Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ocak '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
631
 

"Umut" ile "umutsuzluk" arasında Araf'tan bir serzeniş!

"Umut" ile "umutsuzluk" arasında Araf'tan bir serzeniş!
 

Görsel kaynak: www.Sputnik Türkiye-


Her şey korku üzerine o denli kurulu ki artık,
Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi
Sevgi sözcüğünü kullanırken.
 
Her şey cehalet üzerine o denli kurulu ki,
Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi artık
Bilgi sözcüğünü kullanırken.
 
Her şey o denli söz üzerine kurulu ki,
Tahakkümcü sözler.
Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi artık
Yazmak için ellerimiz kaleme ilişirken
Kâh  sıkılı kâ h yumuşak.
 
Her şey baskı üzerine o denli kurulu ki artık,
Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi
Özgürlük sözcüğünü kullanırken.
 
 
Her şey o kadar değişerek soluklaşmakta ki,
Aydınlığı unutmak üzereyiz ve renkleri,
Kırmızının bizleri hayata, mavinin umuda
Ve yeşilin doğaya bağlayan renklerini.
 
Kırmızı artık sadece kanın,
mavi unutuşların,
Yeşil ise, dinselliğin uhrevi,
Doların arsız rengi sanki!
 
Her şey ölüm üzerine o denli kurulu ki artık,
Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi
Yaşam sözcüğünü kullanırken.
 
Velhasıl yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi artık
Yüce insanlığımıza.
 
Ve tam da yeni yıl düşleri
Süsleyecekken sırasıyla
Güzel ülkemin insanlarının zihinlerini
Isıtarak yüreklerini
Ve güzel kentlerimin,
Havasını, suyunu, toprağını
Patlayacak bombalarla, taranacak bedenlerle
düşecek olan yeni canlar mı diye
sürekli irkilmekteyiz, kendi kendimize. 
 
Başın sağ olsun yedi tepeli kentim, başın sağ olsun Türkiye'm.
Ne denli umutsuzca olsa da
Dileriz ki bu son olsun!
 
İ. Ersin KABAOĞLU,
3 Ocak 2017, Ankara
 
Evet sevgideğer blog dostları, Yine de sevgi, bilgi, yazmanın/okumanın erdemi, doğa/ hayvan sevgisi, yaşamın her koşuldaki erdemi adına umut içeren bir yıl olsun...
İçimizde hiç ölmeyen umut adına bu yıl da direnelim yüce insanlığımızla.... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ersin Bey,sevgi,özgürlük...sözcüklerini kullanırken bile kaygılanıyoruz;çünkü gün geçtikçe demokrasiden uzaklaşan,geleceğe umutla bakan bir toplum olmaktan uzaklaştık.Günümüzü çok iyi özetlemişsin sağ ol.Selam,sevgi ve saygılarımla.

Hüseyin Başdoğan 
 14.03.2017 17:59
Cevap :
Çok haklisiniz değerli üstat yazarım. Ünlü Alman siyaset bilimci ve düşünür Jurgen Habermas dünyayı sistem ve yaşam dünyası olarak ikiye ayırır. Birincisi, bürokrasi, siyaset, militarizm, devletler dahil her türlü kurumsal yapı ve sistemi içeren bir dünya! İkincisi gündelik hayatin, yüz yüze ilişkilerin, es, dost, is yaşamı vb. faaliyetlerimizin sürüp gittiği "yaşam dünyası"... Birincisinde etkileme ve katkı gücümüz-bir şeylere sırtını dayayarak alet olmadıkça- çok sinirli. Bu sınırlar bu yazının demir bir kafesi andıran iskeletini oluşturmakta. Yasam dünyasında etkileme ve kontrol gücümüz yüksek olsa da bu güç yaş aldıkça, zamanla azalmakta.... Etkin eylemsizlik baskısı bazen bir yazı olup ak sayfalara akmakta... Bu değerli katkınıza da içten teşekkürler, sevgi, saygı ve daimi esenlik dileklerimle...  16.03.2017 11:41
 

Yeni yılın üçüncü ayından da bir gün aldık bile, fakat hala "Yabancı gibi hissetmekteyiz kendimizi" aydınlanmaya, haklıya hakkını verip, haddini bilmeye, çocuklar ve kadınların yüzünü güldürmeye, yine de ARAF'tan umuda yaklaşmış olabilmek dileğimle emeğinize sağlık

Cemile Torun 
 01.03.2017 23:00
Cevap :
"Aydınlanma; insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmayış durumundan kurtulup, aklını kendisinin kullanmaya başlamasıdır('Sapare aude')" diyor Immanuel Kant... Bu duruma ulaşabilmek toplumlar için de söz konusu ve çok uzun mücadelelere , zorluklara ve zaman ihtiyaç duyuyor. O yüzden gözleminiz doğru, umudu koruyor olmanız da...Onur veren değerli katkınıza içten teşekkürler...   06.03.2017 11:52
 

Bu ülke üzüntümüzü ne kadar hak ediyor? Bu akıllanmayan millet ne zaman akıllanacak? Sizi okumayı özlüyoruz... Selamlar

ERIC VAN BUYTEN 
 15.02.2017 13:59
Cevap :
Bir toplumdaki bireyler- özellikle de kizlarimiz- cocukluklarindan itibaren egitilmedikce, sürekli baskı altında kaldıkça, gezip görmedikçe her fikrin, her siyasetin, her önyargının, her sistem ve kurumun tepe tepe kullandığı piyonlara dönüşüyor! O kadınların büyüttüğü çocuklar da öyle...O nedenle" bir toplumun gelişmişliği için öncelikle kız çocuklarına verdiği öneme, gösterdiği özene bakmalı"(sizin sözünüz) İcten teşekkür, saygı ve selamlarimla....  15.02.2017 16:05
 

Size ve tüm blogdaşlara selam olsun. Selam aydınlıktır....

Abdülkadir Güler 
 11.02.2017 18:01
Cevap :
Çok teşekkürler Sn.Güler...Evet, "Aydınlık"...Ne zamandır en çok ihtiyacımız olan şey tam da bu! Bil mukabil! İçten ve derin saygı ve selamlamlarimla  11.02.2017 19:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3203
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2343
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster