Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '22

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
27
 

'ortak iyi'

‘ortak iyi’.. bu kavramı ilkin, birkaç ay önce ve sonradan ‘yandaş’ olarak kategorize edildiğini öğrendiğim, genç bir gazeteciden duymuştum. Bana, gayet, sihirli ve etkileyici gelmişti. Umutlanmıştım. Belki, olan-biten birçok şeyi görmezden gelen ya da hafife alan yanları da vardı. Ancak, sağını solunu kesip attığında, ortada duran ve ışık saçan bir kavramdı; ortak iyi.

 

Üniversiteyi bitirip iş hayatına adım attığım zamanların başında kısaca ‘girişimcilik semineri’ diyebileceğim bir eğitime davet edilmiştim.. hedeflerin, ideallerin, kariyer planlamalarının tam oturmadığı, daha kendimden bihaber olduğumu fark edemediğim bir dönemde, alt metni ‘farklısın(!)’ olan bu davet çok cezbediciydi. Koşarak gittim. Eğitmen, bir övgü, bir öğüt tadında hem ateşi harlıyor, hem de yapmamız gerekenleri, özenle, beynimize yerleştiriyordu. İlgiyi diri tutmak için, katılımı da sağlamayı hiç ihmal etmiyordu. Bir ara, belki başlarda, ideallerimizi sormuş; herkesten de bir cevap almıştı. Kendim dahil, hiç kimsenin ne dediğini hatırlamıyorum. Yalnız bir kişinin dediğini ise, hiç unutmadım. Adam çıktı ‘mutlu olmak istiyorum’ dedi. Yalın, samimi ve ışıklı.. mutlu olmak.

 

Şimdi, burada, ‘ortak iyi’ ya da mutluluk üzerine uzun uzun ahkâm kesecek değilim. Haddim de değil zaten. Umudum tükeniyor. Endişem, yerini, karamsarlığa bırakıyor. Meselâ, en son ne zaman ağız dolusu güldüğümü hatırlamıyorum. Nefret dilinin, zehirli bir sarmaşık gibi her yanı sardığını görüyorum. Bir babanın, ‘ben büyümek istemiyorum, büyünce kötü olmak gerekiyor’ diyen oğluna ‘büyüyeceksin ve kötü olacaksın; yoksa ayakta kalamazsın’ cevabını verdiği/vermek zorunda kaldığı bir dünyada, ümit kıvanç ve etyen mahçupyan gibi iki değerli düşünce adamının, bırakın bir yerlerde oturup çay/rakı içip laflamayı, selamı sabahı kestiği bir ülkede ‘Hayat Güzeldir’ filmindeki gibi çocuğuma mutluluk oyunları da oynayamıyorum.

 

Ortak iyi’deki ikna etme/olma hali ve sorumluluğu, fedakârlıktan kaçınmama iradesi gözden kayboldukça güçsüz, çaresiz ve mutsuzum. Her gün gözümü umuda açmaktan ver her gün, bir önceki günden daha karamsar yatmaktan yorgun düştüm. Biliyorum ki, yalnız değilim.

 

Hırs, öfke, kibir ve nefretin bu verimli arazinin en bereketli mahsulleri olmasını kabullenemiyorum. İstisnasız herkese ‘bu yapılan/söylenen/tepki ortak iyiye hizmet ediyor mu, bununla gerçekten mutlu olacak mısın 

[muhtemelen yarım kalmış]

5/12/2014

 

 

 

 

 

 

 

   

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 191
Kayıt tarihi
: 28.01.13
 
 

'olan biten her şey başka türlü olması mümkün olmadığı için öyle olmuştur'.. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster