Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ocak '07

 
Kategori
Kedi Psikolojisi
Okunma Sayısı
3216
 

1 dişi 2 erkeği birbirine nasıl düşürür?

1 dişi 2 erkeği birbirine nasıl düşürür?
 

hep derler ya kadınlar olmasa erkeklerin dostlukları bozulmaz diye. Acaba öyle midir, ve gerçekten de kadınlar olmasa tüm dünyada kardeş kardeşi daha mı çok sever ve öldürmezdi ya da mülkiyet duygusu kadına sahip olmakla mı başladı? bilmiyorum ama ben kendi gözümle bir kadının iki erkeği birbirine nasıl düşürdüğünü gördüm ve de dişinin tehlikeli bir yaratık olduğuna inandım.

aslında bahsettiğim iki erkek kardeştiler ve doğduklarından beri birbirlerinden hiç ayrılmamışlar, beraber uyumuşlar beraber yemek yemişler ve beraber oynamışlardı. Birbirlerine o kadar bağlıydılar ki birbirlerinin kankası olduklarını ve ölene dek hiç ayrılmayacaklarını düşünüyorduk hepimiz.

Büyüdüklerinde, artık güç kazanmaya başladıklarında oyunları biraz daha sertleşiyor ve bazen bu sertlik birbirlerini yaralamaya kadar varabiliyordu ama yine de akşam oldu mu yattıkları yerde birbirlerine sokuluyor ve ying yang gibi kıvrılıp birlikte uyuyorlardı.

Sonra yaşadıkları yerden ayrılmaları gerekti. Bir köyde doğmuşlar ve bir yıllık hayatları o ağaç senin bu ağaç benim tırmanmakla ve uçsuz bucaksız çayırlarda kaybolmakla geçmişti. Oysa şimdi geldikleri yer bir apartman dairesiydi. Her ne kadar arka odasından dışarı çıkabiliyor da olsalar burası farklı ve yabancı bir yerdi.

Başlangıçta içlerinden biri, daha büyük olan, geldiği ortama alışamayıp belki de psikolojik nedenlerle hastalandı.

Diğeri, her zaman tüm kardeşlerine neredeyse analık yapmış ve onları yeri gelip de karnında uyutmuş olan Marduk ise her zamanki gibi ortama sessizce ve dirençle uyum sağlamıştı. Hastalanan ise çok alımlı siyah beyaz bir kediydi ve ona bizi güldürdüğü ve kendi kendine oyunlar icat ettiği için "çizgi film" adını takmıştık.

Çizgi film o evi hiç bir zaman sevmedi ve 17 km uzaklıktaki köye bir yüksek dağı aşıp 4 kez gitti. Dördünde de onu orada bırakmadım ve geri getirdim.

Çünkü ilk gittiğimde onun köye değil bize gittiğini, daha doğrusu köydeki evin yanında bizi aradığını görmüştüm. Bizi bekliyordu, çünkü evi bellediği yer orasıydı. Ama beni görünce de mutlu oluyordu, bunu çıkardığı mırıltılı konuşmalardan anlayabiliyordum.

Yine de onu orda bırakmadım zira ilk kedimin bana yadigarıydı. Köye dördüncü kez gittikten ve ben onu yine geri getirdikten sonra bir daha gitmedi, sanırım kabullendi ve bizim onu terketmeyeceğimizi ve o evi hep beraber bıraktığımızı anlamıştı.

Fakat her ikisi de gittikçe büyüyorlar ve yavaş yavaş mekanı kendilerine göre sahiplenmeye başlıyorlardı. Yine de birbirleriyle kavga ettiklerini hiç görmemiştim. Ta ki o küçük sevimli, oyuncu yavru dişi ortama gelinceye kadar.

Ne olduysa ondan sonra oldu. Ortamda o dişi varsa tekir olan Marduk her zamanki sakin ve vakur haliyle otururken, ortama gelen Çizgi film birden delirmiş gibi onun üstüne atlıyor ve alt alta üst üste yumak oluyorlardı.

bu kavganın sonunda her ikisinin de yoluk tüyleri havada uçuşuyordu.

Genellikle saldıran Çizgi filmdi ve bir keresinde Marduk'u bu kavgadan kurtarıp kucağıma aldığımda çizgi film hızını alamayıp benim de üstüme atlamıştı ve bunu yaptığına inanamıyordum onu durdurmak için tekmeler savurmak zorunda kalmıştım.

tüm bunlardan habersiz ortalıkta süzüm süzüm süzülen yavru dişi ki ona "Mızmız" diyorum çünkü sürekli herşeye mızmızlık ediyor- hiç bir şey olmamış gibi aramızdan geçiyor ve bir yandan kuyruğunu titretirken bir yandan da birbirine girmiş ve nefes nefese kalmış üçümüze doğru yan gözlerle kayıtsız bir bakış fırlatıyordu. Onun varlığı bile Çizgi Filmi çıldırtmaya yetiyordu.

O zaman bir dişinin ne denli büyük bir güç olduğunu ve ona sahip olmak isteyen bir erkeğin nasıl çocukluktan çıktığını, hatta bir yerlerde gizlediği vahşi karakteri nasıl ortaya çıkardığını daha iyi anladım.

ve Mızmız yüzünden Çizgi Film çocukluğunda annesinin yerine koyduğu ve karnını emmeye çalıştığı kardeşini artık görmüyor ve onu çok hırpalıyordu. Zavallı güzel tekirim Marduk'un yüzü artık yara bere içinde, kulakları kesiklerle doluydu. Tüm bu saldırıları gögüslemesinin tek nedeni doğuştan gelen suküneti ve barışçıllığıydı.

Hepsini yakından izlemiştim. Çizgi Film baskın olandı ya da mülkiyetçi olan ve aynı zamanda "benim artistim"di. Marduksa bizim uzun zaman dişi sandığımız anne yaradılışlı bir erkek kediydi. Ama şimdi onu korumaya almak bana düşüyordu.

İki kardeşin bir gün tekrar yanyana uyumalarını öyle isterdim ki. sanırım Mızmız ya da başka bir dişi yüzünden bu eninde sonunda tarih olacak güzel bir çocukluk hatırasıydı.

Bazen şu soruyu soruyorum da acaba dünyada ilk mülkiyet kavgası yiyecek yüzünden mi yoksa kadın yüzünden mi çıkmıştır?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

hiç düşünme cevabı zaten bilerek yazmışsın.. Sevgiyle kal çok güzel olmuş..

Dorian 
 06.03.2007 2:33
Cevap :
:) teşekkürler sevgili dorian.  07.03.2007 11:33
 

dişi ile erkegin vicdanı beyni aynıdır. birbirlrinden farkı yoktur. dişi olmasa dünyada olmazdı. mülkiyet vs. de bizlerde zaten olmazdık hiç birşey olmazdı. bilmem anlatabildimmi. herşeyi çözecek projede geliştiriyorum. hiç sıkıntı etmeyin iyi gelecek inşallah bizlerin destegi ile gelecek.saygılarımla. mehmet terzi

öncetürkiye 
 19.02.2007 15:49
Cevap :
çok haklısınız mehmet bey. dişi cinsin kıymetli oluşu onun sahiplenilmesine de neden oluyor ister istemez. selamlar.  19.02.2007 18:36
 

İster insan aleminde olsun, ister hayvanlar aleminde olsun iktidarın kaynağı güçtür.Güç'ü elinde bulundurmak isteyen her nevi canlı bunu ulu orta sergilemek isteyecektir.Hele etrafında dişi bir tür dolaşmakta ise, çatışma kaçınılmazdır. Hiçbir canlı zayıfın yanında yer almak istemeyecektir.Homeros'un destanlarında geçen Truva Savaşları Helen'in aşkı yüzünden çıkmamış mıdır? .Gerçi her türün erkek cinsi güç gösterisi için bahane aradığıda gözardı edilmemelidir. yine güzel bir yazı ve akademik yaklaşım ... kolay gelsin. mutlu kalın. saygılar.

Yahya İncik 
 07.01.2007 20:16
Cevap :
:) güç gösterisi için bahane aradığı doğru olabilir. ama bu kendini güçlü hisseden her canlıya gerekli bir bahanedir. güç varsa kullanılır öyle değil mi? teşekkürler yorum için.  09.01.2007 13:34
 

ben bu sorunuzun cevabını direk kadın yüzünden diye veriyorum çünkü bana her tuhaflığın altında kadının yani dişinin parmağı var gibi geliyor. bazen kendi kendime acaba hem cinslerime çok mu haksızlık ediyorum diye soruyorum ama. şöyle bir düşününce dünyayı aslında her zaman kadınların gizlice yönettiğini, savaşların altında onların olduğunu ya da canınımızı çok yakan pekçok sosyolojilk durumda.... yani bence kadınlar en fazla zararı veriyor insanoğluna ve en çok gene kadınlara... ayrıca yaptığınız tespitlerde çok yerinde ve doğru. insanlar içinde durum aynı... sevgiler..

özlem.demirçi 
 06.01.2007 22:08
Cevap :
sevgili özlem.dem teşekkürler getirdiğin yorum için. ben tüm kötülükleri kadına yükleyelim diye yazmadım aslında bu yazıyı. Kadın varoluşundan dolayı paylaşılma konusu ediliyorsa bunun suçunu ona yükleyemeyiz sanırım. selamlar.  07.01.2007 14:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2731
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster