Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Faili meçhullerin kanı üzerinde daha fazla yürünmüyormuş, değil mi?

zalimin zulmünü gören görmezden gelen elbette suça ortaktır. elbette suçludur. bunun unutulacağını ve geçmişe bir sünger çekip yeniden her şeye başlanabileceğini sanan da yanılgı içindedir. asli faillerle birlikte sessiz kalan sinik olağan günlük yaşantısını sürdüren hatta politika ortamında hala itibar gören bu suç ortakları var oldukça adalet duygusu incinmeye devam edecektir. adalete hizmet etmeyen bir hukuku da ben ne yapayım. beran hanım bu cesur ve vicdanlara seslenen yazınız için teşekkür ederim. iyi ki varsınız ve yazıyorsunuz . sevgiler.

08 Ekim 2010 00:58
Türkiye'de sosyalistlerin çıkmaz sokağı; eski rejime tutunmak

anayasa referandumu bir ayraç görevi üstlendi "sol" için. tuhaf belki ama bence 12 eylül karanlığının gözlerden sakladığı dogmatiklik açık seçik ortaya çıktı. yetemz ama evet diyenler arasında politik örgüt olarak sol kesimden EDP ve DSİP yer aldı. asıl kırılma bence solda yaşandı. kireç tutmuş kılcal damarlara kan yürüyor bu kırılma ile. zaten uzun yıllardır süren ama bu denli açık seçik sürdürülemeyen tartışma hatta kopma referandumla yaşandı. kanımca sürecek. aslolan değişim elbette. durumu özenle analiz ettiğiniz yazınız önemli. dsip ve kısmen de edp çok daha geniş bir perspektifle bakarak toplumsal değişimi tek bir temel çelişkiye indirgemeden bakan yapılar. doğa ve hayvan korumacılığından tutun da homofobik yaklaşımlara karşı mücadele dahil gündemde . önemseniyor. çok ironik olaylar yaşandı. hala da yaşanıyor. aslında bütün kutsallar tehdit altında bir bakıma ... (!) değerli arkadaşım, sürece dair değerlendirmelerinizin devam edeceğini umuyorum ve bekliyorum .teşekkürler

06 Ekim 2010 02:00
Üçüncü dünya ülkesi solculuğunun sonu

çok güzel ve yalın bir anlatımla, objektif - nesnel temellere de değinerek bilgi güncellemesi yapmışsınız. değişmeyen tek gerçeğin değişim olduğu algısının anımsanmasına katkısı olması dileği ile elinize sağlık deyip teşekkür ediyorum.. selamlar

08 Şubat 2010 03:00
Tecavüze uğrayan sokak köpeği açlık grevinde!

Meral Hanım mimar. kişisel çabası ve özverisi ile kurulmasını sağladı barınağın..Yedikule Barınağı FAtih Belediyesinin ama yöneticisi Meral Hanım. Ve çalışanlar da hayvanlara sevgi duyan insanlar. Başta Meral Hanım olmak üzere hepsinin emeklerine ellerine sağlık.. Ama insanlardaki genel anlamda sevgisizlik ve acımasızlık duyguları azaltılmadıkça başka canlıların yaşama alanı her gün daha da kısıtlanıyor. zulüm ve işkence ve tecavüz.. o güzelim hayvanın başına geleni duymamız duyarlı insanların sayesinde. ve değerli dostum sizin de bu duyarlılıkla konuyu buraya taşımanız çok önemli bir katkı.. ne yazık ki bu konular çoğunluğun ilgisini çekmiyor...yıllarca bastırdığımız görmezden geldiğimiz eksiklerimiz ve sorunlarımızla yüzleşmemiz asıl açılım belki de... görmezden gelmekle bir yere varamadık..ve bu tür tecavüzler toplumumuzda eskiden beri yaygın ne yazık ki...yazınız için teşekkür ederim . selamlar

07 Şubat 2010 20:43
Bir kraliçe çiçek... / narçiçeği... / Anısına saygıyla

az önce okudum haberi blog ana sayfasında.. hani derler ya elim ayağım buz kesti.. çok üzgünüm. hasta olduğuna dair bazı şeyler duymuştum ama ölüm uzak dursun istiyor insan..sizin o anlamlı sözcüklerinizle dile getirdiğiniz vedaya ben de sevgi ve saygımı, ailesine ve sevdiklerine başsağlığı ve sabır dileklerimi eklemek istiyorum.. çok çok üzgünüm.

26 Ocak 2010 20:50
Yüzünü görmediğim dosta nasıl veda edeyim?

şu anda gördüm. milliyet blog ana sayfada o kısacık cümleyi. çok ama çok üzgünüm. hasta olduğunu duymuştum ama ....çok üzgünüm ...ailesine sevdiklerine başsağlığı dilemek isterim.. bilmiyorum, ilk sizin yazınızı gördüm ve sizin aracılığınızla sabır ve başsağlığı dileklerimi iletmek isterim..

26 Ocak 2010 20:45
Medvedev`den Kuzey Kafkasya açılımı

ayrıca yakın zamanda Duma'ya bir tasarı sunuldu ve büyük ölçüde sempati topladı. bu tasarıya göre özerk devletler lağvedilmeli ve doğrudan kafkasyaya bağlanmalı...bunu ilk olarak ta bu yeni kurulan kuzey kafkasya federasyonu için düşünüyorlar. zira bu ülkelerin hepsinde isyanlar direniş var. EVET. İNSANLAR AÇ, YOKSU VE BÜYÜK BASKI ALTINDA.15 gün içinde apoletsiz askerlerce kaçrılan yedi insan, yakılan 2 iş yeri var...Devlet eliyle terör. Siviller güzel kadınlar askerlerin ilk hedefi ne yazık ki :( Hloponin ve Medvedev istikrarı özel timler ve yeni askeri tabularla mı sağlayacak? HAYIR. İlk yapılması gereken şey özelleştirmeyi durdurmak ve halkın özgürlüğüne, varoluş haklarına saygı duyarak sivillere karşı suç işlemekten vazgeçmektir. İlginize konuyu bloga taşımanıza teşekkür ederim. selamlar

24 Ocak 2010 18:07
Medvedev`den Kuzey Kafkasya açılımı

yazınızı ilgi ile okudum. ancak çok önemsediğim ve yakından izlemeye çalıştığım bu gelişmelere dair yazınızda yer verilmeyen bazı noktaları belirtmek isterim . Kuzey Kafkasyada yıllardır süregelen yolsuzlukların en önemli ismi Kadirovdur. Kadirov Gazpromun ortaklarındandır. Bunlar çeşitli yerlerde yazıldı. Aynı şekilde yeni federasyon içindeki Kabardey Balkar ve Karaçay Çerkesskte yapılan özelleştirmeler , fakir halkı göz ardı etme tutumları, anayasadaki yolsuzluğa zemin hazırlayan açıklar bir anlamda Rusya' nın yol açtığı şeylerdir. Zira tıpkı Hloponin gibi Kanokov, Kadirov ve diğerleri de Rusya tarafından sanal seçimlerle başa getirilmiş kişilerdir. İstikrarsızlık evet var. Bunun nedeni 92 den bu yana süregelen baskılar. Kafkasyayı asla Kafkasyalı olmayan biri yönetemez. Buna bütün diaspora karşı. Ürdünden İsraile... Adiğeyin federasyon dışında kalması ise daha da vahimdir ve Kafkasya' nın ikinci kez bölünmesi anlamına gelmektedir. dvm.

24 Ocak 2010 18:03
Hayvan deneyleri

önemli yazınızı başka bir bağlantı nedeni ile fark ettim. iç acıtan can yakan bir konuyu sorumlu ve duyarlı bir yaklaşımla objektif olarak ele almışsınız. akıcı anlatımınızla bilimsel verileri okunabilir kılmışsınız. yaşam hakkını sonuna kadar savunan biri olarak size teşekkürlerimi iletmek isterim. 3R yaklaşımını yazınızdan öğrendim. yazınızı önermek istiyorum. ayrıca facebook da hayvansever gazetesi tarafından paylaşıldı zaten. güzel ve duyarlı yazılarınızın devamını dilerim. sevgilerimle.

14 Ocak 2010 17:47
Ben bir çingeneyim

güzel yazınız için teşekkür ederim. selendi' de yaşananlar çok önemli ve açık seçik ırkçılık.. provokasyon vb sadece tetikleyici olabilir. başka yerlerde kürtler, edirne ' de solcu öğrenciler, selendi' de romanlar.... ama karşı taraf hep aynı. gürbüz delikanlılar.. adaleti hakkı hukuku kendileri sağlamak üzere görevli ... oysa nedeni ne olursa olsun bir tek kişinin bile adaletin verdiği bir hukuki ceza yoksa, seyahat , oturma ve çalışma özgürlüğü kısıtlandığı anda orada artık hukuk devletiğnden nasıl söz edilir. duygulu ve anlamlı yazınızı önermek istiyorum. selamlar

12 Ocak 2010 00:23
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 397
Toplam mesaj
: 55
Ort. okunma sayısı
: 3321
Kayıt tarihi
: 25.12.08
 
 

İnşaat mühendisiyim. İTÜ mezunuyum.   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster