın-erkek sayısı eşit ve "Dokunulabilir Meclis" istiyoruz!
.....................................................................................