Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Kasım '18

 
Kategori
Futurizm
Okunma Sayısı
124
 

2050 Senesinin Türkiye'si Nasıl Olacak, Fikri Olan Var mı?

2050 Senesinin Türkiye'si Nasıl Olacak, Fikri Olan Var mı?
 

Görsel internetten


Sene 2018 sonu. Şöyle bir düşünüyorum. Memleketin genel durumu nicedir diye… Aklıma gelenleri kendimce bir önem sırasına koyup sıralıyorum. Penceremden görünen manzara aşağı yukarı şöyle;

Gelir dağılımı eşitsizliğinde dünya liderliği.
Beşyüz milyar dolar dış borç.
50 milyar dolar yıllık ortalama dış açık.
Yüzde 25 enflasyon. Yüzde 50’ye varan faizler.
Milyonlarca işsiz.
5 Milyonu aşan mülteci.
Bilimi, tekniği, sanatı ihmal eden, laik niteliğinden uzaklaşmış bir eğitim yaşamı.
Tarımı, hayvancılığı, sanayi üretimi yerine ithalatı esas alan bir tüketim zihniyeti.
Pek çok yakınmaya konu bir hukuk sistemi.
Birini ezdikçe yenisinin peydahlandığı terör örgütleri belası.
Güneyimizde ABD’nin 60 bin mensubunu silahlandırdığı bir terör örgütü.
Onun hemen batısında Rusya’nın kontrolünde bir Suriye.
Kıbrıs’ın dört yanında dolaşan nükleer enerjili, uçak gemili donanmalar.
Yanı başımızdaki Arap coğrafyasında kaynayan cadı kazanları. İran’ın başına örülmekte olan çoraplar.
Toplumda gerilimlere yol açma potansiyeli taşıyan siyasi kamplaşmalar.
Bulunduğumuz toprakların da içinde olduğu coğrafyada ABD, Rusya, Çin, AB, gibi güçlerin büyük çatışmalara gebe itiş kakışları…

Özetle; birbirinden zorlu bin bir sorun, bela…   
Tüm bu sıkıntılarla mücadele içinde istikbale yürüyoruz.

16 yıllık bir siyasi istikrar söz konusu. Bunun 15 yılı parlamenter sistemle geçti. Şimdi “başkanlık” sistemiyle yönetiliyoruz.
Yönetim yetkisi ve gücü Cumhurbaşkanı sn. Erdoğan’ın yetkesinde.

Genel kanaat o ki, mevcut sistemin bugünden yarına seçimler yoluyla el değiştirmesi öyle pek mümkün görünmüyor. İç ve dış konjonktür de bu savı destekler nitelikte. Alternatif bir siyasi yapı yok. Muhalefet dirayetsiz ve belki göstermelik. Aksini düşünmemizi gerektirecek bir ciddi sebep gözükmüyor.

2018 sonundan bakınca kişisel penceremizden görünen manzara bu…

Bundan 30 yıl önce şu günlerimizi görüp, tahmin edip kayda geçirebilen var mı? Ben bilmiyorum.
Peki bundan bir 30 yıl sonra bizi nasıl bir tablo bekliyor acaba? Sözgelimi 2050 yılının Türkiye’si nasıl bir görünüm sergileyecek?

Düşünün ki, o tarihte sn. Cumhurbaşkanımız (kendilerine uzun ve sağlıklı bir yaşam dileriz) 95 yaşında olacaklar. Ve muhtemeldir ki artık yönetim yetkisini de devretmiş bulunacaklar.

Kendilerinin yerine nüfusu belki 100 milyon olmuş koca Ülkeyi huzur ve güven içinde yönetebilecek bir kurumlaşma sağlanmış olacak mı? Buna uygun kadrolar iş başına getirilmiş olabilecek mi?
Peki, o gün halen “başkanlık” sistemiyle mi yönetiliyor olacağız? Ya da nasıl bir sistemimiz olacak?  
Dışarıdan ve içeriden yüksel(til)en tehditleri aşmış, birliğimizi, bütünlüğümüzü korumuş olacak mıyız?
Etrafımızda nasıl bir komşular profili bulunacak acaba?
Ekonomide Dünya nereye varmış olabilir?
Robotlar çağı işsizliği, yoksulluğu artırmış mıdır ki?
Dünyanın yeni efendisi Çin olmuş olabilir mi?
Biz ne alemdeyiz? Tarımımızı, hayvancılığımızı geliştirmiş veya hepten yok etmiş olabilir miyiz?
Demokrasimiz, hukuk düzenimiz, eğitim yaşamımız ihtiyaçlarımıza cevap verebiliyor mudur?

Tüm bunları hesaba katarak geleceğimizi güvence altına alacak planlarımız var mı? Varsa, o planların başkalarının planları içinde yaşama şansı var mı? Yoksa eğer, böyle planlar yapılacak mı? bu planlara göre organize olacak mıyız?
Gelecek nesillerimiz bu belirsizlikleri aşma bilgisine ve becerisine sahip kılınabilecek mi?

Tüm bu hususlarda iyimser olabilir miyiz? Bu iyimserliğe yeterli geçerli güvencelerimiz var mı?

Yani dünya nereye gidiyor, biz o dünyanın neresinde olmayı planlıyoruz? Böyle bir kaygımız, öngörümüz var mı?

Günlük kısır tartışma ve çekişmeler içinde saçma sapan gündemlerin peşinde sürüklenip gidiyoruz da, çoluk çocuğumuza nasıl bir Türkiye bırakacağız, buna dair sözü olan var mı?

Merak ediyorum. 2050 senesinde nasıl bir Türkiye’yle karşılaşacağız?

Söyleyin de bilelim hadi!

Kenan IŞIK

Not: Bu blog okuyucu yorumlarına kapatılmıştır. Dileyenlerin görüşlerini müstakilen dile getirmelerinin uygun olacağı değerlendirilmiştir.

 

Yurdagül Alkan, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 430
Toplam yorum
: 631
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 1902
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster