Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Mart '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
515
 

500.000 Okur

Toplamda 500.000 okura ulaşmak üzereyim. 

 

Bunların 50.000’inin sabit olduğu kanısındayım. Okur başı 10 metin okumak kastedilmiyor, sürekli okur kastediliyor. 

 

10 senedir internette yazıyorum. Daha önceleri de, tek bir makalemin 10.000-20.000 arasında okunduğu gördüm. 

 

Sorun, bunun alçaklığında değil; Türkiye için çok ilgisiz br konuda yazdığım için, bunun yüksekliğinde. 

 

Beni okuyanlar, anladıkları içn değil, hissettikleri için okuyorlar. Yıllar önce elyazılarımı daktiloya çeken biri, yazılarımın onu korkuttuğunu söylemişti (kuramsal metinlerimdi). 

 

Devrim genelde nüfusun %o 1’i l yapılabilir. Paradigmatik / epistemolojik devrimler ise, milyonda bir oran ile yapılageliyor. 

 

Okurlarımın arasında, ne devrimi yapacak %o 1’e yetecek kadar, ne de epistemolojik devrimi yapacak milyonda bire yetecek kadar kişi var. 

 

Açıklayayım: 

 

Türkiye’de paradimatik dervim yapacak 70 kişi, 10’lu yaşlara 7 eşit dilim olarak dağılmış olsa gerek. Bunlardan 50 ve yukarısı yaşlı, 30 ve aşağısı genç kalıyor. 40-50 yaş arasndaki 7 kişi ise yazdıklarımı anlayacak, ondan önce de yazdıklarmla ilgilenecek konumda değil. Daha önce bu konuda birkaç kez deney tarafımdan yapıldı ve bu kanı doğrulandı. 

 

Sorun paradigmatik devrimin tek bir kişinn yaşamının tamamından çoğunu gereksinmesi. Bu tür kendini adamalara yönelik ideoloji, 3 libelarizm dalgasının para akıntıları arasında yitip gitti. 

 

Geriye ne kaldı? 

 

Yazarın yalnızlığı ve boşluğa çalışan klavyesi. 

 

Şikayetçi değilm, bu işe başladığımda böyle olacağını bliyordum. Yaşam ve tarih bana yalan söylemedi ve bu zulme gönüllü katlandım. 

 

Sonuç?: 

 

Kayıt, kanıt, tanık var. 

 

Yeter de artar bile... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

(diğer bazı koşullara da bağlı olarak) birden devrim olur..(fiili gerçekleşme olarak) yine bir patlama/flash halinde yani aniden. Ya da yine en kötü ihtimalle o olumluluk sürecinin tavan yaptığı noktada artık “mutlaka” gerçekleşir. Mesela aynen “Düzensizlikten düzen doğar” veya “gecenin en karanlık anı şafak sökmeden hemen öncedir” hükmüne paralel olarak işler.Zihinlerde olur yani ilk önce devrim ve bir kişi veya birkaç kişi kendinde bu devrimi kendisi kişisel olarak gerçekleştirmiş ise, o kişi veya kişiler her konuda, her şey için, her an devrim yapar bir potansiyele ve güce de erişmiş olur.Bilmem anlatabildim mi, zira şu daracık alanda pek çok ayrıntıyı atlayıp kısaltarak ancak bu kadarını anlatabildim, ben böyle düşünüyorum, size göre yanlış mı? Yani iyimserim ben bu konuda. Aslında yazınızın akışı karamsar ama,bence siz de en son cümlenizde “kayıt, ka… var, … artar bile” dediğinize göre, bence siz de iyimsersiniz aslında ve devrim bence gerçekleşiyor bile..bu da yanlış mı?

Filiz Alev 
 26.03.2011 5:55
Cevap :
Devrim gerçekleşiyor ama erken gerçekleşiyor, o nedenle başarısız olma şansı yüksek. (Bu Rus veya Çin Devrimi olası başarısızlıklarından farklı nedenlerle öyle ama onlar ayrı yazıların konusu.) Devrimin istatiksel gerçekleşme zaman serileri vardır: Öyle olmasaydı, 1848 Avrupa devrimleri dizisi olamazdı. Bu gelecek devrim, 1929 krizi gibi, kapitalizmin iç açmazlarından üretilen br karşı ama hakiki devrim olacak. Kapitalizmin devrim yangınına zamansız fazladan gaz dökmesi, yangının yayılmasını değil, kendini yiyip bitirmesini yaratır. Gidişat da öyle zaten. Ancak, bundan böyle 2029-2068 devrimi muhakkak olacak ama hepimiz kaybedeceğiz, devrimciler de, çünkü dünya bitti. Sistem orta çağa çökmekte. Rönesanslar ve engizisyonlar birden çok sayıda ve kimi eşlenik, kimi birbirinin ardışığı, kim birbirinin karşıtı olmuşlardır. Bu devrimin karşı tezi yok ya da kendisi o. Böyle bir kendilik totolojik devrim anlayışı yaratır, devrimi ümmi halkın gözünde haksız kılar, Kemalizm inkılapları gibi.  26.03.2011 19:42
 

yapmışlardır.Keza Atatürk’ün yaptığını da reformun çok daha üstünde yine paradigmal devrim olarak nitelemek gerekir. Aynı şekilde rönesans devri de esasen yine öyle bir devrim sürecidir. Dolayısıyla,sizin yazınızdaki gibi, gösterge ve çıkış noktası ve buna bağlı olarak bir devrimin olabilip olamayacağına dair sonuç -hüküm itibariyle, eğer bu tür devrimler insan ömrü veya insan yaşı veya dağılımı, hatta sayısal çokluğu ile bağlantılı olsaydı, bu devrimler ve devrimcilerin de tarih boyunca hiç yapılamamış, çıkamamış olmaları gerekirdi.. Oysa olmuş ve vardırlar.O yüzden ben bu tür devrimlerin bağlı olduğu ana kriterin “birikim”olduğunu düşünüyorum ve bir “süreç” ile ilintilidir bence kesinlikle. Şöyle ki, olumsuzluğun artarak yoğunlaşıp nihayetinde bir patlama ile dip noktaya erişilir,ve en kötü ihtimalle o dip noktadan sonra olumluluğa doğru bir geçiş olur ve o tür devrimler flash fiiliyat olarak değil ama başlangıç noktsı olarak tam da o noktada başlar ve gerçekleşme yoluna girer zaten.

Filiz Alev 
 26.03.2011 5:38
Cevap :
lenin Paris Komünü'nün dayanma gün sayısını bir gün geçince, karların üstünde takla atmıştı. Yani, o devrimin gerçekleşebileceğine o bile inanmıyordu. Bizim 'Çanakkale geçilmez'lik 250.000 niyazimiz olmasaydı, öyle de olacaktı.  26.03.2011 19:34
 

sizin yazılarınız sadece MB de değil, bir çok başka site ve blog sayfalarında da yayınlanıyor. Dolayısıyla, bu rakamın çok daha yüksek olma ihtimali yüksektir;) Asıl konuya gelecek olursak da: şu an uyukluyorum, onun için yazınızda önemli bir ayrıntıyı kaçırmadıysam eğer, yazınızdaki “devrim” kavramını iyilikçi, insanı ve insanlığı yada ülkeyi, toplumu daha iyiye ulaştıran anlamında alırım ben; sizin de bu anlamda kullandğınızı varsayarak, ulaştığınız sonuç itibariyle, bunun matematiksel ve istatiksel bir düzlemde ve seyirde ele alınamayacağını düşünüyorum eriştiğim epistemoloji düzeyim itibariyle. O zaman şu seçenek kalıyor geriye, acaba paradigma ile epistemoloji kavramlarından sizin anladığınız ile benim anladığım mı farklı? Çünkü antik çağdan bu yana hemen hemen her bir filozof epistemolojik bir devrim yapmıştır.. keza bir çok bilim adamının yeni keşifleri ki, Newton gibi, Archimed gibi, Einstein gibi, günümüzde de Stephen Hawking gibi pek çok insan (dvm edeck)

Filiz Alev 
 26.03.2011 5:19
Cevap :
Devrim tüm insanlara iyilik yapmaz; örneğin burjuvaziye ve aristokrasiye. Devrimler, ahlaki olgular değil, tarihsel ve toplumbilimsel değişimlerdir; o nedenle de, iyilik yapacağı bazı insanlara da kötülük edebilir, etmiştir de; liderlerine ve entellektüellere başta olmak üzere. Paradigmatik devrimi, ben diğerlerinden biraz daha farklı alıyorum: Benim için 2 paradigmatik devrim var: Neolitik devrim ve sanayileşme devrimi. Her düşünür 1 paradigmatik devrim yapabilseydi, dünya bugünkü denli rezil olmazdı. Asıl önemlisi, şu sıralar 'tekillik devrimi' denilen bir olgu yaklaşıyor; bu öyle büyük bir paradigmatik devrim ki ne gelebileceğini şimdiki paradigma dilimizle dile getiremiyoruz bile. Dolayısıyla, büyük söylemlerin bittiği sahte söylemi bu fiili paradigmayla değilleniyor.  26.03.2011 19:33
 

Sanıyorum yazmış olduğunuz blog sayısı ile ortalama okunma sayınızı çarparak 500.000 sayısını buldunuz. Bu sayı sizin bloglarınızın kaç kere okunduğunu anlatır. Okur sayısını ifade etmez. Okur sayısı raporlarım kısmında kadın erkek toplamı kadardır. Örneğin bu 25.000 ise 25000 kişi bloglarınızı 500.000 defa okumuş demektir. Bu yanlışlığı düzeltmek istedim. Saygılar, selamlar.....

Erol Özışık 
 25.03.2011 14:01
Cevap :
Eksiğiniz var: O istatistikler Milliyet üyesi olan okurları gösterir, tüm okurları değil. Milliyet'in internet günlük okur sayısı 2 milyonun üzerinde ve bir okurun bloga uğrama ortalaması 2 haftada bir ama kayıtlı okur sayısı en son 50.000 civarındaydı. Benim metinlerim zor okunur metinler olduğu ve farklı konularda dolandığı için, farklı okur sayımı 50.000 olarak tahmin ettiğimi yazımda belirttim.  25.03.2011 18:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 501
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster